blank

“Madeni yağlar atık değil; kıymetli bir girdi ve stratejik bir hammaddedir”

Türkiye IV. Bilimsel ve Teknik Petrol Kongresi ‘Çevre Oturumu’ kapsamında sunum yapan TAYRAŞ Bilecik Rafinerisi Proses Müdürü Ertuğrul Kılıç, Türkiye’nin atık yağ yönetimi konusunda gerçekleştirdiği sunumunda; “Ülkemizde, 2018 yılında 593 bin ton madeni yağ tüketilerek 300 bin ton faydalı kullanım ömrünü tamamlanmış madeni yağ bulunmaktadır. Fakat bunun sadece 20 bin tonu toplanarak işlenmektedir” dedi. 

Sibel ACAR-ANKARA/ TMMOB Petrol Mühendisleri Odası tarafından, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Türkiye IV. Bilimsel ve Teknik Petrol Kongresi ikinci gününde ‘Çevre oturumu’ ile devam etti. 

TAYRAŞ Bilecik Rafinerisi Proses Müdürü Ertuğrul Kılıç,” Endüstriyel ve taşıtlarda faydalı kullanım ömrü sona eren atık madeni yağların yönetimine ilişkin Türkiye’de mevcut durum tespiti; gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar ve endüstriyel ölçekte en gelişmiş ileri rafinasyon uygulamaları” konu başlığıyla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. 

blank

“ATIK DEĞİL; KIYMETLİ BİR GİRDİ VE STRATEJİK BİR HAMMADDE” 

Giriş konuşmasında atık madeni yağlar hakkında katılımcıları bilgilendiren Kılıç, madeni yağların; baz yağların katkı maddeleri ile harmanlanması sonucu elde edilen, sanayi ve otomotiv sektörünün vazgeçilemez girdisi olduğunu belirterek bu yağların faydalı kullanım ömürlerinin ardından aslında atık değil, kıymetli bir girdi ve stratejik bir hammadde olduğunu aktardı. Kılıç; “Bu yağlardan ileri dönüşüm rafinasyonu ile katma değeri yüksek ‘Baz Yağlar’ üretilebilir” dedi. 

Üretilen baz yağlar; ham petrolden yüzde 1 ila 3 arası, atık yağlardan ise yüzde 70’in üzerinde gerçekleşerek yeniden rafinerizasyon imkanı sağlıyor. Kılıç, bu işlemin hem çevre kirliliğini önlemesi hem de ham madde oluşu sebebiyle ekonomik olarak öne çıktığının önemle altını çizdi. 

Yeniden rafinerizasyon teknolojileri hakkında katılımcıları bilgilendiren Kılıç, Grup II baz yağları rafinerizasyon aşamasında en verimli uygulamanın ‘Hidro işlem’ olduğunu ifade ederek; “Hidro işlemde oluşan gazlar diğer proseslere göre yönetilebilir olduğundan çevre açısından daha avantajlıdır. Yüksek kalitede verimle çalışır. Daha avantajlıdır. Günümüzde lider teknoloji hidro işlem teknolojisidir. Bu ileri teknoloji günümüzde en parlak günlerini yaşamaktadır” diye konuştu. 

Atık madeni yağları rakamsal boyutlarıyla değerlendiren Kılıç; “Ülkemizde, 2018 yılında 593 bin ton madeni yağ tüketilerek 300 bin ton faydalı kullanım ömrünü tamamlanmış madeni yağ bulunmaktadır. Fakat bunun sadece 20 bin tonu toplanarak işlenmektedir. Avrupa rakamlarına baktığımızda ise 4.5 milyon talep olduğunu bunun 2.2 milyonunun kayıt altında ve 1.8 milyonunun ise toplandığını görebilmekteyiz. Tesis sayısı Avrupa’da 27 iken ülkemizde ise sadece Bilecik’te rafineri tesisi kurulmuştur” dedi. 

SIFIR ATIK 

Rafinerizasyon işleminin sıfır atık projesine de katkı sağladığının altını çizen Kılıç, işlem sonrası çıkan maddelerin yalıtım malzemesi yada asfaltlama işleminde katkı malzemesi olarak kullanıldığını belirtti. 

“TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK İLERİ DÖNÜŞÜM RAFİNERİSİ” 

Kılıç, sunumunu şu cümlelerle sonlandırdı:

“Dünyadaki mevcut en iyi teknolojiye sahip TAYRAŞ ileri dönüşüm Rafinerisi, yıllık 60 bin ton atık madeni yağ işleme ve grup 2 bazı veya üretme kapasitesi ile Avrupa’nın teknolojide lider kapasitede üçüncü, Türkiye’nin ise ilk ve tek ileri dönüşüm rafinerisi konumundadır. Entegre çevre yatırımı olan TAYRAŞ ileri dönüşüm Rafinerisi çevre sosyal yapı ekonomi ve savunma sanayi açısından stratejik bir öneme sahiptir Bu nedenle 2018 yılında ‘Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca stratejik yatırım kapsamına alınmıştır.”