"Mazot ve gübre desteği için 16,9 milyar lira ödenek öngörüyoruz"

“Mazot ve gübre desteği için 16,9 milyar lira ödenek öngörüyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Mazot desteği için 12 milyar lira, gübre desteği için 4,9 milyar lira olmak üzere toplam 16,9 milyar lira ödenek öngörüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Genel Kurulu’nda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.

“SİZİN MUTFAKLARINIZA KADAR GELECEK”

Geçen yıl bütçe görüşmelerinde muhalefetin, “Ne oldu bu Togg, fabrikanın içi boş?” eleştirilerini yaptığını hatırlatan Fuat Oktay, muhalefetin bu söylemlerini yıl boyunca da devam ettirdiğini aktardı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Türkiye’nin otomobili Togg’u banttan indirdiklerini ve seri üretimin başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Karadeniz’deki gaz keşfine de inanamayanların bulunduğunu dile getirdi. Oktay, şunları söyledi:

“Şu anda dünyanın en derin ve en uzun deniz tabanı iletim sistemini inşa ediyoruz ve önümüzdeki aylarda yerli gazı milletimizle buluşturacağız. Sizinle de buluşturacağız. İstemeseniz de sizinle de buluşturacağız. Sizin mutfaklarınıza kadar da gelecek. Doğal gazın keşfinden üretimine kadar iki buçuk yıla yakın bir sürede tüm işlemler tamamlanmış olacak. Bunu dünyada bu kadar kısa sürede yapabilen başka bir ülke daha yok. Bununla gurur duyun. Milletimiz seviniyor, milletin sevindiğiyle siz de sevinin.”

Gün boyu ekonomik göstergeler üzerinde yoğunlaşan yorumlar yapıldığını kaydeden Oktay, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla hedefli büyüme stratejisinden taviz vermeden yolunda ilerlediğini belirtti.

Oktay, Türkiye ekonomisinin de 2022 yılının ilk yarısında yüzde 7,6 büyürken, 2022 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,9 büyüdüğünü, makine ve teçhizat yatırımlarının ise 12 çeyrek kesintisiz artış kaydederek 2022 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 14,3 büyüdüğünü söyledi.

2022 yılı reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyümesinin 2023-2025 Orta Vadeli Program tahminlerine göre yüzde 5 seviyesinde gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü bildiren Oktay, küresel ekonomilerdeki tüm olumsuz gelişmelere rağmen ihracatta da artış trendinin devam ettiğini aktardı.

“ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİNİ, BEREKETİNİ BU DIŞ ARTIŞLARDAN KORUMAK İÇİN HIZLI BİR ŞEKİLDE GÜBRE VE MAZOT DESTEKLERİNİ DEVREYE ALDIK”

Fuat Oktay, fiyat istikrarı konusundaki eleştirilere de cevap verdi.

Gıda fiyatlarının; enerji, hammadde fiyatları, döviz kuru, girdi maliyetleri, arz ve talep gibi birçok faktör ve eğilimden etkilendiğini belirten Oktay, tarım girdi fiyatlarında yıllık artış oranlarının incelendiğinde, başta gübre, enerji ve yağlar olmak üzere tarımsal girdi fiyatlarında küresel düzeyde yüksek artışların dikkati çektiğini söyledi.

Türkiye’nin de küresel fiyatlardaki artışlardan olumsuz etkilendiğini vurgulayan Oktay, yürütülen desteklemelere ilişkin şunları kaydetti:

“Çiftçimizin emeğini, bereketini bu dış artışlardan korumak için hızlı bir şekilde gübre ve mazot desteklerini devreye aldık. 2023 yılında mazot desteğinde ürün bazında yüzde 203-395, gübre desteğinde yüzde 130-163 arasında değişen oranlarda artış sağladık. 2023 yılı bütçesinde 2022 yılı bütçesine göre mazot desteğini yüzde 282, gübre desteğini yüzde 140 oranında artırıyoruz. Bu çerçevede mazot desteği için 12 milyar lira, gübre desteği için 4,9 milyar lira olmak üzere toplam 16,9 milyar lira ödenek öngörüyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemek amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur. Kamunun yanı sıra tüketici ve özel sektör temsilcilerinin de yer aldığı Kurul, tedarik zincirinde serbest piyasa koşullarının sağlıklı ve düzenli işlemesine katkı sağlamayı ve tüketicilerimizi korumayı amaçlamaktadır. Kurul dosyaları incelerken, alış fiyatları ile satış fiyatları arasındaki artışları ay bazında değerlendirerek girdi ve diğer üretim maliyetlerinde herhangi bir artış olmamasına karşın satış fiyatlarını haksız bir şekilde arttıran firmalara cezai işlem uygulamaktadır. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk denetimlerine ara vermeden devam edilmektedir.

Vergi indirimleri vasıtasıyla vatandaşların fiyat artışlarından en az düzeyde etkilenmesi amacıyla 2022 yılında 276,8 milyar lira vergi gelirinden vazgeçilmiştir. Bunun yanı sıra mevcut fiyatlar çerçevesinde vatandaşlarımıza doğal gazda yüzde 75, elektrikte ise birinci kademede yüzde 50 sübvansiyon sağlıyoruz. Son iki kararını işçi ve işveren kesiminin oy birliği ile alan Asgari Ücret Komisyonu, 2023 yılı asgari ücretini belirlemek üzere çalışmalarına başlamıştır. Asgari ücretin, toplumun tüm kesimleri bakımından memnuniyet sağlayacak bir düzeyde, işçi ve işveren taraflarının tam mutabakatıyla belirleneceğine inanıyoruz. Vatandaşa verilen doğal gaz desteğini yağmalama olarak gören bu zihniyeti milletimize havale ediyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını başkaları gibi IMF’ye peşkeş çekmiyoruz. Vatandaşımıza verdiğimiz doğal gaz katkısını yağmalama olarak gören bu zihniyete; millete değil de IMF gibi kuruluşlara kaynak akıtmak isteyen bu zihniyete milletimiz yetki vermedi, vermez, vermeyecek.”

Türkiye’de de 2021 son çeyreğinde ortaya çıkan ve ekonomik bir temeli olmayan döviz kurlarındaki oynaklığın önüne geçmek amacıyla bu sistemi devreye aldıklarını anımsatan Oktay, şunları kaydetti:

“KKM ve Katılma Hesapları, vatandaşlarımızın göstermiş olduğu ilgi ve destek sayesinde finansal sistemin istikrarını sağlamış ve ortaya çıkabilecek sorunları büyümeden engellemiştir. KKM sayesinde bankaların temel fonlama kaynağı olan TL mevduatların ortalama vadesi iki katına çıkmıştır. Böylece bankacılık sektörü daha öngörülebilir bir çerçevede reel sektöre uygun maliyetlerle kredi imkanları sunmaktadır. KKM uygulamasının döviz kuru dalgalanması ve diğer makroekonomik göstergeler üzerindeki olumlu etkileri göz önünde bulundurulduğunda, yani resmin bütününe baktığımızda maliyeti sınırlı kalmaktadır. KKM’nin bütçeye maliyeti aylar itibarıyla azalmış ve kasım ayı içinde bütçeden herhangi bir aktarım yapılmamıştır.

Borçlanma ve faiz ödemeleriyle ilgili temelsiz yorumlar yapıldı. Borç istatistiklerini nominal veriler üzerinden değerlendirerek analiz etmenin doğru bir yaklaşım olmadığı, değerlendirmenin gerçekçi ve karşılaştırılabilir olabilmesi için uluslararası literatürde olduğu gibi kamu borç verilerinin milli gelire oranının temel gösterge olarak kabul edilmesi önem arz etmektedir.”

AA