TESAB Veri Merkezleri Raporu: Türkiye için veri merkezi üssü olma fırsatı

TESAB’ın hazırladığı Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu yayımlandı. Rapor, dünya genelinde hızla büyüyen veri merkezi sektörünü mercek altına alırken, Türkiye’nin bölgesel bir veri merkezi üssü olabilmesi için sahip olduğu avantajları ve atılması gereken adımları ortaya koyuyor. Raporda küresel kapasite artışları, enerji tüketimindeki yükseliş, bölgesel yatırım eğilimleri, yapay zekânın sektöre etkileri ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırabilecek politika önerileri kapsamlı şekilde değerlendiriliyor.

TESAB Veri Merkezleri Raporu: Türkiye için veri merkezi üssü olma fırsatı
Petroturk.com | Enerjinin Haber Merkezi
  • Yayınlanma17 Haziran 2026 11:28

TESAB’ın hazırladığı Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu yayımlandı. Rapor, dünya genelinde hızla büyüyen veri merkezi sektörünü mercek altına alırken, Türkiye’nin bölgesel bir veri merkezi üssü olabilmesi için sahip olduğu avantajları ve atılması gereken adımları ortaya koyuyor. Raporda küresel kapasite artışları, enerji tüketimindeki yükseliş, bölgesel yatırım eğilimleri, yapay zekânın sektöre etkileri ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırabilecek politika önerileri kapsamlı şekilde değerlendiriliyor.

Yapay zekâ uygulamaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte veri merkezleri küresel ekonominin en stratejik altyapılarından biri haline geldiğini vurguluyor.

Rapor için bir önsöz kaleme alan TESAB Başkanı ve EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli, veri merkezlerinin artık yalnızca dijital ekonominin değil, ülkelerin enerji güvenliği, teknolojik bağımsızlığı ve küresel rekabet gücünün de temel unsurlarından biri haline geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin stratejik coğrafi konumu, gelişen enerji altyapısı ve büyüyen dijital ekonomisiyle bölgesel bir veri merkezi üssü olabilecek önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Benli, yapay zekâ çağında veri üretimi ve işleme kapasitesinin ülkelerin kalkınma yarışındaki konumunu belirlediğini, veri merkezi yatırımlarının ise Türkiye için stratejik bir fırsat alanı oluşturduğunu ifade etti.

Veri Merkezleri Türkiye’nin Önünde Stratejik Bir Fırsat Var

Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında köprü konumunda bulunması, gelişen dijital ekonomisi ve artan veri işleme ihtiyacı sayesinde veri merkezi yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ediyor. Bu potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi için güçlü enerji altyapısı, yüksek kapasiteli elektrik şebekesi, uluslararası bağlantı kapasitesi ve yatırım dostu düzenlemelerin kritik önemde olduğu vurgulanıyor.

Veri merkezlerinin en önemli maliyet kalemlerinden biri olan enerji tüketimi, yatırım kararlarında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu ve modern soğutma teknolojilerinin kullanımı sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından öne çıkıyor. Raporda, küresel ortalama Güç Kullanım Etkinliği (PUE) değerinin 2020’de 1,53 seviyesinden 2024’te 1,41’e gerilediği, teknolojik gelişmelerin sürmesi halinde bu değerin 2030 yılına kadar 1,29 seviyesine düşebileceği belirtiliyor.

Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alabilmesi için yüksek yoğunluklu yapay zekâ uygulamalarına uygun altyapıların geliştirilmesi, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması ve uluslararası yatırımcılar için cazip bir ekosistem oluşturulması gerektiği ifade ediliyor.

Rapor, veri merkezlerinin yalnızca teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda enerji, sanayi ve dijital dönüşüm politikalarının kesişim noktasında yer alan stratejik bir alan olduğunun altını çiziyor.

Yapay Zekâ Küresel Veri Merkezi Yarışını Hızlandırıyor

Dünya genelinde veri merkezlerine yönelik talep, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte tarihi seviyelere ulaşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre küresel veri merkezi kapasitesi 2020 yılında yaklaşık 60 GW seviyesindeyken, 2024 yılında 97 GW’a yükselerek yüzde 60’ın üzerinde büyüme kaydetti. Aynı dönemde veri merkezlerinin elektrik tüketimi ise 269 TWh’den 416 TWh’ye çıktı.

Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde küresel veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılında 226 GW’a, 2035 yılında ise 277 GW’a ulaşması bekleniyor. Elektrik tüketiminin ise 2030 yılına kadar 945-1000 TWh seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Yapay zekâ kullanımının daha hızlı yaygınlaştığı senaryoda ise küresel veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılında 1.300 TWh’ye, 2035 yılında ise 1.750 TWh’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Küresel büyümenin merkezinde Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgeleri bulunuyor. Kuzey Amerika’da veri merkezi kapasitesinin 2024’te 52,8 GW’dan 2030’da 108 GW’a yükselmesi beklenirken, elektrik tüketiminin 427 TWh’den 910 TWh’ye çıkacağı öngörülüyor. Asya-Pasifik bölgesinde ise kapasitenin 44 GW’tan 85 GW’ın üzerine, elektrik tüketiminin ise 317 TWh’den 712 TWh’ye yükselmesi bekleniyor. Avrupa’da veri merkezi kapasitesinin aynı dönemde 24 GW’tan 38 GW’ın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

Rapora göre veri merkezleri önümüzdeki dönemde yalnızca dijital ekonominin değil, enerji politikalarının, elektrik şebekesi yatırımlarının ve sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin de merkezinde yer alacak. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde doğru adımları atması halinde bölgesel veri merkezi üssü olma fırsatını değerlendirebileceği belirtiliyor.

Rapora ücretsiz olarak aşağıdaki bağlantı üzerinden erişilebiliyor: https://tesab.org.tr/veri-merkezleri-kuresel-gelismeler-ve-turkiye-nin-rotasi/