Enerjinin karbon el izi

“Yaşamda her yerde enerji üretirken, tüketirken ve en önemlisi her bir ürün ve hizmette saklı bizimleyken doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi (KAİ) yaparız. Bu gidişata dur demek için gücümüz, yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi (KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir.”

Enerjinin karbon el izi
Filiz Karaosmanoğlu
  • Yayınlanma8 Haziran 2026 10:00

Değerli Okuyucularım,

Yaşamda her yerde enerji üretirken, tüketirken ve en önemlisi her bir ürün ve hizmette saklı bizimleyken doğrudan ve dolaylı sera gazları emisyonu yayıp küresel ısınma sonucu iklim değişikliğine sebep olarak Karbon Ayaz İzi (KAİ) yaparız. Bu gidişata dur demek için gücümüz, yaşam döngüsü yönetiminde her yerde, üretim-tüketim-hizmet süreçlerinde Karbon El İzi (KEİ) yükseltmektir. KEİ pozitif etki ve fayda yaratarak iklim teknolojileri desteğinde sera gazları emisyonunu düşürmektir.

Mart 2026 tarihli Türkiye İstatistik Kurumu 1990-2024 Sera Gazı Emisyon İstatistik verisine göre ülkemiz sera gazı emisyonlarında 2024 yılında CO2 eşdeğeri olarak en büyük payı yüzde 71,8 ile enerji kaynaklı emisyonlarına aitken endüstriyel işlemler ve ürün kullanımının yüzde 12,9; tarımın yüzde 12,6; atığın yüzde 2,6 payı oldu. Türkiye sektörel sera gazı emisyonlarının neredeyse yarısından elektrik üretimi sorumlu. Azalan sıra ile çimento; demir-çelik; rafineri; kimya; gübre; kağıt; seramik ve tuğla; cam; kireç ve alçı; alüminyum sektörlerimiz emisyon yayıyor. Bu sektörlerde karbonsuzlaşma yönetimi, en iyi enerji yönetimi demek. Endüstrimizin sera gazı azaltımı, KAİ düşürme, KEİ yükseltme, sözün özü karbonsuzlaşma yolunda ilerlemesi gerekiyor. Bu yolda en iyi enerji yönetimini iklim finansmanı desteğinde başarmamız gerek. Akçesiz enerji de iklim değişikliği mücadelesi de, KEİ yükseltme de yönetilemez. Karbonsuzlaşmada karbon ticareti yeşil iş fırsatı ve akçesi de bizimle: https://www.petroturk.com/makale/enerjinin-karbonu-karbonun-enerjisi-ikiz-maliyet-ve-ikiz-gelir

İş dünyası karbonsuzlaşmayı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tescilli yeşil yerleşkesinde konuşarak KEİ yükseltildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) ana desteğinde ülkemizin ilk ve tek “ISO 20121 Sürdürülebilir Etkinlik Yönetim Sistemi” belgemiz gerekliliklerine uygun ve ST Climate ile “Karbon Nötr” gerçekleştirdiğimiz Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) etkinliğimizde, “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11.İstanbul Karbon Zirvesi’nde önce olmazsa olmaz finansman masada idi. “Belirsizliğin Gölgesinde, İnkâr ve Şüpheye Rağmen İklim Teknolojileri ve Yenilikçi Finansman” adlı ESCARUS Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak başkanlığındaki oturumda TSKB İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Yönetimi Müdürü Çağla Eker Altınkulp ile EBRD Türkiye Başkan Vekili ve Ankara Ofis Başkanı Mehmet Üvez’i dinledik. M. Üvez önemli bir ilk açıklamayı zirvemizde yaptı.Dikkat buyurunuz. Bilindiği gibi 25 Kasım 2024’te Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca EBRD, IBRD ve IFC iş birliğiyle dünyanın en büyük, yeni, gelişmekte olan ülkelere örnek olacak bir endüstriyel karbonsuzlaştırma programı olarak Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu (TIDIP) başlatıldı. TIDIP ile kamu ve özel sektör altyapı projeleri 2030’a kadar 5 milyar avro ile desteklenecek. TIDIP kuruluş müjdesini M. Üvez zirvemizde ilan etti. TIDIP için çok taraflı, çok sayıda müzakere sürerken ödevimiz çok. Eğer çok çalışıp öngörüleri başaramazsak, yeşil müjde, yeşil hüsran olur. Temmuz’da TIDIP lansmanı yapılacak Zirvemizde ulusal, Avrupa Birliği(AB) ve Birleşmiş Milletler(BM) gelişmelerini, mevzuatımızı İTÜ Öğretim Üyesi ve TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy başkanlığındaki “Karbonsuzlaşma Yolunda Ülkemiz” oturumunda dinledik. Prof. Özsoy’dan TÜBİTAK başarıları ve planlamalarını öğrendik. ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nde Hava Yönetimi Daire Başkanı Dr. İrde Çetintürk Gürtepe;Ticaret Bakanlığı’nda AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek;ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanlığı’nda İklim Değişikliği Uzmanı Hüseyin Ayaz; TKYB Sürdürülebilirlik, Çevre ve Sosyal Etki Yönetimi Müdürü Mehtap Şenyurt Altuğ; Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er’i dinlerken kamu gücü, teknokrat ve bürokratlarımızın temsiliyetiyle gurur duydum. Değerli konuşmacılarımıza “Ankara’nın Beşibiryerdesi” dedim. Sizlere selam olsun. Türkiye iklim dirençli sanayisi, ihracatımızda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması(SKDM) karşısında yeşil pasaportlu olmamız ve Emisyon Ticaret Sistemi(ETS) için önce ülkemizde sonra küresel başarı için hazırız. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Kasım 2026 için de arı gibi çalışma var.

Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgesi(SYDB) sürecindeki 14 Ocak 2025 tarihli Endüstriyel Emisyonları Kontrolü Yönetmeliği(EEY) hedefi sanayi tesislerinin emisyonlarını kontrol altına alarak çevresel etkilerini azaltmak.Sektörel Mevcut En İyi Teknikler Tebliğleri kapsamında Enerji Üretimi başlı başına yerini alırken Metal Üretim ve İşleme; Mineral Endüstrisi; Kimya Endüstrisi; Atık Yönetimi; Diğer Faaliyetler için de işin teknik doğası gereği enerji başrolde. EEY ile çevresel kazançlar Hava:97; Su:2,3; Atık:17,1 milyar avro olacak. SYDB sahibi ilk kuruluşlarımızı duymayı, alkışlamayı bekliyoruz.SYDB, SKDM için ulusal gücümüz, ETS için fırsatımız.

Bu yıl sektörlerinin ilk temsiliyetini zirvemizde gerçekleştiren LC Waikiki ve ETİ Bakır ile AKSA Doğalgaz; ATP GreenX; ESCON Enerji; İTHİB, KÜAD, ROSATOM; SOCAR Türkiye’nin karbon yönetiminde ürün ve hizmetleriyle yarattıklarını ve planlamalarını oturumlarımızda öğrendik ve alkışladık. Kuruluşlarımızın “COP31 Eylem Gündemi Öncelikleri: Sıfır Atık;Okyanuslar ve Denizler;Gıda Güvenliği;İklim Dayanıklı Şehirler; Finansal ve Kurumsal Destek; Gençlik ve Eğitim; Yeşil Sanayileşme;Temiz Enerji Dönüşümü;Rio Sinerjisi;Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri” için iştigal alanlarına göre kuvvetli duruşları ayrı kıymetli oldu. Çünkü bu önceliklerde başta enerji sektörü olmak üzere endüstrimizin KEİ yükseltme tartışılamaz gerçeği baş özne. Zirve Sonuç Raporu ve Sunum E-Kitabı yakında Zirve ve SÜT-D web sitelerimizde paylaşımda olacak.

Satırlarımı resmi gündem öncelikleri nedeniyle İTÜ’müzde ağırlayamadığımız, delege hitabını sunduğum Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı, Değerli Meslektaşım Dr. Zafer Demircan’ın “Yeşil, dirençli ve müreffeh bir Türkiye, ortak emeğimizle inşa edilecektir” vurgusuyla bitirirken yüksek delege katılımı için, KEİ yükseltme ortak emeğimiz için akademi, iş dünyası, kamu, medya, sivil toplum paydaşlarımıza hassaten teşekkürümüzü sunuyorum.

Enerjinize, çevrenize ve ikliminize iyi bakınız değerli okuyucularım.