
Türkiye, enerji yoğun sanayisini düşük karbonlu üretime geçirmek için uluslararası finansman destekli yeni bir modele geçiyor. Yeni platformla birlikte sanayide dönüşüm yatırımlarının merkezi koordinasyonla yürütülmesi ve ihracatçı sektörlerin rekabet gücünün korunması amaçlanıyor.
Türkiye, sanayide düşük karbonlu üretime geçiş sürecini hızlandıracak yeni bir mekanizmayı devreye aldı. Cumhurbaşkanlığının 2026/5 sayılı “Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu” konulu Genelgesi, 22 Mayıs tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgeyle, enerji yoğun sektörlerde karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yatırımlar için uluslararası finansman destekli yeni bir dönüşüm modeli oluşturuldu.
Genelgede, küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel hedefler ve imalat sanayiindeki teknolojik değişim nedeniyle Türk sanayisinin rekabet gücünü koruyabilmesi için düşük karbonlu üretime geçişin zorunlu hale geldiği vurgulandı.
Platformun, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) iş birliğiyle oluşturulduğu bildirildi.
Ancak düzenleme yalnızca idari bir koordinasyon adımı olarak yorumlanmıyor. Genelge, Türkiye’nin sanayide düşük karbonlu üretime geçiş sürecini hızlandıracak yeni bir ekonomik dönüşüm modelinin altyapısı olarak değerlendiriliyor.
Platform, özellikle Avrupa Birliği’nin devreye aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) nedeniyle ihracatçı sektörler üzerinde oluşabilecek maliyet baskılarına karşı Türkiye’nin hazırlık sürecinin önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Düzenleme hakkında “Karbon maliyeti artık yalnızca çevre politikası değil ihracatın sürdürülebilirliği açısından da kritik unsur haline geldi” değerlendirmesi yapılırken Avrupa pazarına üretim yapan sektörlerde düşük karbonlu üretim kapasitesinin rekabet gücü açısından belirleyici olacağı ifade ediliyor.
AB’nin karbon yoğun ürünlere yönelik uygulamaları nedeniyle önümüzdeki dönemde demir-çelik, çimento, alüminyum, kimya ve gübre gibi enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren Türk sanayi kuruluşlarının ek karbon maliyetleriyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle Ankara’nın attığı adımın yalnızca çevre politikası değil ihracatın sürdürülebilirliği, sanayi rekabetçiliği ve dış ticaret stratejisi açısından da kritik önemde olduğu ifade ediliyor.
“NEDEN ŞİMDİ?” SORUSUNUN YANITI AB’NİN KARBON DÜZENLEMESİNDE
Düzenleme, Türkiye’nin Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na uyum sürecinin kritik adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
AB’nin karbon yoğun ürünlere yönelik sınırda karbon maliyeti uygulamasında geçiş süreci devam ederken önümüzdeki dönemde mali yükümlülüklerin devreye girmesi bekleniyor. Bu durumun özellikle ihracatçı sanayi kuruluşları üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin şimdi attığı adım, sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü korumayı ve karbon maliyetlerinden kaynaklanabilecek ihracat risklerini azaltmayı hedefliyor.
“Yeni platform, özellikle AB pazarına ihracat yapan sektörlerin rekabet gücünü korumayı hedefliyor” değerlendirmesi yapılırken, Türkiye’nin düşük karbonlu üretime geçiş sürecini hızlandırmasının ihracat açısından kritik hale geldiği belirtiliyor.
ENERJİ YOĞUN SEKTÖRLERE DÖNÜŞÜM DESTEĞİ
Genelgede, enerji yoğun sektörlerde sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarına proje geliştirme ve finansman desteği sağlanacağı kaydedildi.
Bu kapsamda;
enerji verimliliği yatırımları,
elektrikleşme projeleri,
atık ısı geri kazanımı,
düşük karbonlu üretim teknolojileri,
alternatif yakıt kullanımı,
karbon azaltım uygulamaları gibi alanlarda yatırımların hızlanabileceği değerlendiriliyor.
“Türkiye, enerji yoğun sanayisini düşük karbonlu üretime geçirmek için uluslararası finansman destekli yeni bir modele geçiyor” yorumları yapılırken platformun özellikle yüksek yatırım maliyeti gerektiren dönüşüm projelerine kaynak sağlamasının beklendiği ifade ediliyor.
Platformun aynı zamanda teknik ve finansal açıdan dönüşümü zor olan sanayi tesislerinde karbon azaltım hedeflerinin somutlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor.
TÜRKİYE İLK KEZ MERKEZİ FİNANSMAN MODELİ KURUYOR
Uzmanlara göre genelgenin en dikkat çekici yönlerinden biri, sanayinin karbonsuzlaşması için ilk kez merkezi koordinasyonlu bir finansman mekanizmasının oluşturulması oldu.
EBRD, Dünya Bankası Grubu ve IFC’nin aynı platform içinde yer alması, önümüzdeki dönemde milyarlarca dolarlık yeşil dönüşüm finansmanının Türkiye sanayisine yönlendirilmesinin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sektör paydaşları “Sanayide dönüşüm yatırımlarının merkezi koordinasyonla yürütülmesi planlanıyor” değerlendirmesi yapılırken bu yapının hem finansmana erişim hem de projelerin teknik standardizasyonu açısından önemli rol oynayabileceği belirtiliyor.
Böylece Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında sunduğu 2035 hedefleri doğrultusunda sanayi dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor.
PLATFORM ÇALIŞMALARINA DESTEK TALEBİ
Genelgede ayrıca sanayinin karbonsuzlaşmasına yönelik çalışmaların kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle yürütüleceği belirtilirken tüm kamu kurum ve kuruluşlarından platform çalışmalarına destek vermeleri istendi.
EPİAŞ, Özbekistan kamu elektrik tedarik şirketi ile mutabakat belgesi imzaladı4 Haziran 202615:16 Rusya: Çatışma uzarsa Körfez ülkelerinin petrol üretimi artamayacak, birkaç ay sonra kıtlık yaşanacak4 Haziran 202615:15 Şişecam’ın 20 megavat kapasiteli Manisa GES’i devreye alındı4 Haziran 202615:13 Hitachi Energy’den Türkiye’ye 70 milyon dolarlık stratejik yatırım4 Haziran 202615:05 Türkiye ile Türkmenistan arasında 9. Dönem HEK Protokolü imzalandı4 Haziran 202614:33