
Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası, bu yıl ilk kez Ege Bölgesi’nde düzenlendi. İzmir’de gerçekleştirilen organizasyonda ziyaretçiler, elektrikli ve hibrit araçları test etme fırsatı bulurken sektör temsilcileri de elektrikli mobilitedeki son gelişmeleri değerlendirdi. Enerji Petrol Gaz Gazetesi olarak yerinde takip ettiğimiz etkinlikte, sektörün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi.

Elektrikli ve Hibrit Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından bu yıl yedincisi düzenlenen Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası, 27-28 Haziran 2026 tarihlerinde ilk kez İzmir-Urla Yolu 30’uncu kilometredeki eğitim pistinde gerçekleştirildi. Daha önce İstanbul’da düzenlenen organizasyon, bu yıl Ege Bölgesi’ne taşınarak elektrikli mobiliteyi Anadolu’nun farklı şehirlerine ulaştırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım attı.
İki gün süren etkinlikte ziyaretçiler, farklı markaların elektrikli ve hibrit otomobillerini ücretsiz test sürüşleriyle deneyimlerken, şarj teknolojileri, enerji altyapısı ve yeni nesil mobilite çözümleri hakkında da doğrudan bilgi alma fırsatı yakaladı.
Etkinlikte otomotiv üreticileri, şarj ağı operatörleri ve teknoloji firmaları son ürün ve çözümlerini sergilerken, çocuklara yönelik aktiviteler ve deneyim alanlarıyla organizasyon adeta festival havasında geçti.

“ELEKTRİKLİ ARAÇLAR GÜNÜMÜZÜN GERÇEĞİ”
TEHAD Kurucusu ve Electric Hybrid Cars Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Berkan Bayram, Enerji Petrol Gaz’a özel açıklamalarda bulundu. Bayram, etkinliğin önemini ve sektörün geldiği noktayı şu sözlerle anlattı: “İzmir’de bu etkinliği ilk kez düzenliyoruz. İstanbul’da altı kez gerçekleştirdik, İzmir ise etkinlik serimizin yedinci ayağı oldu. Bundan sonraki hedefimiz Anadolu’da daha fazla etkinlik düzenlemek. Otomotiv sektörü genellikle İstanbul odaklı ilerliyor ancak elektrikli ve hibrit araçları Anadolu’daki kullanıcılarla da buluşturmak gerekiyor. İzmir bunun için uygun bir lokasyon oldu.
Etkinliğe çok sayıda marka elektrikli ve hibrit modelleriyle katıldı. Şarj firmaları da yer alıyor. Güzel bir başlangıç yaptık. Etkinlik alanında ehliyeti olan herkes piste çıkarak elektrikli otomobilleri deneyimleyebiliyor. Birçok markanın elektrikli ve hibrit modelleri sergileniyor.
Etkinlik kapsamında sergi alanları, markaların hazırladığı çeşitli aktiviteler ve çocuklu ailelere yönelik etkinlikler de yer alıyor. Amaç, ziyaretçilere elektrikli araçların artık hayatın gerçek bir parçası olduğunu göstermek.
Bundan 15 yıl önce elektrikli araçların geleceğini söylediğimizde birçok kişi buna inanmıyordu. Çünkü Türkiye’de elektrikli otomobil yoktu. Bugün ise satılan her iki otomobilden birinde elektrik motoru bulunuyor. Bu, o zamanlar hayal bile edilemeyecek bir şeydi. İnsanlar elektrik motoruna alıştı. Sessizliğini ve sunduğu sürüş deneyimini hissetmeye başladılar. Elektrikli araçlar günümüzün gerçeği.
Şu anda Türkiye yollarında yaklaşık 430 bin tam elektrikli araç bulunuyor. Her yıl satış rakamları katlanarak artıyor ve artmaya devam edecek. Bu dönüşümü hızlandıran unsurlardan biri de yerli üretim oldu. Global markalar da Türkiye’de elektrikli otomobil üretimine başlıyor. Ağustos itibarıyla Güney Koreli bir marka Türkiye’de ilk kez elektrikli otomobil üretimine başlayacak. Türkiye’de elektrikli otomobil üretimi artık gerçekleşiyor.

Geçmişte elektrikli araçlarla ilgili en büyük soru işaretleri menzil ve şarj süresiydi. Bugünkü teknolojide bu sorunlar büyük ölçüde ortadan kalktı. Araçlar sessiz olmasının yanı sıra yüksek performans sunuyor. Ortalama menzil dört yıl önce yaklaşık 300 kilometreyken bugün 600 kilometre seviyelerine ulaştı.
Elektrikli otomobillerin hedefi, konvansiyonel otomobillerle benzer menzil sunabilmekti. Bugün bu seviyeye büyük ölçüde ulaşıldı. Bir diğer hedef ise yakıt dolum süresine yakın bir şarj süresi sunabilmekti. Bu konuda da önemli ilerlemeler sağlandı. Kalan soru işaretleri de ortadan kalktığında dönüşüm çok daha hızlı gerçekleşecek. Çin’de ve özellikle Kuzey Avrupa’da bu dönüşüm net şekilde görülüyor. Yakın zamanda diğer ülkelerde de aynı sürecin hızlanması bekleniyor.
Türkiye’de şarj altyapısı devlet, yatırımcı ve girişimcilerin ortak çalışmasıyla gelişiyor. Altyapı yatırımlarının geri dönüş süresi uzun olduğu için devlet teşvikleriyle desteklenmesi gerekiyor. Şarj altyapısı elektrikli otomobiller için vazgeçilmez. Altyapı olmazsa şarj istasyonu olmaz, şarj istasyonu olmazsa elektrikli otomobilin yaygınlaşması da mümkün olmaz.
Özellikle konutlardaki altyapı hala yetersiz. Elektrikli otomobillerin evlerde kolayca şarj edilebilmesi için hem mevzuat hem de altyapı açısından iyileştirmelere ihtiyaç var. Apartmanlarda şarj ünitesi kurulumu konusunda çeşitli sorunlar yaşanıyor. Enerji kapasitesinin artırılması, trafoların güçlendirilmesi ve altyapının yenilenmesi gerekiyor. Böylece elektrikli otomobile geçiş çok daha hızlı olacaktır.”

“ÖZGÜRLÜĞE YOLCULUK MOTTOSUYLA HİZMET VERİYORUZ”
En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses ise Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerin elektrikli mobiliteyi kullanıcılarla buluşturmak açısından önemli olduğunu belirterek, “Aslında bu tür organizasyonlar çok anlamlı ve keyifli geçiyor. Elektrikli dünyayı bütün insanlara ve kullanıcılara aktarmak çok önemli. İnsanlar geliyor, bilgilendiriliyor, bilinçlendiriliyor. Mobiliteye verilen önem gösteriliyor. En Yakıt, Türkiye’nin ilk lisanslı markasıdır. Şu anda Türkiye’de 350 adet lokasyonda yüksek hızlı şarj cihazlarıyla hizmet veren bir işletmedir. Yaklaşık olarak elektrikli araç pazarının yüzde 40’ına hizmet veriyoruz. Öne çıkan projelerimizden En-ix teknolojisi aracı tak ve şarj et prensibiyle çalışan, aracı tanıyan bir sistemdir ve kullanıcı deneyimini kolaylaştıran bir uygulama olarak öne çıkıyor. Türk Hava Yolları ile yaptığımız iş birliği kapsamında kullanıcılarımızın sadakatini artırmak için Shop and Miles projemiz bulunuyor; burada her kilowata mil kazandırarak bilet alımı veya alışverişe dönüşüm sağlanabiliyor. Ayrıca son iki yılda Mercedes ile yaptığımız iş birliği kapsamında Türkiye’de Mercedes kullanıcılarına premium hizmet sunuyoruz. Kullanıcı deneyimi bizim için çok önemli. Mobilite içinde kullanıcıların daha kolay erişebileceği, iyi lokasyonlarda ve kaliteli hizmet alabileceği bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Sistemlerimizde uptime oranımız yüzde 99,8 seviyesinde ve 7/24 çağrı merkezi hizmeti veriyoruz. Biz müşterileri dinledikçe kendimizi geliştiriyoruz. Müşterilere enerji vermeye devam ediyoruz. Türkiye genelinde 350 şarj lokasyonumuz bulunuyor ve yaklaşık 140 bin kullanıcıya hizmet sağlıyoruz. Bizim mottomuz ‘Özgürlüğe yolculuk’. İnsanlar artık Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna elektrikli araçlarıyla güvenle seyahat edebiliyor. Bu sistemi desteklememiz lazım. Hem geleceğimiz için hem sürdürülebilir enerji için hem de çocuklarımızın geleceği için bu çok önemli” ifadelerini kullandı.

“HYUNDAI, 800 VOLT TEKNOLOJİSİYLE MOBİLİTEDE FARK YARATIYOR”
Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası’nda ziyaretçilerle buluşan Hyundai, etkinlikte en yeni elektrikli modellerini sergilerken, katılımcılara test sürüşü imkanı da sundu. Hyundai Yükseliş Satış Müdürü Ergün Süzen, markanın elektrikli mobilite vizyonunu ve etkinlikte öne çıkan modellerini anlattı. Süzen, “Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası kapsamında elektrikli modellerimizle etkinliğe katıldık. Ziyaretçilerimize test sürüşü imkânı sunuyor, araçlarımızı deneyimlemelerini sağlıyor ve elektrikli araçlarla ilgili merak ettikleri tüm soruları yanıtlıyoruz. Hyundai olarak elektrikli araçlara büyük önem veriyoruz. Elektrikli ürün ailemizin öne çıkan modelleriyle etkinlikte yer alıyoruz. Öne çıkan modellerimiz IONIQ 5 ve IONIQ 6. Bu modellerimizin en önemli özelliklerinden biri 800V batarya mimarisine sahip olmaları. Bu teknoloji Hyundai’nin elektrikli mobilite alanındaki en güçlü yönlerinden biri. Satış ve satış sonrası hizmetlerde de güvenle desteklediğimiz ürünler sunuyoruz. Hyundai geleceğin mobilitesine yatırım yapan bir marka. IONIQ modellerimiz, içten yanmalı araçlardan dönüştürülmüş platformlar yerine tamamen elektrikli araçlar için geliştirilen E-GMP platformu üzerinde tasarlandı. Hyundai’yi elektrikli mobilite alanında öne çıkaran en önemli özelliklerden biri de bu yaklaşım ve 800V batarya mimarimiz” dedi.

“YERLİ BİR MARKA OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ”
Karea Deneyim Uzmanı Murat Belen, Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası’nın İzmir ayağında ziyaretçilerin yoğun ilgisinden memnuniyet duyduklarını belirterek, yerli marka olarak kullanıcılarla buluşmanın kendileri için gurur verici olduğunu söyledi. Belen, “Etkinliğin İzmir’de düzenlenmesi bizim için oldukça değerli. Sıcak havaya rağmen ziyaretçilerimizin yoğun ilgisi var. Yeni bir Türk markası olarak insanların karşısına çıkmak bizim için gurur verici. Markamıza ilgi göstermeleri ve araçlarımızı beğenmeleri bizi mutlu ediyor.
Şu anda Karea Fit modelimizle etkinlikte yer alıyoruz. Araç 12 kW motor gücüne ve 9.98 kWh LFP bataryaya sahip. Bu batarya kapasitesi ile 135 kilometre menzil sunuyor ve şehir içi kullanım için ideal bir model.
Güvenlik tarafında tamamen alüminyum şasi ve çelik kafes yapısı bulunuyor. Dört tekerde disk fren ve bağımsız süspansiyon sistemi sayesinde hem konforlu hem de güvenli bir sürüş sunuyor. Bunun yanı sıra klima sistemimiz de oldukça güçlü olup ısıtma ve soğutmada güzel bir konfor sunmaktadır. Karel Kalıp tarafından üretiliyor. Araç, teknik olarak ruhsatta dört tekerlekli motosiklet sınıfında yer alsa da aslında şehir içi mobilite için geliştirilmiş bir ara segment araç.
Bu araç da tamamen kendi tasarımımız olup, tüm fikri mülkiyet hakları markamıza aittir. Tasarım açısından da kullanıcıların ilgisini çeken, olumlu geri dönüşler aldığımız bir ürün oldu. Bu da bizi oldukça mutlu ediyor” diye konuştu.

“TEST SÜRÜŞÜNDE FARK ORTAYA ÇIKIYOR”
Özgörkey Otomotiv BMW Satış Danışmanı Cemal Cilasın, etkinlikte ziyaretçilere test sürüşü deneyimi sunduklarını ve kullanıcıların araçlardan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Yeni tanıtılan iX3 modelinin etkinliğin öne çıkan aracı olduğunu belirten Cilasın, “Araç 800 volt mimariye sahip ve yaklaşık 805 kilometre WLTP menzil sunuyor. 400 kW hızlı şarj desteği sayesinde 10 dakikada yaklaşık 400 kilometre menzil kazanabiliyor. Bu özelliklerle benzinli araçlarla arasındaki fark oldukça azalmış durumda” dedi.
iX3’ün 218 beygir gücünde, çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli olduğunu ifade eden Cilasın, aracın telefonla uzaktan kontrol edilebildiğini ve yüksek talep gördüğünü aktardı.
BMW olarak sürüş keyfini ön planda tuttuklarını vurgulayan Cilasın, tüm müşterilere test sürüşü yapmalarını önerdiklerini ve farkı göreceklerini belirtti.
KULLANICILAR ELEKTRİKLİ ARAÇ DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI
Elektrikli ve Hibrit Araçlar Sürüş Haftası kapsamında etkinliğe katılan ziyaretçiler, elektrikli araçlara ilişkin deneyim ve görüşlerini paylaştı.
Elektrikli araç kullanıcısı Enver Özyayla, yaklaşık 8 aydır elektrikli araç kullandığını ve oldukça memnun olduğunu belirterek, “Hem ekonomik hem teknolojik hem de konforlu bir deneyim sunuyor. Evden şarj imkânım var ve bu bana büyük avantaj sağlıyor. Elektrikli araçları tavsiye ederim” dedi.
Prof. Dr. Şengül Anagün ise yerli araçla yaptığı test sürüşü deneyimine dikkat çekerek, aracın performansını ve yol tutuşunu beğendiğini söyledi. Anagün, “Bir çevre gönüllüsü olarak elektrikli araçları son derece olumlu buluyorum ve almak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Aksa Enerji’nin Senegal yatırımına 57 milyon avroluk uluslararası finansman21 Temmuz 202614:42 Tüpraş, HERMES projesi ile temiz hidrojen teknolojisini sahada test edecek21 Temmuz 202614:40 TÜVTÜRK’ten araç muayenesi için sahte randevulara karşı uyarı21 Temmuz 202614:38 Eksim Enerji hibrit santral yatırımlarını hızlandırıyor21 Temmuz 202613:47 Türkiye’nin elektrik üretimi mayısta yüzde 4,91 azaldı21 Temmuz 202611:41