TABGİS’ten kanun değişikliği açıklaması

TABGİS, Vergi Usul Kanunu, Petrol Piyasası Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Kanunu’nda önemli değişiklikler içeren ve bugün TBMM Başkanlığına sunulan Kanun Teklifine ilişkin bir açıklama paylaştı.

Yapılan açıklama şu şekilde:

“Sektörümüzün en önemli sorunu yıllardır tartışmasız kayıt dışı ekonomi ve kaçakçılık olmuştur. Bu yasa dışı uygulamaların en mağdur tarafı her zaman dürüst çalışan bayiler oldu. Çünkü onlar ucu ucuna bir istasyonu işletmeye çalışırken hemen yanı başında bir başka istasyonda anlaşılması güç indirimlerle akaryakıt satılabiliyordu. Yıllarca bunun masum ve kamu yararı sağlamaya yönelik bir durum olmadığını anlatmaya çalıştık. Normal koşullarda maliyetin çok altında kalan ve dayanağını ancak yasa dışı uygulamalardan alabileceğine inandığımız bu durumun önlenmesi için taban fiyat dahil olmak üzere çok geniş kapsamda çözüm önerilerimizle mücadele vermeye çalıştık ve muhakkak üzerine gidilmesi gerektiğini her platformda ısrarla vurguladık. 

Elbette bu süreçte TABGİS’in de önerileri dahilinde kamu kurumlarımızca uygulamaya konulmuş e-irsaliye ve e-fatura gibi, dağıtıcılar arası satışların sınırlanması ve kriterlerinin yeniden belirlenmesi gibi çok önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Kamu otoritelerimizle birlikte tüm sektörel paydaşlar olarak piyasadaki yasa dışı uygulamaların önüne geçmek için birçok çalışmanın ve ortak aklın ürünü olan son derece değerli düzenlemelerden oluşan adeta bir koruma zinciri oluşturmaya çalıştık. Ancak bu zincirde ne yazık ki zayıf halkalar hep vardı. Bunlardan biri de otomasyon ve yazarkasaların manipüle edilmesiydi. İşte bu zayıf halkalardan da kurtulabilmek için biz bu Kanun taslağı içindeki düzenlemeleri geneli itibariyle destekliyoruz ve bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz

Otomasyon ve yazarkasa uygulamalarıyla bir yandan kaçakçılığı önlemek adına açık kapıları kapatmaya çalışırken diğer yandan bu kapıların anahtarlarının kimlerde olduğu gözden kaçırıldı. Yıllar yılı üstün teknolojik imkanları ve kaliteli hizmetleriyle sektörümüzün ayrılmaz bir parçası olan ve işini düzgün yapan tedarikçilerimizi tenzi ederek söylüyorum. Ancak şu da bir gerçek ki bu sistemlerin manipüle edilmesindeki en büyük pay onların içindeki kötü niyetli odaklar olmuştur. Bu bakımdan da Kanun taslağının ilerleyen süreçte bu sorunları da ortadan kaldıracak bir niteliği olduğunu düşünüyoruz.  

Kayıt dışılığın en kolay beslendiği noktalardan birisi de, defaten aynı kişilerin aynı kötü niyetlerle ama her seferinde kendilerini maskelemenin bir yolunu bulup yeniden sektöre girebilmeleriydi. Kanun taslağındaki düzenlemelerle artık bunun da çok mümkün olamayacağını umut ediyoruz.

Örneğin taslakta, Kanuna karşı hile veya yalan beyanda bulunanların lisansının iptal edilmesi ve bu kişilere bir daha yeni lisans verilmemesi söz konusu. Burada tek eleştirimiz, maddenin devamında lisans sahibinin tüzel kişi olması durumunda yaptırımın yüzde ondan fazla paya sahip ortaklar ve diğer şirket yetkililerine uygulanacağı gibi bir düzenleme yer almış. Oysa ortada bir suç varsa bu suça ilişkin cezanın pay oranına bakılmaksızın doğrudan muhataplarına uygulanması gerekir. Böyle bir sınırlama yapılmasının hem adil ve caydırıcı olmayacağı, hem de yeni zayıf halkalar oluşturacağı kanısındayız.

Sektör açısından önem verdiğimiz bir başka örnek, EPDK’dan akaryakıt ticareti için lisans alanların akaryakıtı belgesiz olarak alım satıma konu etmesi ve gerçek bir ticari muamele veya durum olmadığı halde bunları varmış gibi ya da gerçek durumu yansıtmayacak şekilde belge düzenleyenler ile kullananlara yönelik getirilecek hapis cezası ve adli para cezasına ilişkin maddedir. Sonuna kadar desteklediğimiz bir düzenlemedir.  Yalnız burada önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Akaryakıt istasyonlarında işverenin bilgisi dışında bazı kötü niyetli ve işini suiistimal eden pompa elemanları tarafından farklı plakalara fiş kesilmek suretiyle haksız kazanç elde edenler var ne yazık ki. Ama elbette çalıştırdığımız kişilerin yaptıklarından dolayı da işveren olarak sorumluluğumuz bulunuyor. Böyle bir durum tespit edilmesi halinde beklentimiz suçun şahsilik ilkesi gereği bu işi kasten yapan kişilerin cezalandırılmasıdır. Bu bakımdan bayilerin istasyonlarında bu konuya her zamankinden çok daha fazla eğilmeleri ve buna yönelik tedbirleri artırmaları gerektiğini hatırlatmak isterim.

Sonuç olarak Kanun taslağının sektörel gelişimi ve rekabeti yükseltebilecek bir düzeyde olduğunu değerlendiriyoruz. Bu gibi düzenlemeler sektör temsilcilerinin motivasyonunu artırıyor. Taslağın hazırlanmasında emeği geçen tüm Kamu Kurumlarına bu bakımdan TABGİS adına teşekkür ediyorum.”