
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, küresel jeopolitik belirsizliklerin enerji fiyatlarında oynaklığı artırdığını belirterek, bu durumun sanayi üretiminden lojistiğe kadar tüm maliyet kalemlerini hızla etkilediğini söyledi. Enerjide yalnızca fiyat seviyesinin değil arz güvenliği ve öngörülebilirliğin de kritik hale geldiğini vurgulayan Ardıç, rekabet gücünü koruyan ve enerji maliyetlerinde istikrarı önceleyen politikaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Ankara Sanayi Odası, yeni yılın ilk Meclis Toplantısını Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında gerçekleştirdi. Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiği, sanayicilerin sorunlarını ve çözüm önerilerini aktardığı toplantıda ASO Meclis Üyeleri de talep ve beklentilerini dile getirdi.
“SANAYİCİLER İÇİN YEŞİL PASAPORT DÜZENLEMESİ GÜNDEME ALINMALI”
ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın gündeminde, TBMM’ye sunulan yeşil pasaport düzenlemesine ilişkin kanun teklifi de vardı. Meslekte 15 yılını dolduran mühendis ve mimarların yeşil pasaport alabilmelerinin öngörüldüğünü hatırlatan Başkan Ardıç, “Meslek gruplarının işini kolaylaştıracak her adımı elbette değerli buluyoruz. Ancak istihdam yaratan, yatırım yapan ve ihracatla ülkeye döviz kazandıran biz sanayicilerin, yıllardır dile getirdiği benzer bir düzenlemenin hâlâ gündeme alınmamış olması, izahı zor bir eksikliktir” dedi.
Sanayicilerin işinin masa başında değil, sahada ve küresel pazarlarda olduğuna vurgu yapan Başkan Ardıç, ihracatın uluslararası temas gerektirdiğini, vize süreçlerindeki belirsizlikler ve gecikmelerin ihracat performansını aşağıya çektiğini belirterek, “Zaman kaybı, fırsat kaybına; fırsat kaybı da sipariş ve pazar kaybına dönüşmektedir. Küresel rekabetin bu kadar sert olduğu bir dönemde biz sanayicilerin zaman kaybetme lüksü yoktur. Bu nedenle talebimiz son derece açık ve nettir. Bugünün KOBİ’sine, yarının büyük ihracatçısı gözüyle bakmalıyız. Mevcut uygulamada olan ihracat performansının yanı sıra, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi somut göstergeler de yeşil pasaport verilmesinde esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Sanayiciler olarak bir ayrıcalık talebinde bulunmadıklarının altını çizen Başkan Ardıç, “Ülkemizin ihracat kapasitesini büyütmeye ve küresel rekabette sanayicimizi güçlendirmeye yönelik akılcı bir destek mekanizmasıdır. Bu düzenlemenin gecikmeden gündeme alınmasını ve tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle desteklemesini bekliyoruz. Çünkü mesele sanayicinin yeşil pasaportu değil ülkemizin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleridir.”
“ENERJİ FİYATLARINDAKİ OYNAKLIK MALİYETLERİ HIZLICA ETKİLEYEBİLİYOR”
ASO Başkanı Ardıç, küresel gelişmelere de değinerek, “2026’ya da yeni dünya düzensizliğinin artık bizi şaşırtmayan gelişmeleriyle girdik” dedi.
Yakın zamana kadar devletlerarası ilişkilerde hukuk, kurallar ve kurumların belli bir dengeyi ayakta tutabildiğini, bugün ise bu zeminin birçok alanda ortadan kalktığını söyleyen Başkan Ardıç, “Eski kurallar yok, yeni kurallar da yok. Yani artık sadece kuralsızlık var. Bugün küresel düzende güçlü olan, uluslararası kuralları tanımadığını artık gizleme gereği duymuyor” değerlendirmesinde bulundu.
İçinde bulunulan dönemin, yalnızca konjonktürel dalgalanmalarla değil, daha derin bir sistem değişimiyle okumak gerektiğini ifade eden Başkan Ardıç, şunları söyledi:
“Ekonomik ilişkiler de giderek daha fazla güç ve güvenlik ekseninde yeniden tasarlanıyor. Bu yeni dönemde ülkeler serbest ticaretin avantajlarını değil, tedarik güvenliğini; maliyet optimizasyonunu, stratejik bağımsızlığı önceleyen bir çizgiye kayıyor. Bu durum, sanayi politikalarını ve küresel ticareti kalıcı olarak dönüştürüyor. ABD Başkanı Trump’ın yayılmacı söylemleri, Ukrayna’dan Gazze’ye, Grönland’dan Venezuela’ya uzanan gelişmeler, diplomasinin yerini giderek güç dilinin aldığını gösteriyor. Komşumuz İran’da yaşanan gelişmeler, bölgesel istikrarsızlığın daha da derinleşebileceğine işaret ediyor. Bu tablo finansal piyasalar açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde küresel sermaye daha seçici davranıyor, risk iştahı dalgalanıyor ve finansman koşulları sıkılaşıyor. Enerji fiyatlarında görece bir rahatlama, kısa vadede maliyetleri düşürücü bir etki yaratsa bile, küresel belirsizlik algısının yükselmesi sermaye akımlarını sınırlayabiliyor. Geleceğe yönelik beklentilerin bozulması, dünya çapında yatırım ve tüketim iştahını da törpüleyebiliyor. Bu nedenle 2026 yılında küresel ekonomide fiyat istikrarından ziyade risk yönetimi kavramının öne çıktığını görüyoruz.”
Yaşanan bu gelişmelerin Türkiye’ye yansımasını üç temel başlıkta değerlendiren Başkan Ardıç, birincisinin enerji fiyatlarındaki oynaklığın sanayi üretiminden lojistiğe kadar geniş bir alanda maliyetleri hızla değiştirebildiğine dikkat çekti. Enerjide yalnızca fiyat seviyesini değil arz güvenliğini ve öngörülebilirliği önceleyen bir yaklaşımın önem kazandığını söyledi.
İHRACATÇI KOBİ’LER İÇİN ‘SABİT FAİZLİ UZUN VADELİ ÜRETİM KREDİLERİ’ PAKETİ ÖNERİSİ
İkinci başlığın, küresel belirsizlik ortamında finansmana erişim konusunun sanayici ve ihracatçı açısından belirleyici hale gelmesi olduğunu ifade eden Başkan Ardıç, teşviklerin yanında, sürdürülebilir, uzun vadeli ve makul maliyetli finansman imkânlarının rekabet gücünün ana unsuru olduğunu belirterek, şu önerilerde bulundu:
“İhracata dayalı üretim yapan KOBİ’ler için ‘Sabit Faizli Uzun Vadeli Üretim Kredileri’ paketi oluşturulmalıdır. Diğer taraftan risk paylaşım modeliyle özel sektör tahvil ihraçlarının desteklenmesi acilen gündeme alınmalıdır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda, Kredi Garanti Fonu’nun üst limitleri imalat sanayiine yönelik olarak artırılmalıdır.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile Eximbank, orta ve uzun vadeli sanayi finansmanı için özel kredi paketleri oluşturmalıdır.”
ENERJİ MALİYETLERİNDE İSTİKRAR VURGUSU
Başkan Ardıç, üçüncü temel başlığın ise dış ticaret ve pazar stratejileri olduğunu belirterek, firmaların yalnızca fiyatla değil, güvenilir tedarikçi kimliği, sözleşme disiplini ve standartlara uyum kapasitesiyle öne çıkması gerektiğini söyledi.
Başkan Ardıç, “Ülkemiz açısından da bu belirsizlik sürecinde öncelik; sanayinin rekabet gücünü koruyan, ihracatı destekleyen ve enerji maliyetlerinde öngörülebilirliği artıran politikaların kararlılıkla sürdürülmesi olmalıdır” diye konuştu.
“ASO ANKARA AR-GE MERKEZLERİ PLATFORMU KURACAĞIZ”
Ankara Sanayi Odası olarak üç ay içinde Ankara’da Ar-Ge Merkezleri konusundaki araştırmalarını tamamlayıp, ASO Ankara Ar-Ge Merkezleri Platformu kuracaklarını belirten Başkan Ardıç, “İşletme büyümeden, iş birliği ve kümelenme modelleri güçlendirilmeden, ortak Ar-Ge ve ortak yeşil-dijital yatırım platformları kurulmadan, sanayimizin küresel rekabette güçlü bir şekilde yer alması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“ANKARA YENİ SANAYİ MODELİNİN ÖNCÜSÜDÜR”
Türkiye’de imalat sanayiinde yatırım ve teknoloji bileşimindeki sınırlı ilerlemenin, birçok bölgede ölçek ekonomilerini ve üretim kapasitesini baskılarken, Ankara’nın bu eğilimden belirgin biçimde ayrıştığını söyleyen Başkan Ardıç, sözlerine şöyle devam etti:
“Başkentimiz; savunma, havacılık, elektronik, yazılım ve ileri mühendislik alanlarında kazandığı fonksiyonel derinleşme sayesinde Türkiye’nin en hızlı rekabet gücü artışı gösteren ili hâline gelmiştir. İmalat katma değerinin ulusal payı 2009’dan bu yana %45’e yakın artan Ankara; tasarım, Ar-Ge, test, entegrasyon ve ileri mühendislik gibi yüksek katma değerli fonksiyonların ölçeklenmesinden beslenen yeni bir sanayi modelinin öncüsüdür. Ankara sanayisi, ‘küçük olsun benim olsun’ anlayışını yıkmış; ‘büyük olsun, hepimizin olsun, dünya ile yarışsın’ vizyonunu hayata geçirmiştir. Bu tablo, hem savunma sanayii ekosistemimizin hem de OSB–teknopark–üniversite üçgenimizin Türkiye’ye örnek olacak bir dönüşüm gücüne sahip olduğunu gösteriyor.”
Başkan Ardıç’ın gündeminde, Türkiye’de ilk kez ASO tarafından hazırlanan ve ikincisi açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK de vardı. ASO-İLTEK sonuçlarının; Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ekosistemini yalnızca üretim hacmiyle değil, Ar-Ge, tasarım, sistem mühendisliği, yetenek seti, dijital altyapı gibi stratejik üst fonksiyonlar üzerinden analiz eden yeni bir bakış açısı sunduğunu söyleyen Başkan Ardıç, “ASO-İLTEK 2025’in ortaya koyduğu tablo nettir. Gururla ifade ediyorum ki; Türkiye’nin teknoloji üretim üssü Ankara’dır. Ankara; araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sıradadır ve teknoloji üretiminde liderliğini korumaktadır. Bu tablo, Ankara’nın sadece “üreten ve dönüştüren” bir şehir değil; yüksek teknolojiyi üreten, mühendislik ve tasarım geliştiren, küresel rekabet gücü inşa eden stratejik bir merkez olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.
“ESKİ KURALLAR YOK YENİ KURALLARI BİZ YAZMALIYIZ”
Ankara’dan, savunma sanayii öncülüğünde yükselen teknoloji gücünün Türkiye’nin dört bir yanına yayılması gerektiğinin altını çizen Başkan Ardıç, “Çünkü yeni dünya düzeninde yeni dönemin kurallarını; Teknolojiyi üreten, geliştiren ve ihraç edenler; yani gücü elinde bulunduranlar yazacak. Madem eski kurallar yok, o halde yenilerini başkalarının yazmasını beklememeliyiz. Ankara’nın mühendislik aklıyla, üretim gücüyle o kuralları bizzat biz yazmalıyız. Bunun için potansiyelimiz, birikimimiz, insan kaynağımız ve sanayi altyapımız var. En önemlisi; bunu başaracak birlik ve beraberliğimiz var” diye konuştu.
Başkan Ardıç, konuşmasını, 2026 yılının Türkiye için, dijitalleşme ve yeşil dönüşümü odağına alan, katma değeri yüksek, rekabetçi ve kapsayıcı bir sanayi anlayışıyla yeni bir atılımın yılı olacağına inandığını söyleyerek, şu sözlerle tamamladı:
“Dünya hızla değişirken, belirsizlikler kadar yeni fırsatlar da önümüzde duruyor. Üretim gücümüz, girişimci ruhumuz ve stratejik konumumuzla bu dönüşümün gerisinde kalmamalıyız. Şirketlerimizle, çalışanlarımızla, üniversitelerimizle ve kamu kurumlarımızla tek bir vizyon etrafında birleştiğimizde; Türkiye’yi dünyayla rekabet eden bir üretim merkezi haline getireceğimize yürekten inanıyorum. Tüm paydaşlarımızla ortak akıl ve ortak hedefler etrafında buluşarak; ülkemizin bölgesinde ve dünyada güven veren, yön gösteren imajını daha da güçlendireceğiz. Bu inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.”
Lisanssız elektrik üretim tesislerinde 10 yıllık YEKDEM sonrası ihtiyaç fazlası enerji fiyatı belirlendi13 Haziran 202614:22 Yer altı maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin kararda değişikliğe gidildi13 Haziran 202614:20 Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin ilk liman toplantısı Mersin’de düzenlendi13 Haziran 202609:00 GKRY, İsrail, Yunanistan ve ABD, Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulması için anlaştı13 Haziran 202608:30 Elektrikli araçlar dünyanın çevresini 4 bin 400 kez dolaştı13 Haziran 202608:00