PÜİS bayilerle Bursa’da buluştu

PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş’un öncülüğünde gerçekleştirilen Marmara Bölgesi Akaryakıt Bayileri Toplantısı’nda, akaryakıt sektörünün güncel gündemi, bayilerin karşılaştığı yapısal sorunlar ve piyasa dinamikleri ele alındı.

PÜİS bayilerle Bursa’da buluştu
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma2 Mart 2026 11:50
Beyza Erdoğan – Bursa

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Genel Başkanı İmran Okumuş öncülüğünde düzenlenen Marmara Bölgesi Akaryakıt Bayileri Toplantısı, Bursa’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda sektörün güncel sorunları ve bayilerin beklentileri masaya yatırıldı.

“BİZİM TEK AMACIMIZ SEKTÖRÜN ONURUNU KORUMAK”

PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş konuşmasında, sektörün uzun yıllardır ağır bir düzenleme yükü altında faaliyet gösterdiğini belirterek şunları söyledi: “90’lardan gelen sınır ticareti, ardından 10 numara yağ süreci… Devletin kendi eliyle kurduğu, akaryakıtı toplayıp sınır ticaretini desteklemek amacıyla bayilere resmi yolla sattığı bir yapı… Sonrasında, ‘10 numara’ dediğimiz, sektörün en büyük belası ortaya çıktı. Devletin kendi içinde başlattığı denizdeki balıkçı ve motorcudan ÖTV’siz uygulamalar, gaz yağı karışımı… Dağıtım şirketlerine sayaç zorunluluğu, bayilere yazar kasa, otomasyon, akıllı ÖKC ve bugün akıllı UTTS’ye kadar sektörün tüm yükü bizim üzerimize geldi.

2003 yılında sektörün tüm paydaşlarını tek kanunla yönetmek üzere 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu yürürlüğe girdi. 2006’da yazar kasa ele alındı, 2007’de dağıtım şirketlerine sayaç uygulandı. 1240 sayılı Kurul kararıyla dağıtıcı ve bayiye otomasyon zorunluluğu getirildi. E-irsaliye ile kayıt dışının önleneceği söylendi. Yıllar içinde birçok düzenleme yapıldı. Neleri çözdük? Birçoğunu hallettik. Ancak tüm bu düzenlemelerin yükü hep bayinin üzerinde kaldı. Nedir bizim haklarımızın gasbı? Yani elimizden olmayan, irademizi yok sayan zihniyetle dağıtım şirketleriyle bayilerin entegre kâr marjının ortak olması, birlikte olması. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu net açık bir şekilde ifade ediyor. Dağıtıcı ve bayinin kar marjı entegre verilip kendi aralarında bölüşülüyor. Biz de buna karşı 2019 yılında uzun ve zorlu bir mücadele verdik. Çok şükür torba yasayla bayilerin haklarını koruyacak düzenlemeleri çıkarmak nasip oldu.
1240 sayılı Kurul kararı açıkça ifade etmesine rağmen yıllarca farklı yorumlandı. Dokuz yıl mücadele ettik. Sonunda karar düzeltildi ve yeni sözleşmelerde bayiden otomasyon bedeli alınamayacağı net şekilde yazıldı. PÜİS bunu kaldırdı.

Bir diğer önemli kazanım: Dağıtım şirketleri hiçbir isim altında bayiye fatura yansıtamaz. Eğer bayi sözleşmede yüzde 50–50’ye imza atıyorsa, bu kendi rızasıdır. Ama sözleşmede olmayan bir bedel fatura edilemez.

2019’da akaryakıtta 24, LPG’de 18 başlıkta düzenleme yapıldı. Cezai uygulamalar makul hale getirildi. 645 sayılı Gümrük ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndaki ağır yaptırımlar kaldırıldı. Önceden küçük bir aparat bulunsa lisans iptali oluyordu; bu kaldırıldı.

Çift tabanca uygulamasında, Avrupa Birliği uyum gerekçesiyle istasyonların sökülebileceği söylendi. Yeni kurulan istasyonlar için uygulama getirildi ama mevcut istasyonların müktesep hakkı korundu.

Şimdi sektörün önünde 21 başlık var: Nakliye, yangın yönetmeliği, imar uygulamaları, kredi kartı komisyonları, çalışma saatleri, UTTS maliyetleri, ışıklı tabelalar, sorumlu müdür, teminat mektubu, bütünleşik POS, TSE, GSM, şarj istasyonu, seperatör uygulaması, buhar geri dönüşüm sistemi, gri alan, dış satışlar, otomasyon sistemleri ve diğerleri…
Odalar Birliği’ndeki LPG Meclisi toplantısında, sektörün tüm paydaşları olarak ilk kez ortak bir karar aldık ve bunu EPDK’ya gönderdik. Aldığımız karar, sorumlu müdürlük uygulamasının tamamen kaldırılması yönündedir. Ayrıca LPG dolumu yapan çalışanlarımızın, yeni muayene ve düzenlemeler kapsamında, benzin ve motorin tarafında olduğu gibi değerlendirilmesi ve işlemlerin buna göre yürütülmesi için gerekli yazıyı yazdık ve süreci yakından takip ediyoruz.

Yangın yönetmeliğiyle ilgili yeni düzenleme, birçok istasyonu kapanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Düzenlemeye uygun vaziyet planı götürmezseniz GSM iptal ediliyor, lisans düşüyor. Türkiye’de yaklaşık 13 bin istasyon var; yapılan araştırmaya göre 10 binden fazlası bu düzenlemeye uyum sağlamıyor. Bunun için 167/4 maddesi kapsamında müktesep hakkın korunması yönünde çalışma yaptık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı imzaladı, İçişleri Bakanlığı’nın imzalamasının ardından mevcut istasyonlar kurtulacak.

1969 tarihli kanun yalnızca benzin, mazot, gaz yağı, oto lastik ve büfe faaliyetlerini düzenliyor. Market gibi faaliyetler için kanun değişikliği hazırladık ve Plan Bütçe Komisyonu’na sunduk.
Çalışma saatleriyle ilgili olarak 12–24 sistemine geçilmesi için girişimlerimiz sürüyor.

Kredi kartı komisyonları büyük bir sorun. HAKAS merkezi üzerinden Vakıfbank, Ziraat ve Halkbank ile anlaşmalar yaptık, takas maliyetini düşürdük. Ancak bankaların komisyon oranları hâlâ yüksek. Çözüm; mahsuplaşma sistemine geçmek, dağıtım şirketlerinin POS sistemlerini yeniden düzenlemek ve ortak ödeme sistemi kurmak.

UTTS sürecinde bayiye ciddi maliyet çıkarıldı. Cumhurbaşkanlığı nezdinde görüşmeler yapıldı. Hizmet bedeli kaldırıldı, 50 bin TL’ye sabitlendi, enflasyon artışı iptal edildi. Montaj bedelleri düşürüldü. Sendika olarak yetki alarak 2.662 istasyona bedelsiz cihaz montajı yaptık.

1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren düzenlemeyle, bayi ve dağıtıcı kılavuz dışında dökme yakıt satarsa 1.600.000 TL’den 5.800.000 TL’ye kadar ceza var. Bunun ertelenmesi için girişimde bulunduk.

Sigorta konusunda da kapsamlı bir anlaşma yaptık. Teminatları geniş, danışmanlık hizmeti sunan bir yapı oluşturduk.

Bizim tek amacımız sektörün onurunu korumak. Birlik olursak kredi kartı komisyonu dahil birçok sorunu çözebiliriz. Ancak kısa vadeli çıkarlar için birbirimizi satarsak bu mücadele başarıya ulaşmaz.”

Program, bayilerin soru ve görüşlerinin alınmasının ardından sona erdi.