
“Bugün Orta Doğu’nun yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Irak ve Türkiye, geleneksel işbirliği sınırlarını aşıp gerçek bir entegrasyon vizyonunda buluştukları takdirde bölgenin en ilham verici sayfalarından birini yazacak kapasiteye sahip.”
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türkiye ziyareti öncesinde Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik önemini ve bölge için taşıdığı değeri AA Analiz için kaleme aldı.
Irak ve Türkiye ilişkileri uzun yıllardır güvenlik, su, ticaret ve sınır geçişleri gibi hassasiyetle yönetilmesi gereken meseleler ekseninde ele alındı. Bugün ise bölgemiz, geleceğe çok daha büyük bir vizyonla bakmamızı gerektiren farklı bir fırsatın eşiğinde bulunuyor. Geldiğimiz noktada asıl mesele ortak sınamalarımızı nasıl idare edeceğimiz değil, bu zorlukları her iki halk için de refah üreten fırsatlara nasıl dönüştürebileceğimizdir.
Bugün Ankara’ya gelirken yola çıktığım Irak, bölgenin daha birkaç yıl öncesine kadar bildiği o eski Irak değil. Ülke artık istikrar, reform ve kalkınma rotasına girmiş durumda. Ulusal önceliklerini güçlü bir ekonomi ve etkin bir devlet yapısı inşa etme hedefi etrafında tamamen yeniden şekillendirdi. Bununla da kalmayıp, bölgesel işbirliğini salt siyasi bir tercih olmaktan çıkararak sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştiren dengeli bir dış politika vizyonu ortaya koydu.
Gelişmiş sanayi kapasitesi, stratejik konumu ile altyapı, enerji ve ulaştırma alanlarındaki engin tecrübesiyle aynı şeyleri Türkiye için de söylemek mümkün. İki ülkenin ortak potansiyeline baktığımızda ise aradaki sınırdan çok daha fazlasını, bölgenin en önemli ekonomik ortaklıklarından birinin temellerini görüyoruz.
Küresel ticaret ve tedarik zincirlerinin haritası yeniden çizilirken, ekonomik koridorlar uluslararası rekabetin belirleyici unsuru haline geldi. Şekillenen bu yeni düzende Irak ve Türkiye, Körfez’i, Asya’yı ve Avrupa’yı birbirine bağlayan hayati bir köprü vazifesi üstlenerek, coğrafi konumlarını ekonomik değere dönüştürebilecek tarihi bir fırsatı elinde bulunduruyor.
Kalkınma Yolu Projesi’nin stratejik önemi tam da bu denklemde ortaya çıkıyor. Biz bu adımı salt bir Irak projesi olarak değil, Orta Doğu genelindeki ekonomik bağları yeniden tanımlama potansiyeli taşıyan bölgesel bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Proje, yük taşımacılığındaki süreyi kısaltmanın çok ötesine geçerek, yeni şehirler, sanayi bölgeleri, devasa yatırım fırsatları ve binlerce kişilik istihdam yaratacak. Bir yandan da bölge limanlarını küresel pazarlara entegre eden yeni bir ekonomik atardamar vazifesi görecek.
Güvenlik ve istikrarın tesis edilmediği bir ortamda hiçbir stratejik ortaklığın kök salması mümkün değildir. Irak, her iki ülkenin güvenliğinin ancak egemenlik haklarına karşılıklı saygı ile terör ve organize suçlara karşı sergilenecek ortak irade zemininde şekillenen yakın bir işbirliğiyle sağlanabileceğine inanmaktadır. Zira kalkınma, yalnızca güvenliğin hüküm sürdüğü bir iklimde yeşerebilir.
Su meselesi artık salt teknik bir detay olmanın çok ötesine geçerek milyonlarca insanın geleceğini şekillendirecek stratejik bir kalkınma zorunluluğu halini almıştır. Dolayısıyla, halklarımızın su ve gıda güvenliğini teminat altına almak adına karşılıklı çıkarları merkeze alan, bilimsel işbirliğinden güç alan ve modern teknolojilere yatırımı önceleyen ortak bir irade ortaya koymayı hedefliyoruz.
Bugün Orta Doğu’nun yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Irak ve Türkiye, geleneksel işbirliği sınırlarını aşıp gerçek bir entegrasyon vizyonunda buluştukları takdirde bölgenin en ilham verici sayfalarından birini yazacak kapasiteye sahip. Yapılacak her ortak yatırım, kurulacak her yeni fabrika, inşa edilecek her ulaştırma ağı ve hayata geçirilecek her enerji projesi salt ikili ilişkileri güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda tüm bölgenin istikrarına yapılmış köklü bir yatırım anlamına gelecektir.
Kalıcı istikrarın çatışmalar zemini yerine ortak projeler etrafında tesis edildiğine inanıyoruz. Sağlam bir yapı, komşuların birbiriyle rekabet etmesiyle değil, aralarındaki güçlü entegrasyonla perçinlenir. Bu modeli inşa etmekte göstereceğimiz her başarı, hepimizi daha istikrarlı, çok daha müreffeh ve geleceğe eksiksiz hazırlanmış bir Orta Doğu idealine bir adım daha yaklaştıracaktır.
AA
Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri28 Temmuz 202613:24 Temmuzda 504 bin 638 hak sahibine doğal gaz ödemesi yapıldı28 Temmuz 202613:06 Rekor üretim 13 bin MW’lık enerji deposunu yeniden gündeme taşıdı28 Temmuz 202612:21 Avrupa’da doğal gazın megavatsaati 58,70 avrodan işlem görüyor28 Temmuz 202610:32 KGK işletmelerin sera gazı emisyonlarının açıklanmasındaki bazı kriterlerde değişikliğe gitti28 Temmuz 202610:21