
EPDK, elektrikli araç şarj hizmetlerinde fiyat yapısını sadeleştiren ve ödeme kolaylığı getiren yeni düzenlemeyi duyurdu. AC ve DC ünitelerde tek fiyat uygulamasına geçilirken, otoyol ve devlet yollarındaki yeni DC istasyonlarda kredi kartı zorunluluğu getirildi; tavan fiyat ise şimdilik gündemde değil.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrikli araç sahiplerinin uzun süredir beklediği düzenlemenin hayata geçirildiğini duyurdu. Buna göre işletmeciler AC üniteler için tek fiyat, DC üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak. Böylece kullanıcılar karmaşık tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir bir ücret yapısıyla karşılaşacak.
1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu olacak. Şirketler artık belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulayabilecek. Bu düzenleme, özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşmasına imkân tanıyacak ve rekabeti güçlendirecek.
Bazı firmaların yaptığı fiyat artışlarına yönelik tepkilerle ilgili olarak ise şu aşamada tavan fiyat uygulamasının gündemde olmadığı belirtildi. Tüketici açısından piyasada oluşan fiyatlar ve hizmetin aksamaması konusunda serbest piyasa mantığıyla hareket edildiği, ancak dengenin bozulduğu durumlarda gerekirse tavan fiyat uygulaması konusunda da çalışma yapılabileceği ifade edildi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı Dr. İbrahim Öz, Bloomberg HT’de yayınlanan Gelecek Enerji programında sektördeki son gelişmeleri ve rakamları da şu şekilde paylaştı:
“Ocak ayında şarj istasyonlarındaki toplam tüketim 60 GWh’ı aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen yılın aynı ayında bu rakam yaklaşık 19 GWh seviyesindeydi. Yani neredeyse üç katlık bir artış söz konusu. Araç sayısında ise 400.000 rakamına yaklaştık. 1 Senede neredeyse elektrikli araç sayımızı ikiye katladık. Bugün Türkiye’de her yeni satılan 5 araçtan 1 tanesi elektrikli. Soket sayısı ise 40 bine ulaştı; bunun yaklaşık 22 bin 900’ü AC, 17 bin 100’ü DC. Bu rakamlar bize elektrikli araç ve şarj piyasasının artık güçlü bir büyüme evresine girdiğini gösteriyor.
Dünya 2025 yılı 20 milyon EA satış 2024 17 milyon EA satış. 2024 EA toplam 58 miyon 2025 EA toplam 78 miyon. TR ciro aylık 1 milyar 200 milyon 2020 EA satış 3497 adet 2024 EA satış 105 bin 2025 satış 190 bin.
Elektrikli araç satın alırken en kritik başlıkların başında batarya kapasitesi, gerçek kullanım menzili ve aracın desteklediği şarj hızı geliyor. Batarya kapasitesi doğrudan menzili etkiliyor ancak tek belirleyici unsur değil. Sürüş tarzı, hava sıcaklığı, yol koşulları, hız ve klima kullanımı gibi faktörler gerçek kullanım menzilini ciddi biçimde değiştirebiliyor. Bu nedenle katalogda açıklanan WLTP menzili ile günlük hayatta elde edilen menzil arasında fark olabileceğini bilmek önemli. Tüketicinin kendi kullanım alışkanlıklarını dikkate alarak değerlendirme yapması en sağlıklı yaklaşım.
Şarj hızı da en az menzil kadar belirleyici bir unsur. Araçların desteklediği maksimum AC ve DC şarj gücü farklılık gösterebiliyor. Özellikle uzun yol kullanımı planlayanlar için aracın DC hızlı şarj kapasitesi kritik. 100 kW, 150 kW ve üzeri şarj destekleyen modeller, uygun altyapı bulunduğunda çok daha kısa sürede yüksek doluluk seviyesine ulaşabiliyor. Ancak burada sadece istasyon gücü değil, aracın o gücü ne kadar süreyle kabul edebildiği de önemli; yani şarj eğrisi performansı da dikkate alınmalı.
Batarya garantisi konusu ise tüketici açısından güven unsuru. Bugün piyasadaki araçların büyük çoğunluğunda 8 yıl veya 160 bin kilometre batarya garantisi sunuluyor ve genellikle belirli bir kapasite seviyesinin altına düşmeme taahhüdü veriliyor. Bu da bataryaya ilişkin “ömrü kısa olur” endişesini büyük ölçüde azaltmış durumda. Ayrıca batarya yönetim sistemleri oldukça gelişti; ısı kontrolü ve yazılım optimizasyonları sayesinde batarya sağlığı daha etkin korunuyor.
ŞARJ MALİYETLERİ…BENZİN, MOTORİN VE LPG’Lİ ARAÇLARLA KIYASLAMASI
Elektrikli araçlarda maliyet hesabını doğru yapmak için önce tüketimden başlamak gerekiyor. Bugün ortalama bir elektrikli araç 100 kilometrede yaklaşık 15–18 kWh enerji tüketiyor. Halka açık şarj istasyonlarında AC ünitelerde kWh fiyatları genellikle daha makul seviyede olduğu için kilometre maliyeti yaklaşık 1,4 ila 1,8 TL bandında gerçekleşiyor. DC hızlı şarj ünitelerinde ise yüksek güç ve daha kısa sürede şarj imkânı sunulduğu için birim fiyat biraz daha yüksek oluyor; burada da kilometre maliyeti ortalama 2 ila 2,4 TL aralığında oluşuyor. Yani en hızlı şarj senaryosunda bile 100 kilometrelik bir yolculuğun enerji maliyeti yaklaşık 200–240 TL seviyesinde kalıyor.
Bunu içten yanmalı araçlarla kıyasladığımızda tablo daha net ortaya çıkıyor. Benzinli bir araçta 100 kilometrede ortalama 7,5 litre tüketim varsaydığımızda, güncel akaryakıt fiyatlarıyla 100 kilometrenin maliyeti yaklaşık 400–450 TL seviyesine çıkıyor; bu da kilometre başına 4–4,5 TL demek. Dizel araçlarda tüketim (6 L) biraz daha düşük olsa da litre fiyatı dikkate alındığında 100 kilometre maliyeti genellikle 300–350 TL bandında gerçekleşiyor. LPG’li araçlarda ise 100 kilometre yaklaşık 280–300 TL seviyelerinde bir maliyet oluşturuyor.
Dolayısıyla elektrikli araçlar özellikle AC şarj kullanıldığında çok belirgin bir maliyet avantajı sunuyor; DC hızlı şarj tercih edildiğinde bile çoğu durumda benzinli ve dizel araçlara göre yüzde 40–50 civarında daha ekonomik bir tablo ortaya koyuyor. Bu da elektrikli araçların sadece çevresel değil, yakıt giderleri açısından da güçlü bir alternatif haline geldiğini açıkça gösteriyor.
| Araç Türü | Ortalama Maliyet |
| Elektrikli (AC şarj) | 140–180 TL |
| Elektrikli (DC hızlı şarj) | 200–240 TL |
| Benzinli | 400–450 TL |
| Dizel | 300–350 TL |
| LPG’li | 280–300 TL |
Yıllık maliyet (18.000 km kullanım) için; EA AC: 29 bin, EA DC: 39 bin, ortalama 34 bin, Benzinli: 76 bin, Dizel: 58 bin, LPG: 52 bin. EA ve benzinli arasında yılık maliyet farkı 35 bin TL.
YENİ ŞARJ HİZMETİ YÖNETMELİĞİ NELER GETİRİYOR?
Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde yaptığımız değişiklikler, elektrikli araç ekosisteminin ulaştığı olgunluk seviyesinin doğal bir sonucu. Elektrikli araç kullanımı hızla artıyor, şarj altyapısı yaygınlaşıyor ve piyasa daha rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. Bu büyümeyi daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu bir çerçeveyle desteklemek amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12 Şubat 2026 tarihli toplantısında önemli değişiklikler onaylandı. Amacımız hem sektörün gelişimine ivme kazandırmak hem de tüketici memnuniyetini artırmak.
Fiyatlama tarafında önemli bir esneklik getirdik. Şirketler artık belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulayabilecek. Bu düzenleme, özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşmasına imkân tanıyacak ve rekabeti güçlendirecek. Bununla birlikte fiyat yapısını sadeleştirdik. AC ve DC ünitelerde güce göre farklı fiyat uygulanmasına son verildi. İşletmeciler AC üniteler için tek fiyat, DC üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak. Böylece kullanıcılar karmaşık tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir bir ücret yapısıyla karşılaşacak. Böylelikle şeffaflığı daha da artacağını düşünüyoruz.
Düzenleme yalnızca fiyat boyutuyla sınırlı değil. Mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından işletilebilmesine imkân tanıyarak özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif oluşturduk. Roaming, yani ortak ağ uygulamalarının hukuki çerçevesini güçlendirdik; şirketler arasında yapılan roaming sözleşmeleri Kuruma bildirim kapsamında olacak ve gerekli görülmesi hâlinde usul ve esaslar EPDK tarafından belirlenecek. Bu, kullanıcıların farklı ağlara daha kolay erişmesini sağlayacak.
Ödeme kolaylığı açısından da önemli bir düzenleme yaptık. 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu olacak. Böylece uygulama indirmeden veya üyelik oluşturmadan da ödeme yapılabilecek; özellikle uzun yol kullanıcıları için önemli bir kolaylık sağlanacak.
Verimlilik tarafında batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesine imkân tanıdık. Bu, yüksek güçlü istasyonlarda gereksiz işgali önleyerek daha fazla aracın hizmet almasını sağlayacak. Ayrıca şarj ünitelerinde güç yönetimi uygulamalarına açık bir yasal zemin oluşturarak şebeke kapasitesinin daha verimli kullanılmasını hedefledik.
Hizmet kalitesi boyutunda çağrı merkezi kurulması zorunlu hale getirildi ve şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirildi. Böylece hem kullanıcı desteğini hem de veri güvenliğini güçlendirmiş olduk. Ayrıca istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanıyarak sektörde daha dinamik bir rekabet ortamı oluşturduk.
Özetle bu düzenlemeyle, büyüyen şarj hizmetleri piyasasını daha şeffaf, daha rekabetçi, daha güvenli ve kullanıcı odaklı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz.
ŞARJ FİYATLARINDA REKABET VE TAVAN FİYAT
Şarj hizmeti piyasası serbest piyasa esasına göre işleyen bir piyasa. EPDK olarak bizim temel görevimiz fiyat belirlemek değil; piyasayı düzenlemek, lisanslama süreçlerini yürütmek, denetim yapmak ve rekabetin sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Yani sistem başıboş değildir; kurallı, izlenen ve denetlenen bir piyasadan söz ediyoruz. Bugün piyasada 180’in üzerinde lisanslı şarj ağı işletmecisi faaliyet gösteriyor ve bu sayı sürekli artıyor. Oyuncu sayısının artması, özellikle büyük şehirlerde ve ana ulaşım akslarında aynı bölgede birden fazla işletmecinin hizmet vermesi, lokasyon bazlı rekabeti güçlendiriyor. Bu da fiyatların tek taraflı değil, rekabet ortamında dengeli şekilde oluşmasını sağlıyor.
Şu aşamada tavan fiyat uygulaması gündemimizde yok. Çünkü şarj hizmeti piyasası henüz büyüme ve yatırım aşamasında olan bir sektör. Yüksek güçlü DC istasyonların yatırım maliyetleri, yer kiraları ve işletme giderleri oldukça ciddi seviyelerde. Bu nedenle fiyatların rekabet ortamında oluşması, yatırım iştahının korunması açısından önemli. Bizim önceliğimiz fiyatı belirlemek değil; fiyatın şeffaf, karşılaştırılabilir ve rekabetçi bir zeminde oluşmasını sağlamak.
Bugün 180’in üzerinde lisanslı şarj ağı işletmecisi var ve bu sayı her geçen gün artıyor. Oyuncu sayısı arttıkça lokasyon bazlı rekabet güçleniyor ve fiyat artışı yapan şirketlerin yanında fiyat düşüren olan şirketler de bulunmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde ve ana ulaşım akslarında aynı bölgede birden fazla işletmecinin faaliyet göstermesi fiyatların daha dengeli bir seviyede oluşmasına katkı sağlıyor. Piyasa olgunlaştıkça ve ölçek büyüdükçe birim maliyetler de düşüyor; bu da uzun vadede fiyatlara olumlu yansıyabilecek bir unsur.
Özetle, müdahaleci bir fiyat politikası yerine rekabeti güçlendiren, şeffaflığı artıran ve tüketiciyi koruyan bir yaklaşımını benimsiyoruz. İnancımız şu ki sağlıklı işleyen rekabet ortamı, uzun vadede hem yatırımcıyı hem de kullanıcıyı koruyan en sürdürülebilir modeldir. Ancak diğer taraftan bizim asıl odak noktamız tüketicimizdir. Tüketicimiz açısından piyasada oluşan fiyatlar ve hizmetin aksamaması konusunda her ne kadar serbest piyasa mantığıyla hareket etsek de bu dengenin bozulduğu durumlarda gerekirse tavan fiyat uygulaması getirmek konusunda da çalışmamızı yaparız.
PROJEKSİYON
Elektrikli araç ekosistemindeki mevcut ivme, Türkiye’nin erken aşamayı geride bırakıp ölçek büyütme dönemine girdiğini gösteriyor. 2030 ve 2035 projeksiyonları bu dönüşümün yönünü net biçimde ortaya koyuyor. 2030’da elektrikli araç sayısının 1,5-2 milyon bandında olacağı, 2035’te ise 4 milyonu aşan bir araç sayısına ulaşılabileceğini öngörüyoruz. Bu, otomotiv sektörü açısından oldukça kısa bir zaman diliminde gerçekleşen güçlü ve yapısal bir dönüşüm anlamına geliyor.
Araç sayısındaki bu artış, şarj altyapısında da paralel bir genişlemeyi zorunlu kılıyor. Yüz binlerce soketlik bir kapasiteye ihtiyaç duyulacağı açık. Bu yalnızca yeni istasyon kurulumları demek değil; mevcut istasyonların kapasite artırımı, daha yüksek güçlü DC yatırımlarının yaygınlaşması ve şebeke bağlantı güçlerinin büyütülmesi anlamına da geliyor.
Önümüzdeki dönemde yatırım ihtiyacı özellikle üç başlıkta yoğunlaşacak. İlk olarak yüksek güçlü DC altyapı öne çıkacak. Batarya kapasiteleri büyüdükçe ve kullanıcıların hızlı şarj beklentisi arttıkça 180 kW ve üzeri yüksek hızlı istasyonlar daha yaygın hale gelecek. İkinci olarak otoyol ve şehirlerarası koridorlarda güçlü ve yedekli altyapı kurulması gerekecek; uzun mesafe ulaşımın kesintisiz ve güvenli olması bunun temel şart. Üçüncü başlık ise şebeke entegrasyonu ve depolama çözümleri. Özellikle yoğun bölgelerde batarya destekli istasyonlar hem şebeke yükünü dengeleyecek hem de arz güvenliğini artıracak.
Bu süreçte yalnızca sayısal büyüme değil, niteliksel gelişim de yaşanacak. Ultra hızlı şarj istasyonlarının ana ulaşım akslarında standart hale gelmesi, şehir içi dağılımın daha dengeli planlanması ve akıllı güç yönetimi uygulamalarının devreye alınması altyapının verimliliğini artıracak.
Ayrıca yatırım ihtiyacı sadece fiziksel soket sayısından ibaret değil. Yazılım altyapısı, ödeme sistemleri, roaming entegrasyonları, siber güvenlik ve veri yönetimi gibi alanlarda da güçlü bir dijital altyapı gerekiyor. Büyüyen bir sistemin güvenli, şeffaf ve kesintisiz çalışması en az kapasite artışı kadar kritik.
Sektörde yatırıma ilginin yüksek olması ve lisanslı işletmeci sayısındaki artış, özel sektörün bu dönüşümü sahiplenmeye devam ettiğini gösteriyor. Bizim açımızdan hedef ise yatırımın önünü açarken kaliteyi, rekabeti ve sürdürülebilirliği güvence altına almak.
Tüm bu çerçeveye önümüzdeki 5-10 yıl içinde Türkiye’de şarj piyasasının daha yaygın, daha hızlı ve teknolojik olarak daha gelişmiş bir yapıya ulaşacağını öngörüyoruz. Planlı altyapı yatırımları ve güçlü düzenleyici çerçeve ile Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümünü sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde büyüten ülkeler arasında yer alacağını değerlendiriyoruz.”
Lisanssız elektrik üretim tesislerinde 10 yıllık YEKDEM sonrası ihtiyaç fazlası enerji fiyatı belirlendi13 Haziran 202614:22 Yer altı maden işletmelerinde meydana gelen maliyet artışlarının karşılanmasına ilişkin kararda değişikliğe gidildi13 Haziran 202614:20 Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin ilk liman toplantısı Mersin’de düzenlendi13 Haziran 202609:00 GKRY, İsrail, Yunanistan ve ABD, Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulması için anlaştı13 Haziran 202608:30 Elektrikli araçlar dünyanın çevresini 4 bin 400 kez dolaştı13 Haziran 202608:00