
PwC Almanya şirketinin Alternatif Kaynaklar ve Hidrojen Bölümünün Küresel Lideri Prof. Dr. Jürgen Peterseim, Türkiye’nin yeşil hidrojen üretimi için gerekli 12,1 gigavat elektrölizör kapasitesinin 9,1 milyar dolar yatırıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Peterseim, WindEnergy Hamburg Konferans ve Fuarı’nda, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) organizasyonuyla düzenlenen “Green Hydrogen Business Models” (Yeşil Hidrojen İş Modelleri) başlıklı sunumda küresel […]
PwC Almanya şirketinin Alternatif Kaynaklar ve Hidrojen Bölümünün Küresel Lideri Prof. Dr. Jürgen Peterseim, Türkiye’nin yeşil hidrojen üretimi için gerekli 12,1 gigavat elektrölizör kapasitesinin 9,1 milyar dolar yatırıma ihtiyacı olduğunu söyledi.
Peterseim, WindEnergy Hamburg Konferans ve Fuarı’nda, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) organizasyonuyla düzenlenen “Green Hydrogen Business Models” (Yeşil Hidrojen İş Modelleri) başlıklı sunumda küresel ısınmanın azaltılması ve 1,5 derecelik hedef için karbonsuzlaştırma çalışmalarının küresel ölçekte beş kat artması gerektiğini ifade etti.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve endüstrisini karbonsuzlaştırmak isteyen 20 ülkenin ulusal hidrojen stratejisi oluşturduğuna işaret eden Peterseim, mevcut durumda üretilen hidrojenin büyük bir kısmının hala fosil kaynaklardan üretildiğini, hidrojenin stratejik anlamda nerede ve nasıl kullanıldığının bu dönemde önem kazandığını anlattı.

Peterseim, hidrojen teknolojisinin hala yüksek maliyetli olduğunu ve maliyeti azaltmaya yönelik çalışmaların hızlanması gerektiğini vurgulayarak, “Örneğin yeşil hidrojen üretimi ülkelerin yenilenebilir altyapıları ve kapasitesine bağlı durumda. Bu kaynaklardan üretilen elektrik kullanılarak yeşil hidrojen üretimi gerçekleştirilebiliyor. Hidrojenin büyük miktarı ise hala doğal gaz ve kömür gibi kaynaklardan üretiliyor ve düşük karbon hedeflerini karşılayamıyor. Hedefleri karşılamada kilit rol üstelenebilecek olan hidrojene yatırım artmalı. Hükümetlerin ve hidrojeni enerji sistemine dahil etmek isteyen devletlerin elektroliz maliyetlerinin düşmesine yönelik daha ciddi ve büyük kapsamlı destek programları geliştirmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Türkiye’nin 2027’ye kadar yenilenebilir enerji altyapısını geliştirmek ve ülkedeki toplam elektrik üretimindeki yenilenebilir enerji payını yüzde 76’ya çıkarma planı olduğunu anımsatan Peterseim, şöyle devam etti:
“Bu olağanüstü bir plan. Bunun yanında, Türkiye hidrojenin farklı çeşitlerinin üretilmesi noktasında avantajlı bir konumda bulunuyor. Ayrıca ülkede Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan boru hatları da mevcut. Türkiye’de hidrojen kullanılabilecek demir ve çelik üretimi için olağanüstü erişilebilirlikte 32 tesis bulunuyor. Türkiye’nin yerel hidrojen üretimi yapması ve Avrupa başta olmak üzere diğer ülkelere ihraç etmesi mümkün. Ayrıca sahip olduğu zengin boru hatları ile sıvı hidrojen taşınması ya da büyük miktarlarda son ürün olan amonyak elde edilmesi olası. Ayrıca, yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde Türkiye’nin yeşil hidrojen üretiminde gerekli 12,1 gigavat elektrölizör kapasitesi için 9,1 milyar dolar yatırıma ihtiyacı var.”
AA
Lisanssız elektrik üretim tesislerinde 10 yıllık YEKDEM sonrası ihtiyaç fazlası enerji fiyatı belirlendi13 Haziran 202614:22 Yer altı maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin kararda değişikliğe gidildi13 Haziran 202614:20 Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin ilk liman toplantısı Mersin’de düzenlendi13 Haziran 202609:00 GKRY, İsrail, Yunanistan ve ABD, Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulması için anlaştı13 Haziran 202608:30 Elektrikli araçlar dünyanın çevresini 4 bin 400 kez dolaştı13 Haziran 202608:00