‘Bir yıl sonra herkesin daha da kabullendiği bir sistem olacak’

‘ETD-Enerji Tacirleri Toplantısı Oturumu’nun moderatörlüğünü smartPulse Kurucu Ortağı Önder Akar üstlendi. TEİAŞ Milli Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü İşletme Müdür Yardımcısı Ali Dursun, PowerPoint Enerji Yönetici Ortağı Alper Çopur ve Nexus Elektrik Kurucu Ortağı Barış Yıldırım’ın konuşmacı olduğu oturumda enerji ticaretinin geleceği, düzenlemeler ve mevzuatlar ele alındı.

‘Bir yıl sonra herkesin daha da kabullendiği bir sistem olacak’
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma19 Ocak 2026 11:54

‘ETD-Enerji Tacirleri Toplantısı Oturumu’nun moderatörlüğünü smartPulse Kurucu Ortağı Önder Akar üstlendi. TEİAŞ Milli Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü İşletme Müdür Yardımcısı Ali Dursun, PowerPoint Enerji Yönetici Ortağı Alper Çopur ve Nexus Elektrik Kurucu Ortağı Barış Yıldırım’ın konuşmacı olduğu oturumda enerji ticaretinin geleceği, düzenlemeler ve mevzuatlar ele alındı.


‘Lisanssızlar, bizi bekleyen karmaşık ama güzel bir piyasa’


PowerPoint Enerji Yönetici Ortağı Alper Çopur

Gün içi piyasası 2015 yılında faaliyete başladı ve yıllar içinde EPİAŞ tarafında en hızlı büyüyen piyasalardan biri hâline geldi. Özellikle son dört yılda ciddi hacimlere ulaşıldı. Ancak mevzuattaki bazı değişiklikler, gün içi piyasasındaki likiditeyi zaman zaman olumlu, zaman zaman da olumsuz etkileyebiliyor.

Örneğin, önce TEO kavramı gündeme geldi, ardından TGS limitleri uygulamaya alındı. Saatlik 10 bin emir sınırı getirildi ve bu sınır aşıldığında, EPİAŞ tarafında emirlerin tahtaya iletilme süresi uzatıldı. Bu durum, piyasa oyuncularının daha stratejik ve verimli pozisyon almalarına imkân tanıdı.

Geçmişte “pinpon” hacmi olarak adlandırılan yapı, büyük ölçüde sanal bir hacim oluşturuyordu ve gün içi piyasasında gerçek anlamda bu kadar yüksek bir likidite varmış algısı yaratıyordu. Toplayıcılık portföyü içinde bazı pozitif veya negatif eşleşmelerin ne ölçüde hissedileceğini ise zamanla göreceğiz.

Gün içi piyasası, gün tipine oldukça bağlı bir karakter sergiliyor. Hafta içi sabah 08.00’den akşam 23.00’e kadar fiyatlar belirli bir bantta yükselirken, gece saatlerinde özellikle rüzgâr üretiminin dengesizlik üzerindeki etkisine bağlı olarak volatilite ve likidite şekilleniyor. Pazar günleri ise çok farklı bir dinamik söz konusu; öğleden sonra ülke adeta “standby” moduna geçiyor ve enerji fazlası dengeleme gücü tarafında arz ediliyor.

Rüzgâr, güneş veya büyük santrallerin devreye girip çıkması, gün içi piyasasında likiditeyi ve fiyatları ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bu nedenle rüzgâr tahminlerinin ülke genelinde çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Avrupa’daki örnekleri yıllardır konuşuyoruz ve bu doğrultuda limit modellerinin Türkiye’ye uyarlanması uzun süredir sektörün gündeminde yer alıyor.

İlk taslak yayımlandığında, ifadelerin oldukça muğlak olduğunu ve yapılan işlemlerin her an sorgulanabilir hâle gelebileceğini düşündük. Bu görüşlerimizi EPDK’ya ve çeşitli STK’lara iletmeye devam ediyoruz. Düzenlemelerin daha net, daha kural bazlı ve işlem sınırları açısından daha açık bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Umudumuz, bu sürecin ticareti sekteye uğratan veya katılımcılarda sürekli bir tedirginlik yaratan bir yapıya dönüşmemesi.

Lisanssız üretim tarafı ise bizi karmaşık ama potansiyeli yüksek bir piyasa ile karşı karşıya bırakıyor. Küçük ve orta ölçekli üreticilerle ilk temas, süreci anlatma, portföye dahil etme ve sonrasındaki operasyonel aşamalar oldukça zor olacak. Toplayıcılık ve aktif portföy yönetimi yapan firmalar bu süreçte ciddi bir know-how ortaya koyuyor. Ancak kazanç tarafında oldukça rekabetçi ve düşük marjlı bir yapı söz konusu. Lisanssızlar tarafında bu süreci kademeli, anlatarak ve yaşayarak öğrenilen bir piyasa olarak göreceğiz.



‘Likidite ve derinlik açısından oldukça ileri seviyedeyiz’


smartPulse Kurucu Ortağı Önder Akar

Türkiye’de gün içi piyasasının gelişmişliği, tüm Avrupa pazarları arasında istikrarlı biçimde ilk üçte yer alıyor. Bir tık geride kaldığımız tek nokta, zaman çözünürlüğünün hala saatlik olması. Bunun dışında likidite ve derinlik açısından oldukça ileri bir seviyedeyiz.

“RÜZGAR ÜRETİMİNİN TAHMİN EDİLMESİ ÇOK ZOR”

Dengeleme tarafında rüzgar üretiminin ne kadar zor tahmin edildiğini hepimiz biliyoruz. Kısa süre önce bu konuda bir çalışma yaptık. Birçok tahmin şirketiyle çalışan müşterilerimiz bulunuyor. Bazı santraller için bir analiz gerçekleştirdik ve bu tahmin şirketlerinin, gerçekleşmeye çok yakın bir zamanda üretimi ne kadar doğru tahmin edebildiklerine baktık. Ardından, bu tahmin şirketlerini tamamen devre dışı bırakarak yalnızca santrallerin ilk bir saatlik üretim verilerini kullandık ve hangi yöntemin daha doğru sonuç verdiğini inceledik.

Sonuçlar oldukça çarpıcıydı. En iyi performans gösteren tahmin şirketi bile, ilk 15 dakikalık gerçekleşen üretim verisine kıyasla yaklaşık iki kat daha kötü bir performans sergiledi. Bu durum, tahminlemenin ne kadar zor olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle piyasa katılımcılarının PFK kapasitesi ihalesine katılırken, bırakın bir saat öncesini, iki saat öncesinden doğru tahmin yaparak kapasite ayırması son derece güç.


‘Önümüzdeki yılda daha büyük risklerin olacağını tahmin ediyoruz’


Nexus Elektrik Kurucu Ortağı Barış Yıldırım

Bu süreçte operasyonel açıdan verimlilik sağlanıyor mu sorusunun cevabı net biçimde evet. Her bir portföyü ayrı ayrı yönetmek yerine tek bir portföy üzerinden yönetim sağlamak, iç süreçlerimizde ciddi bir verimlilik artışı yaratıyor. Aslında toplayıcılık gelmeden önce de grup yapıları vardı ve teklif verme süreçleri grup içi eşleşmeler üzerinden yürütülüyordu. Sektörde “pinpon” olarak adlandırılan transfer mekanizmasıyla, santrallerde oluşan GİP işlemleri portföy yöneticisine aktarılıyor ve dengeleme tek bir portföy üzerinden yapılıyordu. Bu nedenle piyasa açısından tamamen yeni bir durum oluştuğunu söylemek zor.

“KAYDA DEĞER BİR HACİM DÜŞÜŞÜ BEKLEMİYORUZ”

Piyasanın yaklaşık yüzde 60–70’i zaten gün içi transferlerle bu yapıyı tek bir şirket üzerinden yönettiği için, kayda değer bir hacim düşüşü beklemiyoruz. Toplayıcılıkta asıl belirleyici unsur, sistem yönüne olumlu katkı sağlandığında dengesizlik katsayısının değişmemesi; ancak sistemi daha dengesiz bir noktaya taşıdığınızda dengesizlik cezasının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarak iki katına ulaşmasıdır. Bu cezaların yaratacağı etkinin toplayıcı fiyatlarına tam olarak yansıtılması oldukça zor. Etkilerin nasıl şekilleneceğini görmek büyük ölçüde zamanla ve deneyimle mümkün olacak. Bugünkü piyasa koşullarına baktığımızda, dengesizlik cezasının yüzde 6 seviyesine çıktığı dönemlerde, birkaç ay öncesinin politika faizi dikkate alındığında neredeyse başa baş bir maliyetle karşı karşıya kalındığını görüyoruz.

Buna ek olarak, cezaların uygulanması piyasa katılımcılarında otomatik bir dengeleme refleksi yaratacaktır. Bu da bilinçli dengesizlikleri sönümleyen bir işlem hacmi oluşmasına katkı sağlayacaktır. Tavan fiyat ve sıfır fiyat uygulamalarının olduğu bir ortamda, ters yönde oluşabilecek fiyat riskini yönetmek çok daha kritik hâle geliyor. Tüm bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, hacmi artırıcı ve dengelemeyi teşvik edici bir yapı ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Ancak temel sorun, bu risklerin doğru fiyatlanarak müşteriye aktarılmasıdır. Bu risklerin maliyetinin yeterince hesaba katılmaması ya da çok marjinal bedellerle geçiştirilmesi, önümüzdeki yıllarda sorun yaratabilir. Önümüzdeki yıl piyasanın daha hareketli olacağını ve risklerin artacağını öngörüyoruz. Bir yıl sonrasında ise sistemin daha fazla benimsendiği bir yapıya dönüşeceğini düşünüyorum. Şu anda bazı katılımcılar yeni mekanizmaya girmeyi erteleyip süreci izlemeyi tercih ediyor. Ancak herkes geçiş yaptığında, geride kalma ve gelir kaybı endişesiyle daha hızlı bir dalga oluşacağını düşünüyorum. Bu hareketin büyük olasılıkla 2026’nın ilk aylarında gerçekleşmesini bekliyoruz.


‘TEİAŞ için esas mesele parasal yapı değil, sistemin dengede olmasıdır’


TEİAŞ Milli Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü İşletme Müdür Yardımcısı Ali Dursun

Toplayıcılık, sayfa sayısı olarak küçük bir düzenleme gibi görünebilir; ancak arkasında EPDK, EPİAŞ ve TEİAŞ’ın katkılarıyla yaklaşık bir ila bir buçuk yıl süren yoğun bir çalışma bulunuyor. Elbette eksik kalan noktalar olabilir, ancak benim açımdan genel olarak başarılı bir yapı ortaya konduğunu söyleyebilirim.

“DENGELEME KANALINDA ÇOK HIZLI VE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAŞANDI”

Talep Tarafı Katılımı’nda da iki başarısız ihalenin ardından nihayet gerçekleşen bir ihaleyle somut bir sonuç elde edilmiş oldu. TEİAŞ açısından özellikle dengeleme kanalında çok hızlı ve önemli değişiklikler yaşandı. Dengeden sorumlu gruplar bizim için kritik öneme sahip; çünkü mikro ölçekte dengeleme sağlandıktan sonra sisteme yansıyan yük düşüm miktarı belirgin şekilde azalıyor.

TEİAŞ için esas mesele parasal yapı değil, sistemin dengede olmasıdır. Denge sağlandıktan sonra ortaya çıkan gelir, sistem kullanım ve işletim bedelleri üzerinden hem üretici hem de tüketici açısından fayda yaratmaktadır. Toplayıcılık yapısı da bu çerçevede, bir yılı aşkın bir sürede oluşturuldu. Bizim için en önemli noktalardan biri, üretim ve tüketim birimlerinin aynı portföy içinde yer almasıydı. TEİAŞ tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda bu yapı kamuoyuna duyuruldu.

Başarılı olduğumuz alanlardan biri de Talep Tarafı Katılımı oldu. Daha önce tamamen değiştirilen bir yönetmelikle yeniden bir sürece girildi. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi, ilk doğuşlar her zaman sancılı olur; önemli olan bu yapıyı zamanla geliştirebilmek. İlerleyen dönemde tüketim tarafında dengelemenin de daha fazla konuşulabileceğini düşünüyorum.

Bir diğer önemli başlık ise depolama sistemleri. TEİAŞ’ın bu alana da adapte olması gerekiyor. Negatif fiyatlama bizim açımızdan olumlu bir gelişme. Mevcut yönetmelik değişikliğiyle birlikte, sınırlı da olsa negatif fiyata geçilmesi mümkün olacak. İşletim bedelinin 200 TL’nin altında kaldığı durumlarda, teşviksiz bir santralin çalışmasının ekonomik bir anlamı kalmıyor. Negatif fiyatlarda ortaya çıkan temel sorun ise teşvikli santraller ve alım garantisi bulunan yapılarla ilgili oluyor. Yönetmelik bu haliyle yürürlüğe girerse, belirli bir fiyat seviyesinin altına düşüldüğünde ilk kez sistem tarafından ödeme yapılması durumunu tecrübe etmiş olacağız. Bu süreçte piyasanın vereceği tepkiyi ve oluşacak davranışları yakından gözlemleme imkânı da doğacak.