
2025 yılı itibarıyla Türkiye elektrik piyasasında dijitalleşme, üretimden ticarete, bakım süreçlerinden uluslararası entegrasyona kadar tüm alanlarda belirleyici bir faktör haline geldi. EPİAŞ verileri, yapay zeka destekli sistemler, ETRM yazılımları ve Avrupa ile uyumlu dijital altyapılar, sektörde veri odaklı karar alma kültürünü güçlendiriyor. Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır, bu dönüşümde Türkiye’nin geldiği noktayı ve atılması gereken adımları gazetemize özel değerlendirdi.

Türkiye elektrik piyasasında dijitalleşme, son yıllarda artan elektrik talebi, enerji dönüşümü hedefleri ve rekabetçi piyasa yapısı doğrultusunda temel bir ihtiyaç haline gelmiştir. Özellikle 2025 yılı itibarıyla bu dönüşüm hızlanmış; hem üretimden tüketime kadar olan süreçlerde hem de ticaret işlemlerinde köklü değişimlerin önünü açmıştır. EPİAŞ verilerine göre, 2025’in ilk çeyreğinde elektrik tüketimi yıllık bazda yüzde 1 artarak 85.515 gigavat saate yükselmiş, üretim de benzer şekilde artarak 80.285 gigavat saat olarak gerçekleşmiştir. Bu üretim-tüketim dengesindeki artış, ticaret hacmini büyütmüş ve dijital araçların bu süreçteki rolünü daha da belirgin hale getirmiştir.
Elektrik ticaretinde dijitalleşme, yalnızca işlemleri hızlandıran ve kolaylaştıran bir süreç değil; aynı zamanda piyasaya derinlik kazandıran, riskleri daha etkin yöneten ve karar alma mekanizmalarını güçlendiren stratejik bir dönüşümdür. Bu kapsamda yapay zeka algoritmaları, büyük veri analitiği, blokzincir uygulamaları ve Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojileri, sektörün hem üretim hem ticaret bacağında yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu teknolojiler sayesinde üretim tahminleri daha isabetli yapılabilmekte, fiyat dalgalanmalarına karşı daha hızlı pozisyon alınabilmekte, portföy optimizasyonları sağlanabilmekte ve işlem güvenliği artırılabilmektedir.
PİYASA ŞEFFAFLIĞININ ARTMASI VE GÜVEN ORTAMININ PEKİŞMESİ
EPİAŞ tarafından geliştirilen yeni nesil dijital platformlar, piyasa katılımcılarının e-Devlet hesapları üzerinden sisteme güvenli bir şekilde erişmesini mümkün kılarken, işlemlerin daha şeffaf, izlenebilir ve hızlı yürütülmesini sağlamaktadır. Özellikle piyasa şeffaflığının artması, güven ortamının pekişmesini ve yatırım kararlarının daha sağlıklı verilmesini desteklemektedir. Bununla birlikte, uzlaştırma süreçlerinden teklifleme sistemlerine kadar birçok alan artık dijital altyapılarla entegre hale getirilmiştir.
YERLİ YAZILIMLAR DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI HALİNE GELDİ
Türkiye’de enerji ticaretine özel olarak geliştirilen yerli yazılım çözümleri de bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bunlardan biri olan RIX | ETRM, olasılıksal fiyat tahmini, portföy ve risk yönetimi, ticaret işlemleri kontrolü ve gelişmiş raporlama gibi fonksiyonlar sunarak piyasa oyuncularına stratejik bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu tür platformlar sayesinde manuel süreçlerin yerini otomatikleştirilmiş ve yapay zeka destekli sistemler almakta, operasyonel hatalar azalmakta ve veriye dayalı karar alma kültürü yaygınlaşmaktadır.
DAHA PLANLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR İŞLETME YAPISI
Bu dijital dönüşüm aynı zamanda Türkiye’nin enerji talebindeki büyümeyle de doğrudan ilişkilidir. 2024 yılı itibarıyla elektrik tüketimi, sanayi üretimindeki artış, ekonomik büyüme ve iklim değişikliğine bağlı artan soğutma ihtiyacı gibi nedenlerle yaklaşık yüzde 5,5 oranında yükselmiş ve 342 teravat saat düzeyine ulaşmıştır. Özellikle güneş enerjisinden sağlanan üretimin 7,3 teravat saat artış göstermesiyle birlikte, rüzgar ve güneşten elde edilen toplam üretim 62 teravat saate ulaşmış, bu da yerli kömür üretiminin (47 teravat saat) önüne geçerek yenilenebilir kaynakların sektördeki ağırlığını artırmıştır. Kömür ve doğalgaz gibi fosil kaynakların üretimdeki payı azalmış, bu durum hem emisyon hedefleri hem de kaynak çeşitliliği açısından olumlu bir tablo ortaya koymuştur.
Yenilenebilir enerji üretimindeki artış, beraberinde tahminleme süreçlerinin de daha hassas ve teknolojiye dayalı olmasını zorunlu hale getirmiştir. Özellikle güneş ve rüzgar gibi değişken üretim karakteristiğine sahip kaynakların sistemde daha etkin yönetilebilmesi için anlık veriye dayalı sistemler, otomatik yük tahsisi, üretim optimizasyonu ve bakım planlamaları önem kazanmıştır. Bu noktada, yapay zeka destekli anormallik tespiti ve arıza öngörü sistemleri devreye girmekte; SCADA sistemleri ve IoT sensörleri üzerinden elde edilen geçmiş verilerle daha planlı ve sürdürülebilir bir işletme yapısı oluşturulmaktadır.
TÜRKİYE’NİN DİJİTALLEŞME İLE BİRLİKTE ENERJİ TİCARET MERKEZİ OLMA HEDEFİ
Dijitalleşme yalnızca teknolojik sistemleri değil, aynı zamanda insan kaynağını da etkilemektedir. Operasyonların otomatikleşmesi bazı iş alanlarını dönüştürse de, veri analizi, yazılım geliştirme, siber güvenlik ve modelleme gibi alanlarda nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Dolayısıyla, dijitalleşme süreci sektörde hem beyaz yaka hem de mavi yaka çalışanlara kariyer gelişimi ve yeni uzmanlık alanları yaratmaktadır.
Uluslararası alanda da Türkiye, dijitalleşmenin sunduğu imkânları kullanarak bölgesel bir enerji ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda ilerlemektedir. Komşu ülkelerle gerçekleştirilen elektrik ticareti ve Avrupa piyasalarıyla yürütülen entegrasyon projeleri, dijital altyapının güçlendirilmesini ve regülasyonların Avrupa standartlarına uyumlu hale getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda TEİAŞ’ın ENTSO-E tam üyeliği ve enterkonnekte bağlantı noktalarının güçlendirilmesi (Yunanistan ve Bulgaristan başta olmak üzere), Türkiye’nin Avrupa elektrik sistemine daha entegre bir yapıya kavuşmasını desteklemektedir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin “Fit for 55” paketi ve “Clean Energy Package” gibi kapsamlı düzenlemelerine uyum sağlamak, ulusal emisyon ticareti sisteminin kurulmasıyla birlikte daha da önem kazanmıştır.
RİSK YÖNETİMİ VE OPTİMİZASYON GİBİ SÜREÇLER YAPAY ZEKA KULLANIMINI KAÇINILMAZ KILIYOR
Geleceğe yönelik projeksiyonlara bakıldığında, Türkiye Ulusal Enerji Planı’na göre 2035 yılına kadar toplam elektrik talebinin 510 teravat saate ulaşması beklenmektedir. Aynı dönemde rüzgar ve güneş enerjisinden sağlanan üretimin dört katına çıkarılarak toplam üretim içindeki payının yüzde 49’a yükseltilmesi hedeflenmektedir. Bu hedefler doğrultusunda enerji ticareti yapan şirketlerin dijital teknolojilere yatırım yapmaları, risk yönetimi ve optimizasyon gibi süreçlerde yapay zekayı etkin kullanmaları kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmektedir.
Dijitalleşme süreci Türkiye elektrik piyasasında yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda daha şeffaf, öngörülebilir, hızlı ve rekabetçi bir piyasa yapısının inşası anlamına gelmektedir. Bu dönüşümün merkezinde yapay zeka, büyük veri, otomasyon ve güvenli dijital altyapılar yer almakta; kamunun sağladığı destekleyici regülasyonlar ve özel sektörün teknolojik yatırımlarıyla birlikte bu sürecin çok boyutlu bir yapıya evrildiği görülmektedir. Önümüzdeki dönemde enerji sektöründe başarılı olmak isteyen şirketler için dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.

Bu doğrultuda Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.
2025 yılı itibarıyla dijitalleşmenin, elektrik üretim sektöründe operasyonel verimlilikten kaynak optimizasyonuna, öngörülebilirlikten ticaret süreçlerine kadar çok boyutlu bir dönüşüm sağladığı açıkça görülmektedir. Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) olarak, bu dönüşümün sektöre yansımalarını yakından izliyor; üyeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmeye yönelik faaliyetler yürütüyoruz. Üyelerimizin farklı operasyonel yapıları doğrultusunda; SCADA/DCS altyapıları, IoT uygulamaları, yapay zeka destekli üretim ve fiyat tahmin sistemleri, emre amadelik ve bakım planlaması ile enerji verimliliği optimizasyonu gibi çeşitli dijitalleşme alanlarında farklı uygulamaların benimsendiği görülmektedir. Üretim şirketlerinin dijitalleşme süreçlerine yaklaşımı; faaliyet ölçeği, teknolojiye erişim ve kurumsal önceliklere göre çeşitlilik arz edebilmektedir. Bu çerçevede, EÜD, bilgi paylaşımını ve iyi uygulama örneklerinin aktarımını destekleyen bir etkileşim alanı sunmaktadır. Bu kapsamda, “Siber Olaylara Müdahale” çalışma grubumuz aracılığıyla, EPDK Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı liderliğinde yürütülen Siber Güvenlik Olgunluk Modeli çalışmalarına teknik ve mevzuat düzeyinde katkı sunduk. Ayrıca, yapay zeka uygulamaları ve dijital teknolojilere ilişkin sektörel bilgi paylaşımını artırmaya yönelik etkinliklerimizi dijital ortamlarda kesintisiz sürdürüyoruz.
“TAHMİN-TÜKETİM SAPMALARININ AZALTILMASI, TEKLİF FİYATLARININ DAHA RASYONEL BELİRLENMESİNİ SAĞLIYOR”
Elektrik ticaretinde dijital sistemlerin yaygınlaşması, üretim şirketlerinin karar alma süreçlerinde önemli bir dönüşümün önünü açmıştır. Gerçek zamanlı piyasa verilerinin, meteorolojik tahminlerin ve talep projeksiyonlarının enerji ticareti yazılımlarına entegre edilmesi; özellikle operasyonel hız, öngörülebilirlik ve otomasyon alanlarında dikkate değer gelişmeler sağlamıştır. Üyelerimizden edindiğimiz gözlemlere göre, birçok üretim şirketi ETRM (Enerji Ticareti ve Risk Yönetimi) sistemlerini kullanarak piyasa, kredi, likidite ve operasyonel riskleri bütünleşik biçimde analiz edebilmekte, senaryo temelli simülasyonlar aracılığıyla daha veriye dayalı karar alma süreçleri yürütmektedir. Bu kapsamda, VaR (Value at Risk) ve Monte Carlo gibi yöntemlerin de risk modellemelerinde uygulandığı örneklerle karşılaşılmaktadır. Tahminleme ile üretim-planlama entegrasyonu, özellikle yenilenebilir enerji alanında tekliflerin belirlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Tahmin-tüketim sapmalarının azaltılması, teklif fiyatlarının daha rasyonel ve rekabetçi şekilde belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Geniş portföye veya hibrit santrallere sahip üreticiler açısından bu dijital sistemlerin önemli faydalar sağladığı görülmektedir. Portföydeki varlıkların marjinal maliyetlerinin, beklenen piyasa fiyatlarıyla eşleştirilmesi yoluyla optimum dispatch ve ticaret stratejileri geliştirilebilmektedir.
Dijitalleşmenin insan gücüne olan ihtiyacı azaltma gerçeğine karşın, elektrik üretim sektöründe artan dijitalleşme süreci, hem beyaz yaka hem de mavi yaka çalışanlara farklı alanlarda kendilerini geliştirme ve kariyerlerini ilerletme fırsatları sunmaktadır. Özellikle veri analizi, modelleme, yazılım ve otomasyon alanlarında nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç artmaktadır.
Son olarak, EPİAŞ tarafından sunulan şeffaflık platformları ve veri setlerinin de bu dijital dönüşümün altyapısını güçlendiren önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtmek gerekir.
“AVRUPA İLE TAM ENTEGRASYON İÇİN DİJİTAL UYUM VE MEVZUAT DESTEĞİ KRİTİK ÖNEMDE”
Türkiye’nin Avrupa elektrik piyasalarıyla entegrasyon süreci, yalnızca fiziksel enterkonneksiyonla sınırlı olmayan, aynı zamanda dijital altyapı, veri standardizasyonu ve mevzuat uyumu gerektiren çok boyutlu bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu kapsamda EÜD olarak, kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan heyetimizle birlikte 2024 yılı Ekim ayında Belçika’da gerçekleştirdiğimiz teknik ziyarette, Avrupa’da bu alanda öncü kurumlarla birinci elden temas sağladık. ELIA, N-Side, Ampacimon ve Qualitics gibi kuruluşlarla yapılan görüşmelerde; yapay zeka destekli tahminleme ve optimizasyon süreçleri, elektrik şebeke kapasitesinin artırılması ve dijital ikiz teknolojileri gibi konulara dair önemli çıktılar elde edildi. Mevcut durumda Türkiye’nin dijital altyapısında Avrupa standartlarına yakınlaştığı yönler olduğu gibi, gelişmesi gereken alanlar da mevcuttur. EPİAŞ’ın Şeffaflık Platformu, sunduğu veri setiyle Avrupa’daki iyi uygulamalarla büyük ölçüde uyumludur. GÖP’te uygulanan otomatik teklifleme sistemleri de Avrupa’da kullanılan çözümlerle benzer düzeyde işlemektedir. Ayrıca uzlaştırma süreçlerinin etkinliği ve Bulgaristan ile Yunanistan üzerinden sağlanan enterkonnekte yapının işleyişi güçlü yönler arasında sayılabilir. Diğer yandan, Avrupa’daki harmonik yapılara (örneğin MARI ve PICASSO) tam entegrasyonun yanı sıra; dijital veri formatları, protokoller ve otomasyon standartları arasındaki uyum eksikliği ile siber güvenlik ve veri şifreleme konularında “NIS2” yönergesine uyum sağlanması gibi başlıklarda ilerleme kaydedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Avrupa’daki CIM (Common Information Model) veri standardının benimsenmesi, SCADA–Smart Grid entegrasyonunun güçlendirilmesi ve dijital arayüz ve sinyal yönetiminin optimize edilmesi önümüzdeki dönemin/geleceğin öncelikli teknoloji alanları olarak öne çıkmaktadır.
Mevzuat tarafında ise, yapay zeka temelli tahminleme algoritmalarının regülasyonlarla desteklenmesi, Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında Avrupa “Fit for 55” ve “Clean Energy Package” ile daha yüksek düzeyde uyum sağlanması kritik konular arasında yer almaktadır. Bu sürecin kurumsal boyutu açısından TEİAŞ’ın ENTSO-E’de tam üyeliği ve enterkonnekte noktalarımız Yunanistan ve Bulgaristan hatlarının güçlendirilmesi de entegrasyonun başarısı açısından önem taşımaktadır.
‘YAPAY ZEKA İLE ARIZA ÖNGÖRÜSÜ VE BAKIM PLANLAMASI DAHA YÖNETİLEBİLİR HALE GELİYOR’
Dijitalleşme, elektrik üretim sektöründe yalnızca ticaret değil; bakım yönetimi, arıza öngörüsü ve operasyonel verimlilik alanlarında da önemli kazanımlar sağlamıştır. Üretim süreçlerinde IoT sensörleri ve SCADA sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, proaktif ve duruma dayalı bakım gibi yaklaşımların birçok üretim şirketi tarafından değerlendirildiği gözlemlenmektedir. Yapay zeka destekli modellemeler sayesinde, geçmiş performans verileri üzerinden anormallik tespiti ve arıza öngörüsü yapılabilmekte; bu sayede üretim duruşları daha planlı ve yönetilebilir hale gelmektedir. Bu teknolojiler, zamanlama doğruluğunu artırırken bakım kaynaklarının da daha etkin kullanılmasına katkı sunmaktadır. Ayrıca, gerçek zamanlı performans izleme ve üretim-yük tahsisi entegrasyonu sayesinde, üretim tahminlerinin doğruluğu artmakta ve anlık operasyonel optimizasyon olanakları genişlemektedir. Bu gelişmeler, özellikle yenilenebilir kaynaklara sahip tesisler açısından daha esnek ve sürdürülebilir bir işletme yapısını desteklemektedir.
KÖMÜRDER’de yeni yönetim belirlendi9 Haziran 202616:46 Kadoil’den İstanbul’un kalbinde yeni yatırım9 Haziran 202616:23 Astor Şarj, 60’dan fazla ilde 1000 soket ve 280 bin kullanıcıya ulaştı9 Haziran 202613:58 Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri9 Haziran 202611:32 Orta Doğu’daki savaş AB’nin enerji faturasını 47 milyar avro yükseltti9 Haziran 202611:31