Trump yasası, temiz enerji yarışında ABD’yi Çin’in gerisine düşürdü

ABD’de rüzgâr ve güneş enerjisine verilen teşviklerin kesilmesi, ülkenin temiz enerji sektörünü yavaşlatırken elektrik fiyatlarını yükseltiyor ve ekonomik büyümeyi zorluyor. Çin ise devasa yatırımlarla sektörde liderliğini pekiştiriyor.

Trump yasası, temiz enerji yarışında ABD’yi Çin’in gerisine düşürdü
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma26 Ağustos 2025 13:48
Mehmet Ekici – İstanbul

ABD, yenilenebilir enerji yatırımlarında zaten Çin’in gerisindeydi. Ancak Başkan Donald Trump’ın imzaladığı yeni harcama yasası, rüzgar ve güneş enerjisine sağlanan vergi teşviklerini azaltarak ülkeyi temiz enerji yarışında daha da geri attı. Uzmanlara göre, bu politika hem elektrik maliyetlerini artıracak hem de ABD’nin ekonomik ve teknolojik rekabet gücünü olumsuz etkileyecek.

510 GİGAVATLIK YENİ TEMİZ ENERJİ YOLDA

Global Energy Monitor’un verilerine göre, Çin yalnızca 2025’te ABD’nin toplam yenilenebilir enerji kapasitesinden daha fazla rüzgar ve güneş enerjisi kurdu. Ülkede hâlihazırda 1.400 gigavatlık yenilenebilir kapasite bulunuyor, bunun üzerine 510 gigavatlık yeni projeler inşa ediliyor. ABD’de ise 275 gigavatlık kapasite aktif durumda ve 2031’e kadar ek 150 gigavatlık projeler planlanıyor. Ancak Trump yönetiminin yeni yasası, bu projelerin büyük kısmını riske atıyor.

Trump yasası, rüzgar ve güneş enerjisine sağlanan vergi kredilerini hızlıca sonlandırıyor ve bu durum, Rhodium Group’un modellemelerine göre önümüzdeki on yıl içinde ABD’de planlanan yenilenebilir enerji kapasitesini yaklaşık yarıya düşürecek. Sonuç olarak, elektrik fiyatları yükselirken ucuz yenilenebilir enerji yerine daha pahalı doğal gaz santralleri devreye girecek. Bu durum hem tüketici faturalarını artıracak hem de sanayi yatırımlarını geciktirecek.

ÇİN SORUNLARI ORTADAN KALDIRIYOR

ABD’de yeni projeler için izin süreçleri de uzun süren bir engel olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, veri merkezleri, yarı iletken üretim ve diğer enerji yoğun sektörlerin yeterli elektrik üretilmezse yeni tesislerini kurmakta zorlanabileceğini belirtiyor. Rhodium Group analisti Ben King, “Enerji altyapısındaki gecikmeler, bazı endüstriyel projelerin hayata geçirilmesini engelleyebilir” diyor.

Çin’de ise enerji dönüşümü hız kesmeden ilerliyor. Ülkede rüzgâr ve güneş enerjisi ile birlikte dev batarya sistemleri, elektrikli araç altyapısı ve şebeke entegrasyonu, enerji kullanımını daha verimli hâle getiriyor. Li Shuo, “Pekin’de yolların çoğunda artık gazlı araç görmek zor. Uber sürücülerinin neredeyse tamamı elektrikli araç kullanıyor ve yakıt maliyeti, geleneksel araçların altıda biri seviyesinde” diyor.

TEMİZ ENERJİDE GİDİLECEK YOL UZUN

Global Energy Monitor analistleri Mengqi Zhang ve Yujia Han, Çin’deki hızlı kurulumların, hükümetin haziran ayında sona eren sübvansiyonlarını almak için yapıldığını belirtiyor. Bu durum, ülkedeki yenilenebilir enerji yatırımlarının kısa sürede artmasına yol açtı. Ancak Çin’in enerji sektöründe hâlâ kömür ve fosil yakıt çıkarlarını destekleyen güçlü gruplar bulunuyor. Shuo, “Yenilenebilir enerji payı artıyor, ancak kömür üretimi ve tüketimi tamamen ortadan kalkmadı” diyor.

ABD’de rüzgâr ve güneş enerjisi teknolojileri, uzun vadede maliyet avantajı ve çevresel faydalar sağlasa da Trump yasası ile bu potansiyel sınırlanıyor. Bu durum, elektrik maliyetlerini artırırken, ülkenin temiz enerji sektöründeki rekabet gücünü Çin’e kaptırmasına neden oluyor. Uzmanlar, ABD’nin önümüzdeki yıllarda hem ekonomik hem de çevresel açıdan geri kalmamak için acil politik adımlar atması gerektiğini vurguluyor.