Türkiye ve Güney Kore’den nükleer iş birliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung arasında imzalanan anlaşmalar, Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki kapasitesini artırmayı hedeflerken, Kore’nin uluslararası nükleer pazardaki gücünü de gözler önüne seriyor.

Türkiye ve Güney Kore’den nükleer iş birliği
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma1 Aralık 2025 11:10
Mehmet Ekici – İstanbul

Türkiye ile Güney Kore arasındaki stratejik ortaklık, enerji ve savunma sanayinden kültürel ve ekonomik iş birliğine kadar pek çok alanda derinleşiyor. Son dönemde iki ülke arasında nükleer enerji projeleri konusunda atılan adımlar, hem Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir sayfa açmasını hem de Kore’nin uluslararası alandaki nükleer gücünü pekiştirmesini sağlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’in Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeler, iki ülke arasındaki iş birliğinin kapsamını ve gelecekteki projeksiyonunu ortaya koyuyor.

TÜRKİYE-KORE NÜKLEER İŞ BİRLİĞİ STRATEJİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ortak basın toplantısında, “Nükleer güç santrali kurulması konusunda ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor. Az önce Kore Elektrik Şirketi ile Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptını önemli bir adım olarak görüyorum” dedi. Erdoğan, iki ülke arasındaki güçlü bağları vurgulayarak, Kore’nin Türkiye için “kardeş ülke” niteliği taşıdığını belirtti ve ekonomik, teknolojik ve savunma sanayisine yönelik iş birliği imkanlarını ele aldı.

Erdoğan, görüşmede Türkiye ile Güney Kore arasındaki kapsamlı ekonomik ilişkileri de gündeme getirdi. Yapay zeka, yarı iletkenler, batarya teknolojileri, inovasyon ve yenilenebilir enerji alanlarında ciddi bir potansiyel bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı, rüzgar enerjisi alanında özel sektörler arasında imzalanan yeni iş birliği belgelerinin önemine değindi. Erdoğan, ayrıca Hyundai’nin İzmit’teki yeni yatırımıyla elektrikli araç üretimine başlayacak olmasının, Türkiye’nin yerli elektrikli araç markası TOGG ile paralel bir süreç başlatacağını ifade etti. “Ülkemizde yatırım yapacak, üretim ve istihdam sağlayacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi buradan tekrar ifade ediyorum” sözleriyle, ekonomik iş birliğine verdiği önemi vurguladı.

Savunma sanayiinde de iki ülke arasındaki ortak projelere değinen Erdoğan, Altay Tankı projesini başarılı bir örnek olarak gösterdi. Erdoğan, “Bu alandaki müşterek projeleri daha da çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız ikili görüşmede, savunma sanayisine yönelik bundan sonraki süreçte birçok adımları Güney Kore ile atabileceğimizi konuştuk. Bunun yanında nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor” ifadelerini kullandı.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ise Türkiye ziyaretinde, Sinop Nükleer Santrali Projesi’nin sorunsuz ilerlemesi için her iki hükümetin gerekli desteği sağlayacağını söyledi. Lee, “Güney Kore’nin ileri nükleer teknoloji ve güvenli işletme konusundaki yüksek kapasitesinin, Türkiye’nin nükleer enerji geliştirme sürecine somut katkılar sunmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Lee ayrıca biyoteknoloji ve altyapı projelerinde Koreli şirketlerin Türkiye’deki projelere katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve ortak altyapı çalışmalarının gelecekte daha da güçlendirileceğini vurguladı.

KORE’NİN ULUSLARARASI NÜKLEER GÜCÜ

Kore, yalnızca Türkiye ile değil, uluslararası alanda da nükleer enerji projelerinde etkinliğini artırıyor. Emirates Nuclear Energy Company (ENEC) ile Korea Electric Power Corporation (KEPCO) arasında imzalanan stratejik mutabakat, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki nükleer filoların desteklenmesini ve potansiyel üçüncü ülke projeleri için iş birliğini öngörüyor. Mutabakat kapsamında, küçük modüler reaktörler (SMR’ler), ileri reaktör sistemleri, yakıt döngüsü inovasyonu, radyoaktif atık yönetimi ve nükleer güvenlik araştırmaları gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek.

Bu iş birliği aynı zamanda yapay zeka ve dijital dönüşümü de içeriyor. AI tabanlı öngörücü bakım, tesis optimizasyon araçları, dijital ikizler ve makine öğrenimi uygulamalarıyla nükleer tesislerin güvenliği ve verimliliği artırılacak. ENEC ve KEPCO, ayrıca Barakah modeli üzerinden üçüncü ülkelerde temiz enerji projelerinde iş birliği fırsatlarını değerlendirecek. ENEC CEO’su Mohamed Al Hammadi, “Bu mutabakat, sivil nükleer inovasyonu, dijital dönüşümü ve AI çözümlerinin uygulanmasını ilerletme çabalarımızda olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor” dedi.

AVRUPA PAZARINA AÇILAN KAPI: ÇEK CUMHURİYETİ

Kore, Avrupa pazarına girişiyle de nükleer gücünü pekiştiriyor. Korea Hydro & Nuclear Power (KHNP), Çek Cumhuriyeti’ndeki Dukovany Nükleer Santrali için yaklaşık 18,7 milyar dolar değerinde bir anlaşma imzalayarak, ülkenin Avrupa pazarına ilk kez ihracat yapmasını sağladı. KHNP, başlıca yüklenici olarak inşaat, ekipman tedariki, yakıt temini ve bakım süreçlerini üstlenecek. KHNP Başkanı Whang Joo-ho, “Projeyi eksiksiz yürütmek ve Kore’nin nükleer ekosisteminin küresel rekabetçiliğini güçlendirmek için tüm gayreti göstereceğiz” dedi.

Proje, Kore’nin nükleer teknolojisi ve ilgili sektörleri için Avrupa pazarına girişin önünü açarken, aynı zamanda inşaat, ekipman üretimi ve uzun vadeli bakım alanlarında istihdam ve teknolojik gelişim sağlıyor. Küresel nükleer enerji talebinin yeniden artmasıyla birlikte Kore’nin ihracat ve uluslararası iş birliği kapasitesi daha da önem kazanıyor. KHNP’nin Avrupa’daki bu adımı, Türkiye ile olan iş birliği projelerine de dolaylı bir ivme kazandırıyor.

NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye ile Güney Kore arasındaki nükleer iş birliği, sadece enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda ekonomik, teknolojik ve diplomatik açıdan da kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Erdoğan ve Lee’nin Ankara’daki görüşmeleri, iki ülke arasında stratejik ortaklığın enerji ve savunma alanındaki somut yansımalarını gösterirken, Kore’nin uluslararası nükleer pazardaki yükselişi ve teknolojik kapasitesi, küresel enerji dönüşümünde önemli bir belirleyici olarak ortaya çıkıyor.

Türkiye’nin Sinop Nükleer Santrali Projesi’nden Kore’nin Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa’daki projelerine kadar uzanan iş birliği ağı, nükleer enerji alanında bölgesel ve küresel bir etki yaratmayı hedefliyor. Bu kapsamda, Kore’nin teknoloji ve proje yönetimindeki liderliği ile Türkiye’nin stratejik konumu, gelecekte uluslararası nükleer projelerde birlikte hareket etme potansiyelini güçlendiriyor.

KÜRESEL NÜKLEER ENERJİ VE TEKNOLOJİ REKABETİ

Kore’nin nükleer enerji alanındaki başarısını sadece teknoloji kapasitesi ile sınırlı kalmayacak gibi duruyor. Chung Bum-jin, “Nükleer enerji kapsamlı bir endüstridir. Bu ihracat projesi, Kore’nin nükleer teknolojisini ve ilgili sektörlerini Avrupa’ya genişletme kapısını açtı” ifadelerini kullanıyor. KHNP’nin Dukovany projesinde birlikte çalışacağı tüm Koreli şirketler, tasarım, ekipman üretimi, inşaat ve bakım zincirinde kritik roller üstlenecek.

Kore’nin küresel nükleer stratejisi, ABD’nin planladığı 300 yeni reaktör projesi gibi uluslararası enerji dönüşümü hamleleriyle paralel ilerliyor. Bu kapsamda, Kore hem gelişmiş nükleer teknolojisi hem de proje yönetim kapasitesiyle uluslararası pazarda güçlü bir aktör konumunda. Aynı zamanda Türkiye gibi stratejik ortak ülkelerle yürütülen projeler, hem teknolojik bilgi paylaşımını hem de diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesini sağlıyor.