
Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, dernek yönetim kurulu üyeleri ve üye temsilcileri, İstanbul’da enerji editörleri ile bir araya gelerek sektörün içinde bulunduğu ‘kritik dönemi’ değerlendirdi.
Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, dernek yönetim kurulu üyeleri ve üye temsilcileri, İstanbul’da enerji editörleri ile bir araya gelerek sektörün içinde bulunduğu ‘kritik dönemi’ değerlendirdi.
‘Yağışlar açısından çok iyi bir yıl geçiriyoruz ve bu ülkemiz adına elbette sevindirici ancak maalesef fiyatlar hidrolariçin çok olumsuz gidiyor. Bununla ilgili kamuyla görüşmelerimiz devam ediyor” diyen HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, sektörün Türkiye elektrik üretiminde baz ve dengeleyici kapasite olarak kritik rol oynadığını vurgulayarak ‘HES’lerin üretim değeri olarak sistem güvenliği ve esnekliğine büyük katkıları olduğunu ve bunun piyasada özel olarak fiyatlanması gerektiğini düşündüklerini’ belirtti. Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede devam eden savaşların enerji arz güvenliğini daha da kritik bir noktaya taşıdığını söyleyen Güven,hidroelektrik santrallerin hem kuraklıkla mücadelede hem de enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasında çok daha yüksek katkıları olacağının altını çizdi. Son dönemde doğal gaz ithalatının yüzde 12’ler gibi düşük bir düzeyde kalmasının HES’lerden gelen yüksek üretimle mümkün olduğunu hatırlatan Elvan Tuğsuz Güven, mevcut piyasa takas fiyatlarının santrallerin finansal sürdürülebilirliğini zora sokmasının yeni yatırımların cazibesini azalttığını da vurguladı. “Türkiye’de üretilen ve tüketilen elektriğin 5’e 1’i hidrolardan geliyor, kurulu güçte yüzde 25’le HES’ler halen lider. Üstelik 1 MW hidroelektrik 1 MW doğal gazı ikame ediyor. Fakat artan
güneş kurulu gücü ve buna bağlı olarak çok düşük gerçekleşen PTF’ler halihazırda sıkışık olan HESlerinpozisyonun daha da strese sokuyor. Hidroelektrikte hala büyük bir yatırım potansiyeli de var ancak bu maliyetlerle mevcut yatırımları sürdürmekte bile çok zorlanan sektörümüz için yeni yatırımlar ne yazık ki biraz zor gözüküyor” diyen Güven, Türkiye’nin pompaj depolamalı santraller konusunda finansman modellerini de içerecek bir hareket planını en kısa sürede hayata geçirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Barajlı HES’lere Madde 7 tehdidi!
Toplantıda vurgulanan bir diğer husus ise Barajlı HES’lerinDSİ tarafından belirlenen işletme programlarına ve su kotlarına uymaması durumunda DSİ’nin su kullanım anlaşmasını fesih yetkisi veren ve önümüzdeki haftalarda TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen yeni torba kanun tasarısının 7. Maddesi oldu. Dernek olarak beklentilerinin DSİ’ye verilen su kullanım hakkı anlaşmasının fesih yetkisinin kanun taslağından çıkarılarak ceza hükmünün para cezaları ve tekrarlanması durumunda 10 günden bir aya kadar su kullanım hakkı anlaşmasının geçici olarak askıya alınması ve bu durumun her takvim yılı için yeni baştan değerlendirilmesi şeklinde olduğu dile getirildi. Bu konuda söz alan Bilgin Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Bilgin, “Barajlı HES’lerbugün enerji şebekemizdeki aşırı arz ve yetersiz talebin yarattığı fiyat krizinin can simididir. Diğer enerji santrallerinden farklı olarak bu dönemi suyu depolayarak ve ihtiyaç anında üretim yapabilmesi sayesinde bu krizin yönetilmesindeki en önemli enstrümanlardır. Fakat DSİ tarafından 1 yıl önceden yağış tahminleri dikkate alınarak yapılan ve düşük kotlarda belirlenen işletme programındasantrallerin onaylı santral işletme kotlarından 10-15m. altında çalışması istenmektedir. Bu uygulama barajın depolama hacmini sınırlandırmakta, enerjiye ihtiyaç olmayan zamanlarda üretim yapılmasına sebep olmakta,ayrıca düşük kotta çalışmasından dolayı aynı sudan daha az enerji üretimi ile %20’ye varan verim kaybı sonucunu doğurmaktadır” dedi.
Sektörden uyarılar ‘kritik eşiği’ işaret ediyor!
Toplantıda söz alan diğer sektör temsilcileri de benzer sorunları dile getirerek hidroelektriğin ‘cezalandırılmaması’ gerektiğine vurgu yaptı. Ak Enerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, hidrolik santrallerin ülkenin stratejik kaynaklarının en önemlisi olduğunun altını çizerek ‘Yüksek üretim dönemine rağmen fiyatlar sıfıra yakın çıkıyor ve HES’lerpara kazanamıyor. Şubat-Mayıs arası mevsimde bir taban fiyatı getirilebilir, bunun örnekleri var. Ayrıca kurulu güce değil üretime dayalı sabit maliyet düzenlemesi getirilebilir. Yaratmış olduğu stratejik öneme istinaden bu piyasa koşulları içerisinde HES’lerin neredeyse cezalandırılıyorolması hakkaniyetli değil” dedi. Limak Enerji Genel Müdürü Can Değirmenci de düşük gelir, yüksek işletme giderleri ve (DSİ’nin getirdiği) ‘kot uygulamasının’ kendilerini üçlü bir makasa soktuğunu, bu durumun yatırımcıyı ‘operasyonel esnekliğini kaybetme’ noktasına sürüklediğini söyledi. Değirmenci, ‘HES!ler için tavan fiyat uygulanması, üretim bazlı olmayan kalemlerden dolayı oluşan işletme giderlerinin aşağı çekilmesi ve kot uygulamasının gözden geçirilmesi” beklentisinde olduklarını da sözlerine ekledi.
Aynı zamanda HESİAD Yönetim Kurulu Üyesi de olan Güriş Genel Müdür Yardımcısı Cem Özkök ise hidroelektrik sektörüne hibrit kapasitesi tanımlanması için yoğun görüşmeler yaptıklarını ancak şu aşamadaki PTF fiyatlarıyla hibrit projelerin yapılabilir durumda olmadığınıdile getirdi. TEİAŞ’ın iletim bedeli zamları ile ayrıca orman idaresinin ciddi orandaki zamlarının üreticiyi çok ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu ifade eden Özkök, “Üreticiye destek için sabit giderlerin ya da iletim bedellerinin bu dönem için alınmaması ya da makul seviyelere çekilereküreticinin mağduriyetinin giderilmesi beklentimiz. Şu an üretici ciddi şekilde aldığı krediyi ödeyemiyor, santraller çalıştırılmıyor ve eksi fiyatla karşı karşıya!” şeklinde konuştu.
Yenilenebilir enerjiye şebeke olarak en büyük desteği veren kaynağın, yine yenilenebilir bir kaynak olan hidroelektrik santraller olduğunu söyleyen Enerjisa Üretim CEO Danışmanı Emre Ercan da “Şebekemize daha fazla yenilenebilir enerji santrali entegre etmek istiyorsak bu santralleri de çok verimli şekilde çalışıyor olarak tutabilmemiz lazım. Aksi takdirde doğal gazla hidroarasında seçim yapmamız gerekiyor. Bu işlevi yerine getirebilmesi için de hidroelektrik santrallerin bakım ve koruyucu çalışmalarının verimli ve düzgün şekilde yapılması gerekiyor, yani bu santrallerin gelecek için de ne kadar önemli olduğunu anlatan bir durum” dedi. Ercan, “Sürekli piyasa takas fiyatı dediğimiz bir ortamda bir piyasadan söz ediyoruz. Geçtiğimiz yılın verilerine baktığımızda aslında arz ve talebin birbiriyle kesişmediğini, gerçek değerin oluşmadığını görüyoruz. Burada bir kısıtlama varken bizim diğer ihtiyaçlarımızın doğmasının temel sebebi de bu; piyasa fiyatlarının tam olarak oluşamıyor olması!” açıklamasını sözlerine ekledi.
Güneş’ten “Pompaj ve hidrolarla ilgili bir paket açıklanmasına ihtiyaç var” vurgusu
Toplantıda söz alan Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Güneş de şunları söyledi:“Dar kapsamda rüzgâr ve güneş santralleri olarak kabul edilen yenilenebilir enerjinin şebeke istikrarı ve emniyeti açısından bir sınırı vardır. Artan yenilenebilir enerji payı Portekiz ve İspanya’da yaşanan riski bizim şebekemizde de görme olasılığını artıran bir durum. Son beş yılda bu istikrarı ve sistem ataletini sağlayan ithal kömür, linyit santral, doğal gaz santrali ve barajlı HES’lerin çok az yapıldığını görüyoruz. Kaldı ki mevcut termik santrallerde de yaşlanma nedeniyle çalışma saatleri düşmektedir.Bundan sonraki dönemde hem ulusal enerji güvenliği ve şebeke stabilitesi hem de diğer kaynakların sürdürülebilirliği sorunu adına gündeme gelen ve öncelikli olması gereken konu, pompaj depolamalı HES’lerdir. Bu konu hem suyun etkin kullanımı hem şebeke ve sistem güvenliği açısından gündeme gelmeli, proje stoku açıklanarak pompaj depolamalı HES modeline ilişkin hukuki yapı oluşturulmalıdır. Mevcut kararda belirtilen fiyatların yetersiz olduğunu görüyoruz, ayrıca bu fiyatların uygulanması ile ilgili olarak Enerji Bakanlığı’nda oluşturulan komisyonun uygulama usul ve esaslarını belirlemesi gerekiyor. Komisyonun özel sektör görüş ve önerilerini de dikkate alması yararlı olacaktır. Üç yıl geçmesine karşın böyle bir belirleme halen yapılmadı. Sistem güvenliği açısından Pompaj depolamalı HES’ler ve genel olarak hidroelektrik santrallerle ilgili teşvik ve finansal destekleri de kapsayan bir paket açıklanmasına kesin olarak ihtiyaç var.”
Türkiye hidroelektrikte Avrupa’nın ikinci büyük gücü oldu29 Haziran 202611:24 Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri29 Haziran 202610:42 Brent petrolün varili 73,45 dolardan işlem görüyor29 Haziran 202610:41 Irak’tan, “ABD ve İran savaşının sona erdirilmesi için katkı sunmaya hazırız” mesajı29 Haziran 202610:40 Enerjisa Üretim, 2 bin 500’den fazla çocuğu sporun birleştirici gücüyle buluşturdu29 Haziran 202610:14