Eurelectric’ten elektrik altyapısına ilişkin kritik uyarı

Elektrik, su, iletişim ve sağlık sektörlerini temsil eden dört Avrupa kuruluşu, NATO’nun toplumsal dayanıklılık hedefi kapsamında yapılacak yatırımların kritik altyapılarda somut kapasite artışı sağlaması çağrısında bulundu. Ortak bildiride, elektrik altyapısının Avrupa’nın güvenliği ve dayanıklılığı açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı.

Eurelectric’ten elektrik altyapısına ilişkin kritik uyarı
Petroturk.com
  • Yayınlanma16 Temmuz 2026 09:02

Sibel Cennetoğlu-Ankara

Avrupa’nın elektrik, su, iletişim ve sağlık sektörlerini temsil eden kuruluşlar, NATO müttefiklerinin toplumsal dayanıklılık kapsamında yapacağı yatırımların kritik altyapılarda gerçek ve yatırımla orantılı iyileşmeler sağlaması çağrısında bulundu.

Connect Europe, EurEau, Avrupa elektrik sektörünün çatı kuruluşu Eurelectric ve Avrupa Hastaneler ve Sağlık Hizmetleri Federasyonu (HOPE), NATO’nun dayanıklılığına ilişkin ortak bildiri yayımladı.

Bildiride, söz konusu kuruluşların içme suyu temini, atık su arıtımı, konutlar ve işletmelere enerji sağlanması, insanlar ile kurumlar arasındaki bağlantının sürdürülmesi ve halk sağlığının korunması alanlarında faaliyet gösteren şirketler ile kamu ve özel sektör hizmet kuruluşlarını temsil ettiği belirtildi.

Kuruluşların üyelerinin, hükümetler ile silahlı kuvvetlerin hem barış döneminde hem de kriz zamanlarında ihtiyaç duyduğu kritik altyapıları işlettiği ifade edildi.

Açıklamada, NATO müttefiklerinin Lahey’de 2035’e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1,5’ine kadar olan bölümünü toplumsal dayanıklılığa yatırma taahhüdü memnuniyetle karşılandı.

Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanıklılık harcamalarını ilk kez bildirdiği belirtilerek bunun NATO müttefiklerinin dayanıklılık konusundaki artan hedeflerini yansıtan önemli bir dönüm noktası olduğu kaydedildi.

“YATIRIM MUHASEBE ÇALIŞMASINA DÖNÜŞMEMELİ”

Bildiride, Avrupa genelindeki kritik altyapı işletmecilerinin söz konusu taahhüdün nasıl şekilleneceği konusunda doğrudan pay sahibi olduğu vurgulandı.

Dayanıklılık yatırımlarının toplumların bağlı olduğu sistemlerde gerçek ve yatırımla orantılı iyileştirmeler sağlaması gerektiğine işaret edilen açıklamada, kritik hizmetlerin en fazla ihtiyaç duyulduğu zamanlarda kullanılabilir durumda olmasının güvence altına alınması istendi.

Açıklamada, “Bu ihtiyaç duyulan yatırım bir muhasebe çalışmasına dönüşmemeli, ortak dayanıklılığımızı ölçülebilir biçimde geliştirmeye yönelik ileriye dönük bir taahhüt olmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Kuruluşlar, yüzde 1,5’lik taahhüdün toplumlarındaki vatandaşlara fayda sağlayacak gerçek ve kalıcı bir dayanıklılığa dönüşmesi için müttefik hükümetler, NATO ve Avrupa Birliği kurumlarıyla çalışmayı beklediklerini bildirdi.

Kritik altyapıların toplumsal dayanıklılıkta anlamlı bir iyileşmeyi desteklemek üzere güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kuruluşların operasyonel uzmanlıklarını sunmaya ve harcamaların gelecek yıllarda anlamlı yeni dayanıklılık kabiliyetleri oluşturmasını sağlamak amacıyla NATO ve müttefik hükümetlerle çalışmaya hazır olduğu ifade edildi.

Ortak açıklamada üç temel talep öne çıktı:

  • Dayanıklılık yatırımlarının gerçek kapasite artışları sağlaması,
  • Kritik altyapı işletmecilerinin dayanıklılık önceliklerinin belirlenmesi sürecine doğrudan dahil edilmesi,
  • Hükümetler, NATO, Avrupa Birliği kurumları ve kritik altyapı işletmecileri arasında daha güçlü iş birliği kurulması.

ELEKTRİK ALTYAPISI NEDEN KRİTİK?

Avrupa elektrik sektörünün çatı kuruluşu Eurelectric’e göre elektrik altyapısı yalnızca enerji arzını değil birçok temel kamu hizmetinin kesintisiz işlemesini sağlayan kritik sistemlerin de temelini oluşturuyor.

Elektrik kesintileri doğrudan şu alanları etkiliyor:

  • Su arıtma ve içme suyu sistemleri
  • Hastaneler ve sağlık hizmetleri
  • Mobil iletişim ve veri merkezleri
  • Demiryolu ve metro sistemleri
  • Havalimanları
  • Doğalgaz kompresör istasyonları
  • Finans ve ödeme sistemleri
  • Savunma tesisleri

Bu nedenle elektrik şebekeleri, Avrupa’da enerji güvenliği ve toplumsal dayanıklılığın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.