G20’de enerji diplomasisi, küresel enerji güvenliği vurgusu

G20’nin Afrika’da düzenlenen ilk zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel enerji güvenliği, enerji arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarında iş birliği çağrısı yaparak, “Ekonomilerimizi çeşitlendirmeli, krizlere karşı dirençli hale getirmeliyiz. Enerji güvenliği artık bir lüks değil stratejik bir zorunluluktur” çağrısında bulundu.

G20’de enerji diplomasisi, küresel enerji güvenliği vurgusu
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma1 Aralık 2025 11:20
Sibel Cennetoğlu – Ankara

Dünyanın en büyük ekonomilerini ‘Dayanışma, Eşitlik, Sürdürülebilirlik’ temasıyla bir araya getiren 20. G20 Liderler Zirvesi, Güney Afrika’da gerçekleştirildi.

Avrupa Birliği ve Afrika Birliği ile Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, İngiltere ve ABD’nin yer aldığı 19 ülkeden oluşan G20’nin Afrika’daki ilk zirvesine bu yıl ev sahibi ülke tarafından aralarında Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Nijerya ve Vietnam’ın da aralarında bulunduğu 16 ülke davet edildi.

Zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz Inacio Lula da Silva, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese yer aldı.

G20 Liderler zirvesi kapsamında, toplantıya katılan liderlerin önemli konuşmaların yer aldığı kitapçık zirvenin dikkat çeken önemli detayları arasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, tabiata saygılı bir gelecek inşa etme hedefiyle çıktıkları yolda 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine doğru kararlılıkla ilerlediklerinin altını çizdiği konuşmasına yer verilen dergide, “Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürüyen Sıfır Atık Hareketi’nin tüm dünyada her yıl dalga dalga büyüyen, daha fazla insana ve kalbe ulaşan bir farkındalık halkasına dönüştüğünü görmek bizim için ayrı bir bahtiyarlıktır. Bu süreçte, gelişmiş ülkelerin sorumluluklarını yerine getirmesi artık bir tercihten öte yükümlülük haline gelmiştir” değerlendirmesi yer aldı.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE KARARLILIK VURGUSU

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda yaptığı konuşmayla ilgili, sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak zirvenin stratejik önemini değerlendirdiği bir mesaj yayınladı.

İletişim Başkanı Duran, paylaşımında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’nin ikinci oturumunda yaptığı konuşmalarında “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nı (COP31) önümüzdeki sene kasım ayında Türkiye’de düzenlemeyi planlıyoruz” dedi.

Duran, “Sayın Cumhurbaşkanımız, 2035’e kadar güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi mevcudun 4 katına çıkarılmasının öngörüldüğünü belirterek bu yıl yenilenebilir enerji payının yüzde 60’ın üzerine çıkarıldığını söyledi. Bu güçlü vizyon, Türkiye’nin enerji dönüşümünde kararlılığını net biçimde ortaya koyuyor. Temiz enerji yatırımlarındaki bu istikrarlı artış hem enerji bağımsızlığımıza hem de sürdürülebilir bir geleceğe önemli katkılar sunuyor” ifadelerini kullandı.

SONUÇ BİLDİRİSİNDE ‘İKLİM FİNANSMANI’ ÖNE ÇIKAN KONULAR ARASINDA YER ALDI

Johannesburg’da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirisi de ABD’nin itirazına karşı liderler tarafından kabul edildi.

Sonuç bildirisinde, küresel çatışmaların sona erdirilmesi, iklim finansmanının artırılması ve Afrika’nın kalkınma önceliklerinin küresel gündemin merkezine yerleştirilmesi vurgulandı.

İklim değişikliğiyle mücadelede Paris Anlaşması’nın hedeflerinin yeniden teyit edildiği bildiride, sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırmak için küresel yatırımların hızla artırılması gerektiği vurgulandı. Gelişmekte olan ülkelerin 2030 öncesi iklim hedeflerini uygulamak için 5,8 ila 5,9 trilyon dolara ihtiyaç duyduğuna vurgu yapıldı.

Gelişmekte olan ülkelerde iklim adaptasyonu, kayıp ve zarar finansmanı ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi için uluslararası desteğin artırılacağı bildiride yer aldı.

Küresel enerji dönüşümünde Afrika’nın özel konumu vurgulanarak, kıtada 600 milyondan fazla insanın elektriğe erişiminin olmadığı, bir milyarı aşkın kişinin ise temiz pişirme yakıtından mahrum bulunduğu kaydedildi. Temiz pişirme eksikliği nedeniyle her yıl iki milyon Afrikalının hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Bildiride, kritik minerallerin sürdürülebilir kalkınmadaki stratejik rolüne işaret edilerek, minerallerin sadece ham olarak ihraç edilmesi değil, üretici ülkelerde işlenmesi ve katma değer yaratması gerektiği belirtildi.

“ENERJİ GÜVENLİĞİ ARTIK BİR LÜKS DEĞİL STRATEJİK BİR ZORUNLULUKTUR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi dönüşünde ise uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunarak soruları yanıtladı.

Dünya ekonomisinin son birkaç yılda yaşadığı sıkıntılardan çok yara aldığına, salgından sıcak çatışmalara, adına ‘ticaret savaşları’ denilen zorlayıcı süreçlerden göçlere, iklim krizi ve doğal felaketlere kadar birçok ağır sınama ile karşı karşıya kalındığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak tüm bu süreçlerden biz de etkilendik. Ancak bütün zorlu imtihanlardan başarıyla çıkmasını bildik ve hızla toparlanıyoruz. Ülkeler günümüzde dünyanın herhangi bir yerindeki menfi gelişmelerden, krizlerden çok kolay etkileniyor. Bu nedenle küresel anlamda sürdürülebilir kalkınmayı bir ya da iki ülkenin gayretleriyle değil, topyekun ve kararlı adımlarla sağlayabiliriz. Bu nedenle hem uluslararası platformlarda hem de ikili görüşmelerimizde daima iş birliğini önemsiyor, ülkelerin ekonomik anlamda da kazan-kazan anlayışıyla birbirlerine yaklaşmasının gerekliliğini ortaya koyuyoruz. Ekonomilerimizi çeşitlendirmeli, krizlere karşı dirençli hale getirmeliyiz. Enerji güvenliği artık bir lüks değil stratejik bir zorunluluktur. Bu noktada altını çizdiğimiz önemli bir kavram da kapsayıcılıktır. ‘Sadece ben ve çevremdeki kalburüstü ülkeler kazansın’ anlayışı da bize göre sakattır ve sürdürülebilir olmaktan uzaktır. Daha adil bir dünya mümkün. Yeter ki büyük devletler, insanı merkeze alan politikaları samimiyetle yürütsün” değerlendirmesinde bulundu.

BM’DE YENİLENEBİLİR ENERJİ ÇAĞRISI: GÜNEŞ VE RÜZGARDA 4 KAT ARTIŞ HEDEFİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen “Dirençli Bir Dünya-G20’nin Katkısı: Afet Riskini Azaltma, İklim Değişikliği, Adil Enerji Dönüşümü, Gıda Sistemleri” başlıklı oturumda da önemli sektörel mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin iklim krizinin menfi etkilerinin en yoğun hissedildiği ülkeler arasında olduğuna dikkati çekerek, “2025 yılında karşı karşıya kaldığımız ve ardından şiddetli kuraklık hem gıda fiyatlarında hem de enerji arzında büyük baskılar doğurdu. Yaşadığımız her acı tecrübe, iklim değişikliğiyle mücadeleye, sürdürülebilir kalkınmaya, gıda, su güvenliğini güçlendirmeye önem vermemiz gerektiğini gösteriyor” dedi.

Temmuz ayında kabul edilen İklim Kanunu’nun, 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşma ve yeşil kalkınma hedefini gerçekleştirmede önemli bir dönüm noktasını teşkil ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Kanun kapsamında ayrıca temiz teknoloji yatırımlarının artırılması ve tüm sektörler için adil dönüşümün finansman olarak desteklenmesini amaçlıyoruz. 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi mevcudun 4 katına çıkarmayı öngörüyoruz. Şimdiden bu yıl itibarıyla toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60’ın üzerine çıkarmış durumdayız. Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in desteğiyle küresel bir çevre hareketine dönen Sıfır Atık Projesi ile çevre konularda çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. Bu düşüncelerle Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nı önümüzdeki sene kasım ayında Türkiye’de düzenlemeyi planlıyoruz. Son dönemde çok taraflılığın kaybettiği zemin dikkate alındığında bu hususta Avustralya ile sağladığımız mutabakatı çok daha anlamlı buluyorum. Ayrıca, Güney Afrika dönem başkanlığının gıda güvenliği konusundaki çalışmalarını takdirle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin, zirvenin, Güney Afrika ile ekonomik ilişkilerin artmasına neden olup olmayacağı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki süreçte savunma sanayisinden enerjiye varıncaya kadar tüm alanlarda müşterek birçok adımların atılacağına olan inancını ifade etti.