
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından “İklim Politikası Araştırmaları Buluşması”, Paris Anlaşması’nın onuncu yılına ithafen gerçekleştirildi.
Abdullah Paçal / İstanbul
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından düzenlenen “İklim Politikası Araştırmaları Buluşması”, Paris Anlaşması’nın onuncu yılına ithafen gerçekleştirilen Paris+10 etkinliklerinin ilki oldu. 7 Ekim’de Karaköy’deki İPM’de yapılan toplantıda, Türkiye’nin iklim politikaları ve karbonsuzlaşma yol haritasına dair farklı araştırma kuruluşlarının güncel bulguları paylaşıldı.
CAN-E, DİSK, WWF Türkiye, EMBER, Greenpeace Türkiye, 350.org, REC, MAD, SHURA, SOLAR3GW, SEFİA ve Temiz Hava Hakkı Platformu’nun temsilcileriyle akademisyenler, enerji dönüşümü, adil geçiş, iklim adaleti ve yeşil istihdam gibi başlıkları masaya yatırdı.

Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2053 Net Sıfır Senaryosu
İPM’nin yürüttüğü “Türkiye Karbonsuzlaşma Yol Haritası” sunumunda, Prof. Dr. Ebru Voyvoda, Prof. Dr. Erinç Yeldan, Doç. Dr. Bora Kat, Doç. Dr. Osman Bülent Tör ve Dr. Ümit Şahin gibi isimlerin yer aldığı araştırma ekibi, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Hedefi doğrultusunda hazırlanan yeni modelleme sonuçlarını paylaştı.
Rapora göre, Türkiye’nin kalan karbon bütçesi 5,08 GtCO₂, yani küresel bütçenin %1,37’si olarak hesaplandı.
Modelde “referans” ve “net sıfır” olmak üzere iki senaryo analiz edildi:
Referans senaryo mevcut politikaların sürmesiyle emisyonların 2035’e kadar %12 artarak 655 MtCO₂e’ye ulaşacağını,
Net sıfır senaryosu ise 2035’e kadar %35 azalışla emisyonların 370 MtCO₂e’ye düşebileceğini öngörüyor.
En büyük azaltım potansiyeli elektrik sektöründe kömürün 2036 itibarıyla tamamen devreden çıkmasıyla sağlanacak. Binalarda elektrifikasyon, sanayide teknoloji dönüşümü, ulaştırmada elektrikli araç geçişi öne çıkan unsurlar oldu. Net sıfır yolunun ek maliyeti yaklaşık 265 milyar dolar olarak hesaplandı, en yüksek maliyet kalemi ise binalarda dönüşüm olarak belirlendi.
SHURA: Enerji Dönüşümü Hızlanıyor ama Bağımlılık Sürüyor
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin sunumu Türkiye’nin mevcut enerji görünümünü ortaya koydu.
2023 itibarıyla enerji kaynaklı emisyonlar 442 MtCO₂e ile toplamın %74’ünü oluştururken, fosil yakıtların birincil enerji arzındaki payı %82 seviyesinde kaldı.
Kurulu gücün %61’i yenilenebilir kaynaklardan oluşmasına rağmen ithalat bağımlılığı hâlâ yüksek:
Ham petrolün %88’i,
Doğal gazın %98’i,
Kömürün %62’si ithal ediliyor.
SHURA’ya göre, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine ulaşabilmesi için enerji yoğunluğunda her yıl ortalama %3-3,4 oranında iyileşme, elektrifikasyon oranında ise %20’den %56’ya çıkış gerekiyor.
Merkez, enerji dönüşümünde batarya, yeşil hidrojen ve akıllı şebekeler gibi yeni teknolojilerin stratejik önemine vurgu yaptı.

Solar3GW: Güneş Enerjisinde 37 Bin Kişilik İstihdam
Solar3GW’nin raporuna göre, Türkiye güneş enerjisi sektöründe 2023 itibarıyla 36.925 kişinin istihdam edildiği ve bu sayının bataryalı GES ve YEKA projeleriyle artacağı belirtildi.
Sektörde en büyük pay %43,5 ile konut ölçekli kurulum yapan firmalara ait.
Ancak sektör nitelikli iş gücü açığıyla karşı karşıya:
Meslek liselerine ilgi düşerken,
Fosil yakıt işçilerinin yeniden yeteneklendirilmesi gerekiyor.
Rapor, enerji dönüşümünün “montaj odaklı işlerden nitelikli yeşil istihdama” geçişle sürdürülebilir hale geleceğini vurguladı.
EMBER: Şebeke Kısıtına Çözüm Hibrit Güneş
EMBER Türkiye’den Çağlar Çeliköz, ülkenin büyüyen yenilenebilir kapasitesinin şebeke kısıtları nedeniyle yavaşladığını belirtti.
Son 18 ayda lisanssız santrallerin iletim seviyesinden şebekeye bağlanmak için bağlantı başvurusu yapan kapasitenin %65’i bölgesel kapasite kısıtı nedeniyle reddedildi.
Çözüm olarak hibrit güneş santralleri öne çıktı:
Lisans verilen 3,5 GW’lık kapasitenin %45’i işletmede.
2024 yılında hibrit GES’ler bağlı oldukları santrallere %14 üretim katkısı sağladı.
Ember, kapasite sınırlarının kaldırılması, “bütünleşik saha” kuralının esnetilmesi ve veri şeffaflığının artırılmasını önerdi
İklim İçin 350: Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri Güçlenmeli
İklim İçin 350 Derneği’nden Yağız Eren Abanus, “Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri” başlıklı sunumunda mevcut mevzuatın kooperatiflerin gelişimini sınırladığını belirtti.
Abanus’a göre, Türkiye’de enerji topluluklarının hayata geçebilmesi için:
– Kooperatif mevzuatının güncellenmesi,
– Sabit fiyatlı alım garantisi tarifesi tanımlanması,
– Şebekeye bağlantıda öncelik tanınması,
– Hibe ve imtiyazlı kredi mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor. Avrupa Birliği’ndeki enerji toplulukları örnekleri (Ecopower, Som Energia, Enercoop) Türkiye için ilham verici modeller olarak sunuldu.
Genel Değerlendirme: İklim Politikalarında Yeni Araştırma Alanları
Toplantının kapanışında, kurum temsilcileri Türkiye’nin net sıfır hedefi için “adil geçiş, enerji verimliliği, yeşil finansman ve istihdam politikalarının bütünleşmesi” gerektiği konusunda uzlaştı.
Katılımcılar ayrıca, gelecekteki araştırmalarda yerel düzeyde iklim eylemi, enerji kooperatiflerinin sosyo-ekonomik etkileri ve şebeke esnekliği gibi temaların öne çıkması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’deki çelik tesislerinin sera gazı emisyonu azaltım potansiyeli büyük17 Haziran 202616:51 Bolu’da maden ocağında göçük meydana geldi17 Haziran 202616:19 MİA Teknoloji’den yeni nesil nükleer enerji teknolojilerine ilişkin küresel iş birliği17 Haziran 202615:42 Dünya Bankası, Türkiye’nin rüzgar ve depolama yatırımlarına yönelik 400 milyon avro ilave finansmanı onayladı17 Haziran 202615:40 Enerji sektörü genç kadınların kariyer tercihinde ilk sıralara yükseldi17 Haziran 202615:29