
Elektrikli araç sayısındaki hızlı artış, apartman ve sitelerde şarj altyapısı tartışmalarını büyütüyor. Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, kontrolsüz şarj ünitesi kurulumlarının güvenlik riski oluşturduğunu belirterek teknik kurallar ve yasal süreçlere uygun hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Elektrikli araç şarj sistemlerine dair merak edilen tüm detaylar özel röportajımızda…
Türkiye’de elektrikli araç dönüşümü yalnızca otomobil satış rakamlarında değil enerji altyapısında da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yayımladığı son veriler, şarj istasyonlarının kurulu gücü ve elektrik tüketiminde dikkat çekici artış yaşandığını ortaya koyarken, özellikle apartman ve sitelerde bireysel şarj ünitesi kurulumları yeni bir tartışma alanı oluşturuyor. Elektrikli araç sahiplerinin evlerinde şarj çözümüne yönelmesiyle birlikte güvenlik, mevzuat uyumu ve şebeke altyapısına ilişkin soru işaretleri de büyüyor.
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, gazetemiz muhabiri Sibel Cennetoğlu’na özel değerlendirmelerde bulunarak kontrolsüz kurulumların hem can ve mal güvenliği hem de enerji sistemi açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. Erdoğan, elektrikli araç şarj altyapısının teknik kurallar, proje süreçleri ve yasal çerçeveye uygun şekilde kurulmasının önemine vurgu yaptı.
Türkiye’nin hızlanan elektrikli araç dönüşümünde bireysel şarj altyapısının nasıl yönetileceği, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olmaya hazırlanıyor. Apartman ve sitelerde ortak alan kullanımı, elektrik altyapısının yeterliliği, yangın güvenliği, dağıtım şirketi onay süreçleri ve gelecekte artacak enerji talebi gibi pek çok unsur yeni dönemin temel tartışma alanları arasında yer alıyor.
Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, elektrikli araç şarj sistemlerine ilişkin tüm merak edilenleri, doğru bilinen yanlışları ve güvenli kurulum için dikkat edilmesi gerekenleri tüm detaylarıyla ele aldık.
Keyifli okumalar…

Apartman, müstakil ev ve site otoparklarında elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu için süreci anlatabilir misiniz?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) internet sitesinde bu konuda detaylı açıklamalar yer alıyor. Merak edenler, EPDK internet sitesindeki ‘Enerji Dönüşümü Sıkça Sorulan Sorular’ bölümüne bakabilirler. Kısaca özetlemeye çalışalım:
Ev ve site otoparklarında ya ayrı bir abonelik ile ünite kurulabilir ya da iç tesis kapsamında kurulum yapılabilir. Ayrı abonelik başvuruları, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. İç tesisat kapsamındaki şarj üniteleri ise, gerekmesi halinde kurulu güç artışı, bağlantı seviyesi değişikliği, proje ve/veya tesis tadili gibi işlemler yapılarak kurulabilir. Bu konudaki mevzuat çerçevesini Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği, Elektrik Tesisleri Kabul Yönetmeliği ve Elektrikli Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği oluşturmaktadır.
Otoparkı bulunan site ve apartmanlarda şarj ünitesi kurulumu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilen bir konudur. Bu çerçevede, apartman ve site otoparklarında elektrikli araç şarj ünitesi kurulumunun hem teknik mevzuata hem de kat mülkiyeti hükümlerine tabi olduğunu belirtmek isterim. Tüketicilerimizin projesiz ve onaysız işlem yapmamalarını ve yaptırmamalarını tavsiye ederim. Bu, can ve mal güvenliği açısından gereklidir.
Dağıtım şirketleri açısından temel mesele; şarj ünitesinin sayacın gerisinde bulunması, projesinin olması ve projeye uygun şekilde kurulmuş olmasıdır. Bu şartlara aykırı uygulamaların hem can ve mal güvenliği açısından risk oluşturabileceği hem de kaçak elektrik işlemlerine konu olabileceği unutulmamalıdır.
Biz, elektrikli araçların yaygınlaşmasını enerji dönüşümünün doğal bir parçası olarak görüyor ve destekliyoruz. Ancak bu dönüşümün güvenli, ölçülebilir ve şebekeyle uyumlu şekilde ilerlemesi gerekiyor.
Şarj istasyonu kurulumu için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, dağıtım şirketleri ve belediyeler nezdinde hangi izin ve bildirim süreçleri izleniyor?
Önceki soruya verdiğimiz yanıtta ifade ettiğimiz üzere, müstakil olarak kurulacak şarj istasyonunun sisteme bağlantısı Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde; iç tesisata bağlı olarak kurulacak şarj istasyonunun kurulumu ise Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.
Ticari şarj hizmeti sunulacaksa süreç, EPDK’nın Şarj Hizmeti Yönetmeliği çerçevesinde yürütülmektedir. Yönetmelikte oldukça ayrıntılı düzenlemeler yer almaktadır. Ancak sanırım siz daha çok bireysel, ticari amaç taşımayan ev ve site otoparklarındaki şarj ünitesi kurulum süreçlerini soruyorsunuz.
Her şeyden önce şarj üniteleri, elektrik piyasası mevzuatı açısından bir tüketim tesisi niteliğindedir. Bir tüketim tesisi nasıl değerlendiriliyorsa, örneğin bir konutun elektrik sistemi nasıl ele alınıyorsa, şarj üniteleri de aynı şekilde değerlendirilmektedir. Bu örnek üzerinden devam edelim: Evinizin elektrik projesi belirli kabullere dayanılarak hazırlanır. Kullanılabilecek cihazların güçleri ve kullanım süreleri gibi kriterler esas alınır. Proje dışında yeni bir yük eklenmesi, projenin revize edilmesini gerektirebilir.
Bu bağlamda şarj ünitesi kurulumları için öncelikle mevcut onaylı elektrik tesisat projesine uygunluk değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme elektrik mühendisleri veya yetkili fen adamları tarafından yapılabilir. Mevcut elektrik tesisatında değişiklik ihtiyacı tespit edilirse, mevzuat çerçevesinde proje tadilatı yapılarak dağıtım şirketinin onayına sunulması gerekir. Ardından onaylı projeye uygun şekilde kurulum gerçekleştirilir.
Ticari faaliyet amacı taşımayan şarj üniteleri için belediyelerden ruhsat alınması zorunlu değildir.
Mevcut elektrik altyapısının şarj istasyonu kurulumuna uygun olup olmadığı nasıl tespit ediliyor, trafo ve güç kapasitesi açısından hangi kriterler dikkate alınıyor?
Bu tespit, elektrik mühendisleri veya yetkili fen adamları tarafından yapılacak kapasite ve tesisat analiziyle ortaya konur. Sadece “otoparkta priz var” ya da “panoda boş yer var” düşüncesiyle şarj ünitesi kurulması doğru değildir.
Bina tarafında ana panonun fiziki ve elektriksel yeterliliği, mevcut sözleşme gücü, kablo kesitleri, koruma elemanları, kaçak akım koruma düzeni, topraklama durumu, gerilim düşümü, kısa devre hesapları ve kablo güzergâhları incelenir. Apartman ve sitelerde yalnızca tek bir aracın değil, ilerleyen dönemde birden fazla aracın aynı anda şarj olma ihtimalinin de dikkate alınmasını tavsiye ederim. Çünkü bugün tek araç için yapılan plansız bir bağlantı, yarın onlarca araçlık talebe dönüştüğünde ciddi kapasite ve güvenlik sorunları doğurabilir.
Dağıtım şirketleri ise bağlantı noktası, mevcut şebeke kapasitesi, trafo yüklenme durumu, talep edilen güç artışı, ölçüm sistemi ve gerekiyorsa yeni bağlantı ihtiyacını değerlendirir. Kapasite uygun ise süreç ilerler; uygun değilse güç artırımı, pano düzenlemesi, yeni hat, yeni bağlantı veya daha kapsamlı şebeke yatırımları gündeme gelebilir.
Dağıtım şirketlerinin buradaki rolü talebi engellemek değil, yeni yükün sisteme güvenli şekilde eklenmesini sağlamaktır. Elektrikli araçlar yaygınlaştıkça dağıtım şebekeleri artık yalnızca bugünün tüketimini değil, gelecekte oluşacak şarj talebini de planlamak zorunda kalacaktır. Bu nedenle apartman ve sitelerde münferit ve dağınık çözümler yerine, ortak altyapıyı ve gelecekteki talep artışını dikkate alan bütüncül planlamaların yapılması çok daha sağlıklı olacaktır.

Elektrikli araç şarj istasyonu kurulurken yangın güvenliği, kablolama ve topraklama açısından hangi teknik standartlara uyulması gerekiyor?
Şarj üniteleri; yürürlükteki elektrik mevzuatına, ilgili Türk standartlarına, üretici teknik şartlarına ve yangın güvenliği hükümlerine uygun şekilde kurulmalıdır. Şarj Hizmeti Yönetmeliği de şarj istasyonlarının yürürlükteki mevzuat ve standartlara uygun biçimde tasarlanmasını, kurulmasını, işletmeye alınmasını ve işletilmesini öngörmektedir. İç tesisata bağlı kurulumlarda ise Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınmalıdır.
Teknik açıdan şarj hattının mümkünse ayrı bir devre üzerinden tasarlanması, uygun kesitte kablo kullanılması ve doğru seçilmiş sigorta ile kaçak akım koruma düzeninin bulunması gerekir. Topraklama sürekliliği sağlanmalı; aşırı akım, kısa devre, kaçak akım ve aşırı gerilim risklerine karşı koruma ekipmanları projeye uygun biçimde seçilmelidir.
Kapalı otoparklarda konu daha hassas hale gelmektedir. Kablo güzergâhları, yangın algılama ve müdahale imkânı, havalandırma, su baskını riski, mekanik darbe ihtimali ve acil erişim koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Uzatma kablosuyla, standart priz üzerinden uzun süre yüksek akım çekilerek veya sayaç dışı hat kullanılarak araç şarj edilmesi kesinlikle doğru bir uygulama değildir. Bu tür uygulamalar hem tüketici hem bina hem de dağıtım şebekesi açısından risk oluşturmaktadır.
Ortak alanlarda kurulacak şarj ünitelerinde elektrik tüketimi nasıl ölçülüyor ve kullanıcı bazında faturalandırma nasıl yapılıyor?
Temel ilke oldukça nettir ki tüketilen elektrik mutlaka yasal olarak tesis edilmiş ve mühürlenmiş sayaç üzerinden ölçülmelidir. Sayaçtan geçmeyen, abonelikle ilişkilendirilmeyen veya projeye aykırı bağlantılar kaçak kullanım riski doğurur.
Bireysel kullanımda en sağlıklı yöntem, şarj ünitesinin ilgili kullanıcının kendi aboneliği ve sayacıyla ilişkilendirilmesidir. Kendi adına abonelik olmadan elektrik kullanımı usulsüz kullanım kapsamına girer ve yaptırımı vardır. Kullanıcının kendi aboneliğine bağlı sayaç üzerinden ölçülen enerji tüketimi doğrudan ilgili abonenin faturasına yansır. Ancak apartman ve sitelerde bu bağlantının da kablo güzergâhı, ortak alan kullanımı ve tesisat güvenliği bakımından projeye uygun şekilde yapılması gerekir.
Burada dağıtım şirketlerinin rolünü doğru tarif etmek gerekir. Dağıtım şirketi, mevzuata uygun sayaç ve abonelik üzerinden toplam tüketimi ölçer; site içindeki uygulamalara doğrudan müdahil olmaz. Bu noktada, EPDK’dan lisanslı şarj ağı işletmecilerinin gerekli şartları sağlayan site içlerine de şarj istasyonu kurabildiğini hatırlatmak isterim.
Apartman ve sitelerde AC ve DC şarj istasyonları arasında nasıl bir tercih yapılmalı, hangi kullanım senaryosunda hangi sistem daha uygun olur?
Apartman ve sitelerde çoğu kullanım senaryosu için AC şarj çözümleri daha uygundur. Çünkü AC sistemler bina içi elektrik altyapısına daha kolay entegre edilebilir. Yatırım maliyeti, pano ve kablolama ihtiyacı ile şebeke üzerindeki ani yük etkisi, DC sistemlere göre daha yönetilebilir düzeydedir. Özellikle çok araçlı sitelerde AC şarj üniteleri akıllı yük dengeleme sistemleriyle birlikte planlandığında hem kullanıcı ihtiyacını karşılar hem de bina ve şebeke kapasitesinin daha verimli kullanılmasını sağlar.
DC hızlı şarj sistemleri ise yüksek güç gerektirdiğinden daha çok ticari amaçlı kullanımlarda; otoyollar, akaryakıt istasyonları, AVM’ler, filo operasyonları, ticari otoparklar veya kısa süreli yoğun duraklama alanlarında tercih edilmektedir. Apartman ve site otoparklarında DC kurulum teknik olarak mümkün olsa da bağlantı gücü, trafo kapasitesi, yatırım maliyeti, yangın güvenliği, havalandırma ve işletme modeli açısından çok daha kapsamlı değerlendirmeler gerektirir.
Bu nedenle apartman ve sitelerde öncelik “en hızlı şarj” değil; güvenli, sayaçlı, yönetilebilir ve şebeke kapasitesiyle uyumlu bir şarj altyapısı olmalıdır.
Bireysel konutlarda kurulan şarj istasyonları ile apartman ve site otoparklarına kurulan sistemler arasında teknik ve hukuki açıdan ne gibi farklar bulunuyor?
Bireysel konutlarda süreç daha sınırlı bir kullanıcı ihtiyacı üzerinden ilerler. Kullanıcı; kendi aboneliği, kendi panosu ve kendi tüketim profili çerçevesinde hareket eder. Ancak bu durum kurulumun kontrolsüz yapılabileceği anlamına gelmez. Tesisat uygunluğu, sayaç bağlantısı, topraklama, koruma ekipmanları ve gerekiyorsa güç artırımı yine teknik açıdan değerlendirilmelidir.
Apartman ve sitelerde ise konu yalnızca bir kişinin ihtiyacı olmaktan çıkar. Ortak alan kullanımı, kablo güzergâhı, otopark düzeni, yangın güvenliği, gider paylaşımı, diğer kat maliklerinin hakları ve gelecekte artacak şarj talebi birlikte değerlendirilir. Ortak otoparklarda şarj istasyonu kurulumu, daha önce ifade ettiğim üzere 634 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Bu noktada kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karar alma ilkesine riayet edilmesi esastır.
Ortak alan olmayan bağımsız bölüm eklentilerinde ise mevcut elektrik tesisatında değişiklik yapılmaması ve ortak alanlar ile diğer bağımsız bölümlerin etkilenmemesi şartıyla kurul kararı aranmayabilir. Ancak her durumda elektrik güvenliği ve ilgili elektrik kurumunun olumlu görüşü sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.
Teknik açıdan en önemli fark ölçek ve eş zamanlılık riskidir. Bireysel konutlarda genellikle tek araç üzerinden hesap yapılırken, apartman ve sitelerde aynı anda çok sayıda aracın şarj olma ihtimali bulunmaktadır. Bu durum daha dikkatli kapasite planlamasını, akıllı yük yönetimini, doğru ölçüm sistemlerini ve gerektiğinde şebeke yatırımlarını beraberinde getirir.
Dağıtım şirketleri olarak bakış açımız nettir: Elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekliyoruz. Ancak bu yaygınlaşmanın sayaç dışı, onaysız ve plansız bağlantılarla değil; mevzuata uygun, güvenli, ölçülebilir ve dağıtım şebekesiyle uyumlu altyapılarla gerçekleşmesi gerekir. Tüketicilerimizin mağduriyet yaşamaması, binalarda güvenlik riski oluşmaması ve şebekenin sağlıklı şekilde işletilebilmesi için kurulum öncesinde mutlaka yetkin teknik ekiplerle ve ilgili dağıtım şirketiyle sürecin birlikte yürütülmesi gerekir.
Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi yerleşkesinde petrol için 6 sondaj kuyusu açılacak4 Haziran 202613:02 Yeniköy Kemerköy Enerji, Water Europe üyesi oldu4 Haziran 202612:11 Rüzgar ve güneş yatırımları Türkiye’nin çevre hedeflerine katkı sağlıyor4 Haziran 202612:10 Togg iki modeliyle elektrikli otomobil satışlarında zirvede4 Haziran 202612:08 Girişim Elektrik Başkanı Harmanlı, enerji altyapısı yatırımlarının Türkiye için fırsat sunduğunu belirtti4 Haziran 202611:51