Sektörün dev buluşması 15. Türkiye Enerji Zirvesi yoğun ilgi gördü

Türkiye enerji endüstrisinin “En Büyük Aile Buluşması” olarak gelenekselleşen 15. Türkiye Enerji Zirvesi, iki gün boyunca devam eden oturumları ve zengin içerikli programıyla, sektörün güçlü ilgisi ve yüksek katılımı eşliğinde bu yıl da başarıyla tamamlandı.

Sektörün dev buluşması 15. Türkiye Enerji Zirvesi yoğun ilgi gördü
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma14 Ocak 2026 10:08

“QUO VADIS ENERGY INDUSTRY?, ENERJİ SEKTÖRÜ NEREYE?” teması etrafında şekillenen 15. Türkiye Enerji Zirvesi’nde, küresel enerji piyasalarındaki dönüşüm, jeopolitik gelişmelerin sektöre etkileri, dijitalleşme, enerji depolama ve e-mobilite gibi birçok kritik başlık kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Oturumlarda, ulusal ve uluslararası uzmanların değerlendirmeleriyle enerji güvenliği stratejilerinden yeni yatırım alanlarına, yenilikçi teknolojilerden sürdürülebilirlik hedeflerine uzanan geniş bir perspektifte sektörün geleceğine ışık tutan görüşler paylaşıldı.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ VE KÜRESEL KATILIM ÖNE ÇIKTI

Türkiye Enerji Zirvesi, yalnızca Türkiye’nin enerji alanındaki en kapsamlı organizasyonlarından biri olmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası enerji ekosisteminin buluşma noktası olarak da dikkat çekti. Ulusal derneklerin güçlü desteğinin yanı sıra, dünyadan önemli sivil toplum kuruluşları ve Uluslararası Enerji Ajansı, OME ve MEDREG gibi enerji kuruluşlarından yetkin uzmanların katılımı zirvenin küresel etki alanını daha da genişletti.

Ayrıca İsveç Konsolosluğu ve Business Sweden iş birliğiyle gerçekleştirilen Enerji Verimliliği Oturumu, enerji verimliliği alanındaki en güncel küresel uygulamaların ve İsveç’in başarılı sürdürülebilirlik modellerinin sektör temsilcileriyle paylaşılmasına olanak sundu. Yoğun ilgi gören oturum, uluslararası deneyimin Türkiye enerji piyasasına aktarımı açısından zirvenin öne çıkan program başlıklarından biri oldu.

İki gün boyunca devam eden Zirve’nin ilk günü açılış konuşmalarıyla başladı. 15.Türkiye Enerji Zirvesi’nin açılış konuşmalarını İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İsveç İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck, Petrol Sanayi ve Emobilite Derneği (PETDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Abbasoğlu, Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır ve Enerji Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akıncı gerçekleştirdi.

YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAN 1000’İN ÜZERİNDE SEKTÖR PROFESYONELİ ZİRVE’YE KATILDI

Türkiye Enerji Zirvesi, iki gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen 1000’in üzerinde sektör profesyonelini bir araya getirdi. Enerji üretiminden dağıtıma, tedarikten teknoloji geliştirmeye kadar geniş bir yelpazeyi temsil eden katılımcılar; sektörün geleceğine yön veren başlıkları uzmanlar eşliğinde ele alma, güncel gelişmeleri yerinde takip etme ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.



İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen

‘Ülkemiz, stratejik konumu itibarıyla birtakım avantajlara sahip’

Enerji Zirvemizin ülkemize, bölgemize ve dünyamıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bu Zirve’nin İstanbul gibi tarihi, kültürel, ekonominin ve enerjinin merkezi olan bir yerde düzenlenmiş olması ayrı bir önem ifade ediyor. İstanbul dünyanın başkenti konumunda, her yönüyle öne çıkartılması gereken, tarihi geçmişiyle de önde olan bir il. Ülkemiz gittikçe değişen uluslararası ilişkiler ağı içerisinde her alanda etkinliğini ve yetkinliğini sürdürmeye çalışıyor. En başında da enerji güvenliğinin temin edilmesi geliyor. Bir geçiş noktasında olan stratejik konumu itibarıyla bu özelliği, birtakım avantajları beraberinde getirdiği gibi, yapması gereken birçok daha işin olduğunu da ortaya koymakta. Bu anlamda Zirve, gerek ülkemizin potansiyelinin, enerji güvenliğinin sağlanması, gerek enerjiye erişilebilirliğin etkin şekilde ortaya konması, uzman ve kendi alanında yetkin kişilerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olması açısından da çok önemli. Ben bu duygularla, emeği geçen herkese yürekten teşekkür diyorum.



İsveç İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck

‘Türkiye’nin koyduğu hedefler, enerji dönüşümüne önemli katkıda bulunacak’

Türkiye Enerji Zirvesi’nde olduğum için büyük onur duyuyorum. Bu zirvede, Türkiye’yi ve enerji dünyasını konuşmak, şekillendirmek üzere bulunuyoruz. Ekonomilerimizin temelini oluşturan, güvenliğimizi belirleyen ve iklim değişikliğine müdahalemizi belirleyen enerji konularını konuşmak üzere burada toplandık. Bize yakın zamanda yaşadıklarımız, dayanıklılığımızı güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Global enerji talebi arttıkça çözümlerimiz daha akıllıca, daha emin ve daha temiz olmak zorunda. İsveç çok iddialı bir hedef koydu. Dünyanın ilk fosil yakıt kullanmayan ülkesi olma taahhüdünü verdi. Yüzde 100 yenilenebilir enerji ve 2045 yılında da net sıfır emisyona ulaşma hedefimiz var. Nükleer kapasitemizi artırıyoruz, rüzgâr ve güneş enerjisini artırıyoruz ve eşit derecede önemli olan her sektörde verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Verimliliği artırmak, emisyonları azaltmak, güvenilirliği artıran şeyler. Türkiye de çok iddialı hedefler koydu emisyonları azaltmak adına ve bu hedefler enerji dönüşümüne çok önemli katkılarda bulunacak. İsveç’in, akıllı binaların elektrifikasyonu, endüstriyel proseslerde deneyimlerini de paylaşacağız ve iş birliğimiz böyle paylaşımlarla güçlü bir şekil alıyor. Geçen yıl sonbaharda Türkiye ve İsveç’in Hazine ve Maliye Bakanlıkları buluştu ve enerjiyi iş birliği alanlarından biri olarak belirledi. Türkiye-İsveç 2024 enerji ittifakı kuruldu. Geçtiğimiz haftalarda da Türkiye’den İsveç’e bir heyet geldi. İki ülkedeki şirketler bir araya geldi. Deneyimlerini paylaştılar ve yeni fırsatları değerlendirdiler. Bugün bu ortaklık ruhunun devamı için buradayız. Enerji verimliliği panelimiz olacak, İsveç’ten şirketler, Enerji Verimliliği Derneği de bu panelde konuşacak. İş birliğimizi geliştirmek, ortak deneyimler, inovasyon ve sürdürülebilir enerji geleceği için gerekli adımları birlikte atacağız. Yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma ve yeşil dönüşüme katkıda bulunmak için Türkiye’den ortaklarla beraber çalışmaya devam edeceğiz. Bu isteklerimizi hep beraber eyleme dönüştüreceğiz.



Enerji Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akıncı

‘Uluslararası iş birliklerini teşvik etmek için yoğun çaba sarf ediyoruz’

Türkiye Enerji Zirvesi’nin bugün 15’incisini gerçekleştiriyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden değerli konuklar ve konuşmacılarımız var. Özellikle uluslararası kurumlardan ve çeşitli global düşünce kuruluşlarından iki gün boyunca çok önemli konuşmacılarımız var. Ben bu noktada sevgili dostum, MEDREG Direktör’ü Sayın Hasan Özkoç’a ve kıymetli hocam, OME Hidrokarbonlar Direktörü Sohbet Karbuz’a değerli katkıları için çok teşekkür ediyorum. Türkiye Enerji Zirvesi’nde uluslararası katılımı ve iş birliklerini teşvik etmek, katkıda bulunmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Ana amacımız bu. Bu sene de enerji verimliliği konusunda dünyanın en iyi örneklerinden biri olan İsveç ülkesiyle, İsveç’in İstanbul Başkonsolosluğu ile değerli bir iş birliği yaptık. Onlarla çok değerli bir oturum organize ediyoruz. Ben bu noktada İsveç’in İstanbul Başkonsolosu Sayın Karin Hernmarck’e çok teşekkür ediyorum. Çok önemli konuşmacılar, konular var. Zirve sonunda inşallah ülkemiz enerji sektörüne bir nebze de olsa katkımız olursa, bizim için ne mutlu. Son teşekkürüm; ilk zirvemizden itibaren bizlere desteklerini asla esirgemeyen sponsorlarımıza. Çalışmalarımıza destek veren derneklerimize, şirketlerimize ve her zirvemize koşa koşa gelen enerji sektörünün vefakâr ve cefakâr temsilcilerine çok teşekkür ediyorum.



PETDER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Abbasoğlu

‘Ülkemizin enerji hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceğiz’

Bu yıl Türkiye Enerji Zirvesi’nin teması; ‘Quo Vadis Energy Industry?/ Enerji Sektörü Nereye? Beklendik ve beklenmedik gündemlerle uzun süredir diken üstündeyiz. Ukrayna-Rusya savaşı, dördüncü yılını devirdi. O kadar kanıksandı ki artık gündeme dahi gelmiyor. Diğer yanda İsrail-Filistin savaşı üçüncü yılına giriyor. Sözde ateşkesinse akıbeti ortada. Trump’ın Rusya yaptırımları ise artık şahtık şahbaz olduk nitelikteki sonuçlarla yanı başımızda. Tüm bu gelişmelerin, küresel enflasyon dengeleri ve fonlama maliyetleri gibi değişkenlerle birleştiğinde tüketicilere de bizlere de yansıyan karnesi ortada. Yani haber bültenlerinin klişe sunumları gibi, gün geçmiyor ki sektörümüzde bir sürpriz daha yaşanmasın. Öte yandan da tüm bu kaos içerisinde enerjide tam bağımsızlığa koşan, bölgesel ve bir küresel güç merkezi olma yolunda hızla ilerleyen, enerji arzının güvenlik ve erişilebilirliğini uluslararası konjonktürde sahiplenen bir Türkiye var. Önümüzdeki 30 yıl içinde toplam enerji tüketimini üçe katlayacağı öngörülen, 2026’da ise Birleşmiş Milletler’in en önemli etkinliklerinden biri olan COP31’e, küresel enerji geçişi politikalarında kimsenin arkada bırakılmayacağı, gelişmiş olanın gelişmekte olandan nemalanmayacağı inanç ve yönergesiyle ev sahipliği yapacak bir Türkiye. Değerli konuklar, yaşadığımız tüm zorluklara karşın bu tablo bence bir fırsat penceresidir. Buradaki herkesin hem milli ekonomiye yönelik hedefler nezdinde hem de küresel ekosistemde Türkiye’nin katma değerinin altını çizmek isterim. Petrol Ofisi olarak azami gayretle yol alıyoruz. Attığımız adımların hem paydaşlarımız hem nihai tüketicide hem hissedar nezdinde gördüğü teveccühten de onur duyarak geleceğe daha güçlü hazırlanıyoruz. BP satın alımı sonrası 2700’e ulaşan istasyon ağımızla da yine bu satın almanın ardından daha güçlendiğimiz depolama, ikmal alanlarında kesintisiz güvenliğe, erişilebilirliğe ve sürdürülebilirliğe olan bölgesel katkımızı artırarak devam ediyoruz. Bu noktada paydaş ekonomisiyle zenginleşen yatırım ve iş birlikleri bizim için çok önemli. Burada en güncel iki örneğini havacılık alanından verebilirim. Biri POTAŞ, diğeri de PONAK. POTAŞ’ta kıymetli ortağımız TAV Antalya akaryakıt iş birliği ile yılda 40 milyon yolcu ağırlayan Antalya Havalimanı’nda toplam 85 metreküplük 5 akaryakıt tankı kurduk. Yeni bir anlaşma ile de Nakkaş Holding ortaklığıyla PONAK’ı hayata geçirdik. Dünyada sayılı havalimanları arasında gösterilen Sabiha Gökçen Havalimanı’nda toplam 4 akaryakıt tankıyla ikmal hizmeti verecek. Henüz resmî lansmanı yapmadık ama bir yandan da Gaziantep’te benzer bir depolama yatırımını faaliyete almış durumdayız. 14 miyar doları bulan ciromuzla sektörümüze değer yaratarak kazandığımızı yine bu topraklara yatırarak benzeri yatırım ve iş birliklerimizi ülkemizin enerji geçişi hedeflerine katkı sağlayacak şekilde sürdüreceğiz. Ne pahasına olursa olsun değil, vicdanla büyüyen, öngörülebilir, bugününe sahip çıkarken yarının kaynaklarına odaklanan, yapıcı bir rekabetin hâkim olduğu, kamunun özel sektörle aynı dili konuştuğu, ezcümle; aklıselim bir zeminde buluşan bu sektörün, bizce bu kritik fırsat penceresini tarihi bir dönüm noktasına çevirmemesi için hiçbir neden yok.



Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır

‘Türkiye, en önemli enerji üslerinden biri olmaya en güçlü aday’

Türkiye Enerji Zirvesi, stratejik anlamda enerjinin her alanının ortak anlamda tartışıldığı, petrolünden doğal gazına, LPG’sinden elektriğine, sistemsel değişimlerden insan kaynaklarına kadar birçok alanın tartışıldığı stratejik bir platform. Dünyada da jeopolitik riskler, teknolojik değişimler, iklim değişimleri ve iklim planları kapsamında da enerji sektörü kabuk değiştiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Sayın Fatih Birol’un da söylediği gibi; enerji dünyasında artık elektrik çağına girmiş durumdayız. Türkiye’deki elektrik sektörüne genel olarak baktığımızda, yenilenebilir ağırlıklı bir gelişim devam ederken bununla beraber esnekliği ve sürdürülebilirliği takip edecek özellikle iki kavram; yenilenebilirde YEKA’lar ve yeni yatırımlar. Aynı zamanda bataryalarla beraber de esneklik sitemi devreye giriyor. EPDK’nın çok başarılı bir şekilde, 2022 yılında devreye aldığı yönetmelik, taleplerin yüksek miktarda olması, bugün 300 gigavatsaati bulması, esneklik anlamında sağlanan noktanın ne kadar talep gördüğünün de başka bir göstergesi. Bugün itibarıyla 33 gigavatlık kapasite ön lisans almış durumda. Bazı santrallerimiz, depolama yatırımlarımız devreye giriyor. 2026’da özellikle mevzuatsal olarak önü açıldıktan sonra daha fazla kapasitenin hızla devreye gireceğine inanıyoruz. Mevcut santraller dediğimiz konvansiyonel santrallerin de önemi bir o kadar yüksek. Özellikle kömür ve doğal gaza dayalı santrallerin sistem güvenliği, esnekliği, arz güvenliğini sağlaması anlamında ihtiyaçları gerek Bakanlık gerekse de diğer otoriteler tarafından dinleniyor. Ancak özellikle bütün sistemin dikkatini çeken en önemli unsur, tavan fiyatın tekrar gözden geçirilme gerekliliği. Piyasa yapısı ve fiyatlamanın 2026 ve sonrasında en önemli rollerden biri olacağını düşünüyoruz. Tavan fiyatın artışı ve belki de negatif fiyatın getirilmesi hem batarya yatırımları hem de sonraki yatırımlarda fiyat öngörülebilirliği için çok önemli. 2026 ile beraber hayatımıza değişik kavramlar da giriyor. Yeni yatırımlar geliyor, bir tarafta mevcut yatırımlar var. Elektrifikasyonla beraber sistem değişiyor. Bunun sağlanmasının en önemli ayağı da hem altyapı yatırımları hem de dijitalizasyon. Özellikle AI’ın (yapay zekanın) devreye girdiği çağımızda anında doğru kararların verilmesi, sistemin arz güvenliğinin yönetilmesi, talep kadar üretimin yapılması veya dengelenmesiyle ilgili yeni teknolojilerin de hızla devreye alınması ve bunların da hayata geçirilmesiyle ilgili konuları konuşacağız. YEKA’da güneş ve rüzgâr yarışmaları yapıldı ve yenileri gelecek. Türkiye’nin en önemli konularından bir tanesi; tavan fiyat uygulaması, ikincisi; kuraklığın getirdiği ortamla beraber değişkenlik, üçüncüsü de ikincil mevzuat. Güzel şeylerin ikincil mevzuatla desteklenerek hızla devam etmesi lazım. Türkiye’nin atacağı bu adımlar, bölgede enerji hub’ı olmak isteyen Türkiye’nin en önemli adımları olacak. Enerji sektöründe ve enerjiye yatırım yapanlar için en önemli konu; yeni yatırımların nasıl gerçekleşeceği. Bu kapsamda piyasa içindeki en büyük çözüm; uzun dönemli elektrik alım anlaşmaları. Ayrıca artı tavanın yükseltilip, eksi tavanın getirilmesi ve bunların birlikte entegrasyonu sonucunda Türkiye, coğrafyasındaki en önemli enerji üslerinden biri olmaya en büyük aday.