Hüsamlar Yeniden projesi, IPMS 2026’da örnek uygulama olarak yer aldı

Hüsamlar Yeniden projesi, Uluslararası Madencilik Sonrası Faaliyetler Sempozyumu’nda (IPMS) uluslararası akademi ve sektör temsilcilerinin karşısına çıktı.

Hüsamlar Yeniden projesi, IPMS 2026’da örnek uygulama olarak yer aldı
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma6 Mayıs 2026 08:47

Hüsamlar Yeniden projesi, Uluslararası Madencilik Sonrası Faaliyetler Sempozyumu’nda (IPMS) uluslararası akademi ve sektör temsilcilerinin karşısına çıktı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Muğla’nın Milas ilçesinde 40 yıl madencilik yapılan ve bugün 250 bini aşkın fidanın büyüdüğü yaklaşık 800 futbol sahası büyüklüğündeki Hüsamlar Yeniden projesi, IPMS 2026’da uluslararası katılımcıların ilgisini çekti.

Madencilik sonrası süreçler, rehabilitasyon, atık yönetimi, endüstriyel miras ve sosyo-ekonomik faaliyetler olmak üzere dört başlıkta ele alınıyor.

Bu vizyonla iki yılda bir düzenlenen IPMS ile Avrupa Madencilik Sonrası Faaliyetler Kongresi (ECOP) bu yıl Bodrum’da gerçekleştirildi. Yeniköy Kemerköy Enerji’nin de sponsorları arasında yer aldığı etkinlik, akademi, kamu ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

Sempozyum kapsamında düzenlenen teknik gezide katılımcılar Muğla’daki rehabilitasyon sahalarını yerinde gözlemledi. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından hayata geçirilen Hüsamlar Yeniden projesi, üretim sonrası alanların planlı şekilde doğaya kazandırılabileceğini gösteren örnek uygulamalardan biri olarak öne çıktı.

İki yılı aşkın süredir yürütülen çalışmalar kapsamında sahada bütüncül ekosistem dönüşümü sağlandı. Bu süreçte 576 hektarlık alan rehabilite edilirken yaklaşık 250 bin fidan ve bitki dikildi.

Göletler, zeytinlikler ve bölgeye uygun bitki örtüsüyle ekosistem yeniden şekillenirken, kuş türlerinin sahaya geri döndüğü gözlemlendi. Projenin, üretim planına paralel şekilde sürdürülerek 2032’ye kadar 1363 hektarlık alanın doğaya kazandırılması hedefleniyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, sempozyumun sahadaki uygulamaların uluslararası ölçekte paylaşılması açısından önemli bir zemin sunduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

“Sürdürülebilir madencilik, maden açılmadan önce başlar, kapandıktan sonra devam eder. Rehabilitasyonu bir yasal yükümlülükten öte, madenciliğin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Hüsamlar sahasında yürüttüğümüz çalışmalar, maden sahalarının planlı şekilde doğaya ve tarımsal üretime kazandırılabileceğinin en güzel örneği. Bu deneyimi uluslararası akademi ve sektör temsilcileriyle paylaşmak bizim için son derece kıymetli oldu. Çalışmaları yerinde inceleyen bilim insanları ve sektör temsilcilerinin yorumları Hüsamlar Yeniden projemizin, küresel ölçekte örnek gösterilecek bir dönüşüm modeli olma yolunda ilerlemesine katkı sağlayacak.”

Maden sahalarındaki kömür rezervi tamamlandıkça doğaya kazandırma çalışmalarına devam edeceklerini vurgulayan Işık, “2032’ye kadar toplam 1363 hektar alan rehabilite etmeyi, 2040 itibarıyla ise tam bir orman dokusuna sahip doğal alan haline getirmeyi hedefliyoruz. Rehabilitasyon sahamız, 15 yıl içinde daha önce madencilik faaliyeti yapıldığına dair hiçbir iz taşımayan, yürüyüş ve mesire alanlarının, farklı kuş türelerine ev sahipliği yapan göletlerin da bulunduğu bir bölgeye dönüşecek. Bölgeye dikilen zeytin fidanları, lavanta gibi bitkiler de yerel tarım ekonomisine destek sağlayacak” ifadelerini kullandı.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Başkan Yardımcısı İlhami Kiziroğlu da madencilik sonrası süreçlerin ekolojik ve toplumsal bir dönüşüm anlamına geldiğini belirterek, “Rehabilitasyon çalışmaları, özünde ekosistemle yeniden bağ kurma sürecidir. Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için bilimsel yöntemler kadar, bağımsız izleme ve şeffaflık da büyük önem taşıyor. Hüsamlar Yeniden, bilimsel verilerle takip edilen örnek uygulamalardan biri oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Sonuçların somut biçimde gözlemlendiğini kaydeden Kiziroğlu, “Toprak iyileştikçe bitki örtüsü gelişiyor, su varlıkları yeniden oluşuyor ve en önemlisi ekosistem kendiliğinden canlanmaya başlıyor. Nitekim saha çalışmalarımız sırasında, oluşturulan göletlere farklı kuş türlerinin geldiğini ve burada yaşam alanı oluşturduğunu gözlemledik. Bu, doğanın doğru müdahalelerle kendini yenileyebildiğinin en açık göstergelerinden biri” ifadelerini kullandı.

AA