Türkiye, enerji depolamada yeni döneme giriyor

Türkiye enerjideki küresel dönüşüme ayak uydurarak, enerji depolama yatırımlarında güçlü bir ivme yakaladı. Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB), ülke genelinde ön lisans verilen depolama projelerinin toplamda 33 bin megavat seviyesine ulaştığını, güneş enerjisi depolamada Ankara’nın rüzgar enerjisi depolamada ise Tekirdağ’ın öne çıktığını bildirdi.

Türkiye, enerji depolamada yeni döneme giriyor
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma26 Ağustos 2025 13:13

Sibel Cennetoğlu – Ankara

Yenilenebilir enerji yatırımlarının küresel ölçekte hız kazanması, enerji sistemlerinin daha esnek, güvenilir ve sürdürülebilir biçimde yeniden tasarlanmasını zorunlu kılıyor. Bu dönüşümde enerji depolama teknolojileri, yalnızca şebeke istikrarını sağlamakla kalmıyor aynı zamanda güneş ve rüzgâr gibi değişken üretim profiline sahip kaynakların sisteme entegrasyonunda kritik rol üstleniyor.

Türkiye de bu küresel eğilime paralel şekilde enerji depolama yatırımlarını artırıyor. Türkiye Elektrik Sanayi Birliğinin (TESAB) bu doğrultuda hazırladığı ‘Türkiye Enerji Depolama Durum Analizi Raporu’ yayımlandı.

TESAB, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve Aydın Law’ın katkılarıyla hazırlanan raporda 11 sektör uzmanı ve akademisyen yer alıyor.

Türkiye’deki enerji depolama çalışmalarının en net fotoğrafı olarak öne çıkan çalışmada Türkiye’de enerji depolama alanındaki tüm düzenlemeler, gelişmeler ve süreçleri ele alınıyor.

Harita, Türkiye genelinde hangi bölgelerde depolama yatırımlarının yoğunlaştığını ortaya koyarken, yatırımcılar, politika yapıcılar ve sistem planlayıcılar için önemli bir referans niteliği taşıyor.

STRATEJİK ADIMLAR HIZ KAZANDI

Rapora göre, enerji dönüşümünü hızlandırmak isteyen Türkiye, enerji depolamayı; yenilenebilir kaynakların sistemde daha etkin kullanılabilmesi, arz-talep dengesinin daha çevik yönetilebilmesi ve dağıtık üretim altyapısının güçlendirilmesi açısından stratejik bir bileşen olarak konumlandırıyor.

EPDK’nin mevzuat güncellemeleri, özel sektör yatırımlarını teşvik eden düzenlemeler ve teknoloji sağlayıcılarıyla kurulan stratejik iş birlikleri, bu dönüşümün altyapısını şekillendiriyor.

HEDEF 2030 VE 2035: BATARYA TABANLI KAPASİTE ARTACAK

Türkiye, 2030 ve 2035 yılları için belirlediği batarya tabanlı kapasite hedeflerine ulaşmak için hem kamu hem özel sektör düzeyinde yoğun bir hazırlık süreci yürütüyor. Güneş ve rüzgâr projeleriyle entegre edilen depolama sistemleri, enerji arz güvenliğini pekiştirirken, piyasadaki volatiliteyi de azaltmayı hedefliyor.

Raporda ayrıca, Türkiye’de faaliyet gösteren enerji depolama aktörlerinin örnek uygulamalarına, teknoloji çeşitliliğine ve sektördeki stratejik iş birliklerine de yer veriliyor. Bu sayede sadece bugünkü yatırımlar değil gelecekteki büyüme potansiyeli de kapsamlı biçimde değerlendiriliyor.

TÜRKİYE ULUSAL ENERJİ PLANI VE ENERJİ DEPOLAMA HEDEFLERİ

Türkiye’nin enerji politikalarında son yıllarda belirginleşen temel yönelimlerden biri, şebeke esnekliğini artıracak şekilde enerji depolama teknolojilerinin yaygınlaştırılması olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, ulusal ve uluslararası strateji belgelerinde yer verilen enerji depolama hedefleri, yalnızca teknik bir altyapı vizyonunu değil aynı zamanda karbon azaltımı, arz güvenliği ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini içeren bütüncül bir enerji dönüşüm perspektifini yansıtıyor.

Paris İklim Anlaşması çerçevesinde yayımlanan Ulusal Katkı Beyanı (NDC) doğrultusunda, Türkiye’nin enerji sektöründeki sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik politikalarının temel yapı taşlarından biri olarak batarya sistemleri öne çıkıyor. Bu kapsamda, 2030 yılı sonuna kadar 2,1 GW kurulu batarya gücünün şebekeye entegre edilmesi hedefleniyor. Bu hedef, sadece iklim politikaları açısından değil aynı zamanda değişken üretim yapısına sahip yenilenebilir kaynakların sistem içindeki payının artırılmasına yönelik kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Benzer şekilde, ‘Türkiye Ulusal Enerji Planı’ kapsamında da şebeke esnekliği ihtiyacına yanıt vermek amacıyla enerji depolama kapasitesinin hızla artırılması öngörülüyor. Bu doğrultuda, 2035 yılına kadar 7,5 GW lisans sahibi düzeyinde, 1,7 GW talep taraf katılımıyla olmak üzere toplam 9,3 GW enerji depolama kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Plan, yalnızca batarya teknolojileriyle sınırlı kalmayıp, pompaj depolamalı hidroelektrik santrali (PDHES) yatırımlarının da stratejik öncelik hâline getirilmesini öngörüyor.

Elektrik arz güvenliğinin sürdürülebilir biçimde sağlanabilmesi için, 2030 yılı sonuna kadar hedeflenen 2,1 GW batarya kapasitesinin tekraren vurgulanan raporda, aynı zamanda bu kapasitenin hem iletim hem de dağıtım seviyelerinde yaygınlaştırılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca, hidroelektrik kurulu gücünün 35 GW’a çıkarılması ve bu artış sürecinde pompaj depolama projelerinin yaygınlaştırılması, planın uzun vadeli sistem dengesine ve yenilenebilir entegrasyon kapasitesine dair stratejik kararlılığını da ortaya koyuyor.

TÜRKİYE ENERJİ DEPOLAMA ÖNLİSANS KAPASİTE HARİTASI

EPDK tarafından yayımlanan güncel verilere göre, Haziran 2025 itibarıyla Türkiye’de toplam 33 GW kurulu güce sahip 673 depolamalı elektrik üretim projesine önlisans verilmişti. Bu projelerin teknoloji bazında dağılımı incelendiğinde 262 proje rüzgâr enerjisi temelli olduğu toplamda ise 18.3 GW kurulu güce sahip olduğu görülüyor. 411 proje ise güneş enerjisi tabanlı olarak kayıtlara geçerken bu projelerin toplam gücü 14.6 GW kapasitesinde.

Depolamalı üretim yatırımlarındaki bu ivmeli artış, büyük ölçüde 19 Kasım 2022 tarihinde yürürlüğe giren mevzuat değişiklikleri ile doğrudan ilişkili. Söz konusu düzenlemelerin, depolama entegrasyonunu kolaylaştıran ve teşvik eden hükümlerle yatırım süreçlerini hızlandırarak enerji piyasasında önemli bir yapısal dönüşümün önünü açtığı ortaya çıkıyor.

GES DEPOLAMADA LİDER ANKARA

Rapora göre, Türkiye’de yaklaşık 33 bin megavat büyüklüğünde 673 elektrik üretim-depolama ön lisansı bulunuyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından verilen bu lisansların 18 bin 300 megavatı 262 rüzgar, 14 bin 600 megavatı ise 411 güneş santralinden oluşuyor. GES ön lisans kapasitesinde 2 bin 64 megavat ile Ankara ilk sırada, 1230 megavat ile Antalya ikinci sırada yer alıyor.

Türkiye’deki enerji depolama ön lisanslarını şehir bazında ele alan raporda, Türkiye Depolama Haritası da bulunuyor. EPDK verilerine dayanılarak hazırlanan haritalarda, güneş ve rüzgar enerjisi ön lisans kapasiteleri hem birlikte hem de ayrı ayrı harita üzerinde ele alınıyor.

Buna göre, güneş ve rüzgar toplam ön lisans kurulu gücünde liderliği 4 bin 364 megavat ile Tekirdağ üstlenirken, 2 bin 989 megavat ile Edirne ikinci, 2 bin 879 megavat ile Kırklareli üçüncü sırada yer alıyor. Sadece rüzgar enerjisi depolama ön lisanslarında ise 4 bin 349 megavat ile Tekirdağ ilk sırada gelirken, bu ili Edirne ve Kırklareli takip ediyor.