Bakan Bayraktar duyurdu: “Maden Borsası kuruluyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, madencilik sektöründe finansmanı güçlendirecek yeni adımların atıldığını belirterek İstanbul Finans Merkezi’nde Maden Borsası’nın kurulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. EPİAŞ’ın SPK’ya başvuruda bulunduğunu ifade eden Bayraktar, gerekli izinlerin kısa sürede verilmesini beklediklerini söyledi.

Bakan Bayraktar duyurdu: “Maden Borsası kuruluyor”
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma4 Aralık 2025 12:07
Sibel Cennetoğlu – Ankara

Türkiye Madenciler Derneği tarafından 4 Aralık Dünya Madenciler Günü kapsamında “Sorumlu Madencilik Zirvesi ’25” Ankara’da gerçekleştirildi.

Programın açılışında konuşan sırada olduğunu belirterek, “Geçen yıl 6 milyar dolar maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu yıl 11 ayda ulaştığımız 5,1 milyar dolar seviyesinin yıl sonunda 6 milyar doların üzerine çıkacağına inanıyorum” dedi.

Bayraktar, madencilik sektörünün ekonomik büyümenin, sanayileşmenin ve teknolojik gelişimin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek sektörün Türkiye ekonomisine katkılarına dikkat çekti.

Bakan Bayraktar, insanlık tarihi boyunca çıkarılan madenlerin bulundukları bölgelerin ekonomik ve sosyal gelişiminde kritik rol oynadığını ifade ederek, Türkiye’nin maden çeşitliliği ve potansiyeli açısından dünyada öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Bakan Bayraktar, Türkiye’nin maden çeşitliliği açısından dünyada 7’nci sırada yer aldığını belirterek, “Dünyadaki 90 madenin 70’i ülkemizde bulunuyor” dedi.

Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin altını çizen Bayraktar, endüstriyel hammadde rezervlerinin yüzde 2,2’sinin, metalik mineral rezervlerinin binde 4’ünün, kömür rezervlerinin yüzde 1’inin ve jeotermal potansiyelin binde 8’inin Türkiye sınırları içerisinde bulunduğunu kaydetti. Bu tabloyla Türkiye’nin madencilikte küresel ölçekte önemli bir aktör olduğuna vurgu yaptı.

MADENLERDE ‘KAZI BİTTİKTEN SONRA REHABİLİTASYON’ DÖNEMİNE SON VERİLDİ

Madencilikte, arama faaliyetlerinden üretime kadar her aşamada güncel teknolojileri ve inovatif çözümleri kullandıklarına vurgu yapan Bayraktar, madenlerdeki denetim faaliyetlerini sıkı ve etkin bir şekilde yürüttüklerinin altını çizerek, “2024 yılında aylık ortalama 774 denetim yapıyorduk. 2025 yılında bu sayıyı 806’ya yükselttik. Nicelik kadar denetimin niteliği de önem arz ediyor. Radar, sonar, drone, elektronik takip ve dijital uyarı sistemleri ile daha etkin denetimler gerçekleştiriyoruz. Yoğunlaşan denetimlerimiz sonucunda 2025’in ilk 10 ayında bin 323 firmaya idari para cezası uyguladık.  Bununla birlikte 2 bin 43 faaliyet durdurma tedbiri aldık” ifadelerini kullandı.

İş sağlığı ve güvenliğinin yanı sıra faaliyeti tamamlanan maden sahalarının rehabilitasyonuna büyük önem verildiğini belirten Bayraktar, bugüne kadar rehabilite edilen 13 bin hektarlık sahada, 23,7 milyon ağaç dikilmesini sağladık. Yapılan Kanuni düzenleme ile birlikte, ruhsat sahiplerinin rehabilitasyon yükümlülükleri arttı ‘Kazı bittikten sonra rehabilitasyon’ dönemine son verdik. Artık madencilik faaliyeti ile rehabilitasyon yükümlülüğü eş zamanlı yürüyecek” şeklinde konuştu.

“694 MİLYON TONLUK DÜNYADA TEK NADİR TOPRAK ELEMENTİ KAYNAĞINI TESPİT ETTİK”

Bakan Bayraktar, madencilikte katma değerli üretim ve stratejik madenlere yönelik çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü belirterek şu bilgileri paylaştı:

“İhracat şampiyonumuz ETİ MADEN, bor madeninde geçtiğimiz yıl 2 milyon 500 bin ton satışla 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde ederek tüm zamanların rekorunu kırdı. Yer altı zenginliklerimizi katma değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla bor karbür ve ferrobor üretim tesislerini hayata geçirdik. Ayrıca, Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Kırka’da yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışıyoruz.

Nadir Toprak Elementleri, son dönemde dünyada olduğu gibi bizde de oldukça gündem olan bir konu. Her ne kadar bazıları bu meseleden yeni haberdar olsa da Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğümüz, Eskişehir-Beylikova’daki NTE sahasında ilk çalışmaları gerçekleştirdi. Sahanın ETİ MADEN’e devriyle Beylikova’da arama faaliyetlerini yoğunlaştırdık ve 125 bin metrenin üzerinde sondaj gerçekleştirdik. Bunun sonucunda 694 milyon ton ile dünyada tek sahada en büyük ikinci Nadir Toprak Elementi kaynağını tespit ettik.

Üretime yönelik olarak pilot tesisi 2023’te devreye alırken ikinci faz olan endüstriyel tesisin kurulması çalışmalarına da devam ediyoruz. Hedefimiz 2026’da endüstriyel tesisin temelini atmak, 2 yıl içerisinde de bu tesisi hayata geçirmektir. Saflaştırma oranını yüzde 92–93’ten daha yukarılara taşıyacak teknolojiyi daha hızlı bir şekilde alabilmek için farklı ülkelerle görüşmelerimiz devam ediyor.

Ancak bir kez daha ifade etmek isterim, bu sahayı devlet eliyle işleteceğiz. Kurduğumuz pilot tesise dahi tahammülü olmayanların, bu tesisi yaptırmamak için mahkemeye koşanların bir anda kağıttan kaplan kesilip ‘madenlerimizi sattırmayız’ demelerine, bu konuda çıkardıkları dedikodulara itibar etmeyiniz. Nadir toprak elementlerini en doğru şekilde ve milli menfaatlerimize en uygun şekilde ülkemizin ekonomisine katmayı hedefliyoruz.”

MADENCİLİKTE YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARININ ARALANDI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden ve enerji yatırımlarında izin süreçlerini kısaltan, sadeleştiren ve bürokrasiyi azaltan 7554 sayılı yasanın Cumhurbaşkanı onayıyla Temmuz ayında yürürlüğe girdiğini belirterek sektör için yeni bir dönemin başladığını söyledi.

Bayraktar, düzenlemeyle böylece yatırımcıların yıllarca emek harcadıktan sonra ‘Bu alanda madencilik yapılamaz’ denmesi döneminin kapandığını ifade etti. Yeni sistemle maden ruhsatı verilmeden önce gerekli izinlerin devlet tarafından alınacağını, verilen izinlerin ruhsat süresi boyunca korunacağını vurguladı.

Yeni düzenlemeyle madencilikte ezber bozan bir adım attıklarını söyleyen Bayraktar, maden bulunmayan 82 bin sahanın sistemden çıkarılmasıyla arama alanlarının 90 binden 8 bine düşürüldüğünü, artık yalnızca gerçek potansiyeli olan bölgelerin sistemde kaldığını belirtti. Türkiye’de madencilik kazı alanlarının ülke yüzölçümünün binde 1,8’i olduğunu, yabancı sermayeli işletmelerin fiilen kazdığı alanın ise yalnızca 30 kilometrekare olduğunu söyledi.

Bayraktar, yasa kapsamında Muğla’daki termik santrallerin yerli kömürle beslenmesine yönelik düzenlemelerin yapıldığını, bölgedeki zeytin ağaçlarının bilimsel esaslarla taşınmasının güvence altına alındığını da ifade etti.

Madencilikte yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirten Bayraktar, sektörün finansmanını güçlendirecek adımların sırada olduğunu kaydederek, İstanbul Finans Merkezi’nde maden borsasının kurulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, EPİAŞ’ın bu doğrultuda SPK’ya başvuru yaptığını ve gerekli iznin kısa sürede verilmesini beklediklerini aktardı.

TMD BAŞKANI YILMAZ: “DÜNYA MADEN SAVAŞLARI DÖNEMİNE GİRDİ”

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, küresel dönüşümün merkezinde madenlerin bulunduğunu belirterek, enerji teknolojilerinden savunma sanayisine kadar her alanda kritik minerallere bağımlılığın hızla arttığını söyledi. Yılmaz, “Dünya yeniden şekilleniyor. Bir dönemin petrol mücadeleleri bugün maden savaşlarına dönüşmüş durumda” dedi.

Yılmaz, yenilenebilir enerji teknolojileri, elektrikli araçlar, batarya üretimi, yarı iletkenler ve savunma sistemleri gibi stratejik sektörlerin tamamen madensiz düşünülemeyeceğini ifade ederek, “Kısacası her şey, ama her şey madenlere bağlı” diye konuştu.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar kritik minerallerde talebin en az dört kat artacağını vurgulayan Yılmaz, elektrikli araçlarda kullanılan mineral miktarının da geleneksel araçlara kıyasla altı kat fazla olduğuna dikkat çekti.

“Bugün kritik mineralleri yöneten, geleceğin teknolojisini de yönetiyor” diyen Yılmaz, Türkiye’nin jeolojik zenginlikleriyle öne çıktığını belirterek şunları söyledi:

“Bu tablo bize şu soruyu soruyor: Türkiye bu oyunda seyirci mi olacak, yoksa oyunu kuran ülkelerden biri mi? Bor, nadir toprak elementleri, bakır, altın… Ülkemizin jeolojisi bize büyük bir rekabet avantajı sunuyor.”

Yılmaz, bu potansiyelin gerçeğe dönüştürülmesi için sorumlu madenciliğin önemine vurgu yaparak, “Sorumlu, şeffaf ve sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla ilerlemeliyiz. Ancak böyle olursak uluslararası rekabette güçlü bir oyuncu olabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.