
IEA’nın 2025 ortası elektrik raporu, ekonomik yavaşlamaya rağmen küresel elektrik tüketiminin güçlü şekilde arttığını ortaya koydu. Yenilenebilir kaynaklar kömürü geçmeye hazırlanırken, veri merkezleri, klima kullanımı ve elektrifikasyon yeni dönemin belirleyici unsurları haline geliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yayımladığı 2025 yılı ortası elektrik görünüm raporu, dünya genelinde elektriğin enerji sistemindeki ağırlığının hızla arttığını gözler önüne serdi. Küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen, 2025’in ilk yarısında elektrik talebindeki büyüme dikkat çekici seviyelere ulaştı. Özellikle sanayi, iklimlendirme sistemleri, veri merkezleri ve ulaşım gibi alanlardaki elektrifikasyon eğilimi bu artışın temel nedenleri arasında gösteriliyor.
ELEKTRİK TALEBİNDE ÇİFTE REKOR
IEA’ya göre küresel elektrik talebi 2025’te yüzde 3,3, 2026’da ise yüzde 3,7 artacak. Bu oranlar, 2015-2023 arasındaki ortalama yüzde 2,6’lık büyümenin oldukça üzerinde. Özellikle 2024’te yaşanan sıcak hava dalgaları, bu eğilimi destekledi ve 2025’in ilk yarısında da benzer bir talep baskısı gözlendi.
Veri merkezlerinin yaygınlaşması, iklimlendirme sistemlerinin artışı ve elektrikli ulaşım gibi alanlarda süren dönüşüm, elektrik talebini toplam enerji talebinden iki kat hızlı büyütüyor. Çin ve Hindistan, dünya talep artışının yüzde 60’ını tek başına oluştururken, sadece Çin 2025’te yüzde 5’lik bir artışla küresel büyümenin yarısını karşılayacak.
ABD’de elektrik tüketimi yüzde 2,3 artarken, Avrupa Birliği yüzde 1,1 ile daha mütevazı bir toparlanma sürecinde. AB’de sanayi talebinin henüz toparlanmaması bu yavaş artışta etkili oluyor.
YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR KÖMÜRÜ ZORLUYOR
Elektrik üretiminde ise en hızlı büyüme yenilenebilir kaynaklardan geldi. Güneş ve rüzgâr enerjisi 2024’te 4.000 TWh’yi aşarken, bu rakamın 2025’te 5.000, 2026’da ise 6.000 TWh’yi geçmesi bekleniyor.
2025 yılında global elektrik talebi artışının %90’ından fazlasının güneş ve rüzgâr ile karşılanacağı tahmin ediliyor. Bu kaynakların toplam üretimdeki payı 2024’te yüzde 15 iken, 2026’da yüzde 20’ye çıkacak. Bu oran, 2014’teki yüzde 4 seviyesinden neredeyse beş kat artışı temsil ediyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının hızlı yükselişiyle birlikte, kömürden elektrik üretimi 2025’te uzun yıllar sonra ilk kez düşüşe geçecek. Çin ve Avrupa’da yaşanan gerileme, ABD ve Hindistan’daki artışlarla dengelense de kömürün toplam üretimdeki payı 2026’da yüzde 33’ün altına düşecek.
Doğalgazdan üretim 2025’te yüzde 1,3 artarak rekor seviyeye ulaşacak. Bu artış, Orta Doğu’daki petrol-doğalgaz dönüşümü ve Asya’daki talep sayesinde gerçekleşiyor. Nükleer enerji ise 2025’te tarihin en yüksek seviyesine çıkacak. Japonya’daki reaktörlerin yeniden devreye alınmaları, Çin, Hindistan ve Kore’deki yeni tesisler bu büyümeyi destekliyor.
BÜYÜYEN TALEP, YENİLENEBİLİR KAYNAKLARLA DENGELENİYOR
Elektrik üretiminden kaynaklanan karbon salımları 2024’te yüzde 1,2 arttı. 2025’te ise emisyonların yatay seyretmesi, 2026’da ise hafif bir düşüş yaşanması bekleniyor. Bu düşüşte yenilenebilir kaynakların artışı ve kömürden uzaklaşma etkili olacak.
En büyük mutlak emisyon azalışı Çin’de beklenirken, Avrupa Birliği de önemli bir düşüş sürecine giriyor. Buna karşın Hindistan ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerde emisyonlar artmaya devam edecek. Elektrik üretiminin karbon yoğunluğu ise 2026’ya kadar ortalama yüzde 3,7 azalacak. AB’de bu düşüş oranı yüzde 10’a, Çin’de ise yüzde 5’e ulaşacak.
ELEKTRİK PİYASALARI FARKLILAŞIYOR, GÜVENLİK ÖNE ÇIKIYOR
2025’in ilk yarısında elektrik fiyatları bölgeden bölgeye değişti. Avrupa ve ABD’de gaz fiyatlarındaki artış nedeniyle toptan elektrik fiyatları yüzde 30-40 arttı. Öte yandan Hindistan ve Avustralya gibi ülkelerde fiyatlar düştü.
Özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi ülkelerde negatif fiyatlı saatlerin oranı yüzde 9’a ulaştı. Bu artış, piyasada arz-talep dengesizliğini ve esnekliğin önemini ortaya koydu. Depolama çözümleri, talep tarafı yönetimi ve yeni piyasa düzenlemeleri artık kaçınılmaz hale geliyor.
Elektrik güvenliği de bu dönemin en hassas başlıklarından biri haline geldi. 2025’in ilk aylarında Şili’de yaşanan 17 saatlik kesinti ve Nisan’da İspanya-Portekiz’i etkileyen 10 saatlik büyük kesinti, elektrik şebekelerinin kırılganlığını tekrar gözler önüne serdi. IEA, elektrik güvenliğinin enerji dönüşüm sürecinin temel ayağı olduğunu vurguluyor.
Bakan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerini bakanlıkta ağırladı10 Haziran 202619:46 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan BYD açıklaması10 Haziran 202618:06 BRICS’in ilk “Kuantum Teknolojileri Forumu” Moskova’da düzenlendi10 Haziran 202617:12 KTO’da enerji sektörünün geleceği masaya yatırıldı10 Haziran 202616:30 Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin ilk limanlar toplantısı yarın Mersin’de düzenlenecek10 Haziran 202614:49