Türkiye madeni yağ sektörü dönüşüm için buluştu

Petroturk’ün medya sponsorluğunda düzenlenen madeni yağlar, endüstriyel yağlar, kimyasallar ve katkı maddeleri firma ve temsilciliğinin katılım gösterdiği Eurasian Lubricants Show 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi ve ilk yılında 23 ülkeden 2 bin 132 ziyaretçiyi ağırladı.

Türkiye madeni yağ sektörü dönüşüm için buluştu
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma31 Ekim 2025 16:49

Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD) iş birliğiyle düzenlenen, Petroturk ve Enerji Petrol Gaz’ın medya sponsoru olduğu Eurasian Lubricants Show 2025’de, 16 Ülkeden 96 Firma ve Firma Temsilciliği yer aldı. Madeni yağlar, endüstriyel yağlar, kimyasallar, katkı maddeleri ve teknolojiler alanında faaliyet gösteren bölgesel ve uluslararası oyuncuları bir araya getiren fuar önemli bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor. Madeni yağ sektörünün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği fuarda, ZUCDER Başkanı Burak Önder, IDDMIB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Talha Özger, Avrupa Madeni Yağ Endüstrisi Birliği (UEIL) Başkanı Mattia Adanı, MAPESAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Koçak, TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanı Timur Erk ve CNG Expo Events CEO’su Cengiz Yaman fuarın sektöre sağlayacağı katkıları ve önemini değerlendirerek, sektörün geleceğine yönelik beklenti ve hedeflerini paylaştı. İki yılda bir düzenlenecek olan Eurasian Lubricants Show Fuarı, 2027 yılında daha da büyüyerek sektörün gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.

“HEDEFİMİZ, SEKTÖRÜMÜZDE AVRUPA VE ASYA’YI BİRBİRİNE BAĞLAMAKTIR”

Avrupa Madeni Yağ Endüstrisi Birliği (UEIL) Başkanı Mattia Adani, “Bu etkinliği çok önemli buluyorum, çünkü Türkiye ve Avrasya bölgesindeki madeni yağ sektörüne özel ilk buluşma olma özelliğini taşıyor. Hedefimiz, sektörümüzde Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlamaktır. Tarih boyunca Avrupa ve Türkiye, daha geniş anlamıyla Avrasya, ekonomik olarak her zaman bağlantılı olmuştur. Madeni yağlar, insan uygarlığının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Sektörümüzdeki profesyoneller genellikle temkinli, ilişki odaklı ve itibar bilincine sahiptir; bu nedenle CNG Expo ve MAPESAD tarafından düzenlenen etkinlikler çok değerlidir. Bu etkinlikler, profesyonellerin bir araya gelerek kalıcı bağlantılar kurmasına ve bilgi paylaşmasına olanak sağlıyor. Umarım bu, benzer etkinliklerin uzun bir serisinin ilki olur” ifadelerini kullandı.

“MADENİ YAĞ SEKTÖRÜ, KİMYA SANAYİSİ İÇİNDE ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR”

Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD) Başkanı Tayfun Koçak, “Sektördeki arkadaşlarımla bu fuarın Türkiye’ye sağlayacağı katkılar konusunda ortak bir görüşe vardık ve bu fuarın temellerini yaklaşık bir yıl önce atmış olduk. Türkiye’nin coğrafi konumu açısından baktığımızda; batıda, kuzeyde Avrupa’ya; doğuda Rusya ve Asya’ya, güneyde ise Ortadoğu’ya, yaklaşık 4 saatlik bir uçuş mesafesiyle 70 farklı ülkeye ulaşılabilen bir ülkeyiz. Bu nedenle, böyle bir fuarın Türkiye’de düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Dünyada, doğrudan madeni yağ konusuna odaklanan yalnızca 2-3 büyük fuar bulunuyor. Bunlardan birinin Türkiye’de gerçekleşiyor olması bizler için mutluluk ve gurur verici bir gelişmedir. Her yıl ekim ayında düzenlenecek olan bu organizasyonun büyüyerek devam edeceğine olan inancımız tamdır. Madeni yağ sektörü, kimya sanayisi içinde önemli bir yere sahiptir. Dünyanın en gelişmiş on ülkesine baktığımızda, aynı zamanda bu ülkelerin kimya alanında da lider olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

“EURASIAN LUBRICANTS SHOW 2025, BÖLGEDEKİ İLK VE TEK FUAR”

CNG Expo Events CEO’su Cengiz Yaman ise “Bölgedeki ilk ve tek fuar olma özelliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, madeni yağ ve endüstriyel yağlar sektörünün ilk ihtisas fuarı niteliğini taşıyor. Eurasian Lubricants Fuarı, doğru B2B alıcıların ziyaret ettiği ilk ihtisas fuarı olarak hem komşu ülkelere hem de Orta Doğu bölgesine yönelik ihracatın artmasına katkıda bulunacak. Her 2 yılda bir düzenlenecek olan Eurasian Lubricants Show Konferansı ve Fuarı’nın büyüyerek devam edeceğine inancım sonsuzdur” dedi.

“MADENİ YAĞ SEKTÖRÜ ÇOK BÜYÜK BİR SEKTÖR”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Kimya Sanayi Meclis Başkanı Timur Erk “Türkiye’nin büyük potansiyelini geliştirmek üzere bir kimya sanayi politikası olması gerekir. Nereye baksanız kimya görüyorsunuz. Gelişmişlik göstergeleri vardır. Bunların içinde en önemli faktörlerden bir tanesi de kimya sanayisinin gelişmişliğidir. Bu nedenle, gelişmekte olan bir Türkiye’nin, gelişmekte olan bir kimya sanayi var. Rakamlara değinirsek, ihracatın 29-30 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor. Ama bunun içinde ne var? Bunun içinde Madeni yağlar var. Bu sektör çok büyük bir sektör. Sizler de onların önemli bir paydaşısınız. Türkiye’de ilk defa düzenlenen bu fuarın etkili ve verimli olmasını yürekten diliyorum” ifadelerini kullandı.


Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz

“ÇEVRE, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE EKONOMİK FAYDA AÇISINDAN “CASTROL DAHA DÖNGÜSEL” PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

Elektrikli ve hibrit araçlar, araç parkı içinde her geçen gün daha fazla yer alıyor. 2025’in ilk yarısında, yeni araç satışlarının %24’ü elektrikli veya hibrit araçlardan oluştu. Bu da dönüşümün ne kadar hızlı gerçekleştiğini gösteriyor.

Elbette bu, içten yanmalı motorların kısa vadede tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Ancak artan trendin çok net olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla hem araç üreticilerinin hem de bizim gibi sektördeki oyuncuların buna yönelik çözümler geliştirmesi gerekiyor.

Bildiğiniz gibi elektrikli araçlarda içten yanmalı motorlar olmadığı için klasik motor yağına ihtiyaç yok. Ancak bu araçlarda transmisyon sıvıları, gresler ve en önemlisi batarya soğutma sıvıları büyük önem taşıyor. Biz artık kendimizi yalnızca bir madeni yağ üreticisi olarak değil, sıvı mühendisliği şirketi olarak tanımlıyoruz. Elektrikli araçlar için özel olarak geliştirdiğimiz batarya soğutma sıvıları, transmisyon sıvıları ve gresleri Castrol markası altında üretiyoruz. Şu anda dünyadaki her üç elektrikli araç üreticisinden ikisi, Castrol ürünlerini kullanıyor. Ayrıca sadece mevcut ürünlerle sınırlı kalmıyor, elektrikli araçların batarya teknolojileri geliştikçe biz de şarj süresi, ömür gibi konulara çözüm getirecek sıvılar üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Bu inovasyonları farklı sektörlere de taşımaya başladık.

Madeni yağ sektöründe her yıl Türkiye’de yaklaşık 300-350 bin ton kullanılmış yağ ortaya çıkıyor. Ancak bunun yalnızca %30’u geri dönüşüme kazandırılabiliyor. Geriye kalan %70’lik kısım, ne yazık ki değerlendirilemiyor.

Castrol olarak sektörde birçok alanda öncülük yaptığımız gibi, bu konuda da nasıl bir katkımız olabilir diye düşündük. Hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik fayda açısından ne yapabiliriz sorusuna yanıt ararken “Castrol Daha Döngüsel” programını hayata geçirdik.

Bu programın temelinde, kullanılmış yağların yeniden katma değerli bir şekilde sektöre kazandırılması var. Nasıl işliyor? Mevcut işletmeler yağ kullanıyor ve kullanılmış yağ ortaya çıkarıyor. Bu yağlar, programdaki stratejik ortağımız TAYRAŞ’a gönderiliyor. TAYRAŞ, ileri dönüşüm teknolojisi sayesinde bu yağları yeniden baz yağa dönüştürüyor. Biz ve bizim gibi firmalar, bu baz yağları zaten üretim süreçlerimizde kullanmak durumundayız. Burada önemli bir bağlantı kurduk: Bu yağları döngüye kazandıran işletmeler, yani müşterilerimiz, karşılığında katma değeri yüksek Castrol ürünlerine ulaşabiliyor. Belirli oranlar dahilinde Castrol ürünlerini avantajlı şekilde alabiliyorlar. Böylece %30 olan geri dönüşüm oranını çok daha yukarılara çekmek mümkün hale geliyor.

Ben buna “üç taraflı kazanç modeli” diyorum.

• Baz yağ üreticileri sürekli hammaddeye ulaşarak sürdürülebilirlik sağlıyor.
• Biz üreticiler, girdilerimizi güvence altına alıyor, verimlilik elde ediyoruz.
• İşletmeler ise hem çevresel katkı sağlıyor hem de daha yüksek katma değerli ürünlere erişim kazanıyor.

Bu model, sadece çevre açısından değil, ekonomik fayda da sağladığı için sürdürülebilirliğini devam ettirebilecek bir yapıya sahip. Bu sistem, sadece Türkiye’de değil, Castrol global ölçeğinde de bir ilk olma özelliği taşıyor. Ayrıca bu yaklaşımı sadece madeni yağla sınırlı görmüyoruz. Başka sektörlere de örnek olacak bir yapı kurmak istiyoruz.


MAPESAD Başkanı Tayfun Koçak

“KARBON AYAK İZİ KONUSUNDA SEKTÖR ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRİYOR”

Malumunuz, madeni yağlar her sektörde kullanılıyor. Aslına bakarsanız sadece sanayide, otomobillerde, uçaklarda ya da gemilerde değil, bazı sektörlerin yardımcı malzemesi konumundalar. Hatta sizler bile evinizde kapınız gıcırdadığında onu madeni yağ ile yağlıyorsunuz. Dolayısıyla, her sektöre hitap eden bir ürünün geleceği de teknolojiye ve çevresel faktörlere bağlı olarak şekilleniyor. Bu gelişmeler bizim için çok önemli.

Örneğin, karbon ayak izinin azaltılması konusunda sektör üzerine düşen sorumlulukları yerine getiriyor. Bunu nasıl yapıyor? Öncelikle, geri dönüşüm yağlarının kullanımı artıyor. İkinci olarak, uzun süreli yağ değişim aralıklarına sahip ürünler geliştiriliyor. Üçüncüsü, enerji sağlayan yağların biyobozunur (biodegradable) olması konusu daha fazla önemseniyor. Dördüncü olarak da iş makineleri ya da tarım sektöründe kullanılan yağların çevreye zarar vermeyen formüllerle üretilmesi yönündeki teknolojik çalışmalar sonuçlarını vermeye başladı ve bu ürünler artık kullanılmaya başlandı. Bu dönüşüm, sektör adına umut verici bir gelişme.


Nynas Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Güney Devrim İldiri

“SEKTÖRÜN DAHA DA BÜYÜYECEĞİNE İNANIYORUM”

Madeni yağ sektörü şu anda bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Bu, aslında enerjinin doğasında olan bir şey. Çünkü enerji hayatımızın her yerinde ve insanlık tarihine baktığınızda enerjinin değişimi ve dönüşümü, insanlığın değişimi ve dönüşümüyle paralel ilerliyor. Dolayısıyla bizim sektörümüzde de bu değişim ve dönüşüm söz konusu. Bu noktada firmaların sadece bugünü değil, önümüzdeki dönemi de düşünerek şimdiden riskleri analiz etmesi, fırsatları tespit etmesi ve buna yatırım yapması gerekiyor.

Türkiye büyüyen bir pazar. Türkiye’nin coğrafi konumu çok önemli. 4 saatlik bir uçuşla 70 ülkeye ulaşılabilecek bir lokasyondayız. Bu anlamda çok kritik bir konumdayız. Değişen ticaret dinamiklerine baktığımızda da bu konum daha da önem kazanıyor. Çünkü eski düzende var olan ticari yollar ve iş birlikleri değişiyor, evrimleşiyor. Bu süreçte Türkiye’ye ciddi paylar düşeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla sektörün daha da büyüyeceğine inanıyorum.


Kemetyl Satış Müdürü Orkun Mutlu

“AVRUPA ÖLÇEĞİNDE BAKTIĞIMIZDA BİLE TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ BİR OYUNCU KONUMUNDA”

Firmamız, oto kimyasalları üreten ve satan bir firma. Özellikle “private label” alanında birçok sektörün lider firmasına hizmet veriyoruz. Ürün üretimi, satışı ve çözüm odaklı partnerlik anlayışıyla çalışıyoruz.

Sektörü değerlendirecek olursak; Asya-Pasifik bölgesine girmesek bile, sadece Avrupa ölçeğinde baktığımızda bile Türkiye çok önemli bir oyuncu konumunda. Son yıllarda yerel üreticilerin sayısı ciddi oranda arttı ve üretim kalitesi de çok yüksek seviyelere ulaştı. Bu nedenle Türkiye’yi hem kalite hem tonaj hem de üretim açısından belki de ilk üç içerisinde sayabiliriz.


Küresel Madeni Yağ ve Baz Yağ İş Geliştirme Direktörü Bhupinder Singh

“MADENİ YAĞ SEKTÖRÜ ÇEVRE İÇİN DAHA İYİ BİR YÖNE DOĞRU İLERLİYOR”

Yaklaşık 32 yıldır madeni yağ sektöründe olan biri olarak Türkiye’ye geldim çünkü burası bölgedeki en büyük ekonomilerden biri ve Türk pazarını tanımak istedim.

Tüm sektör paydaşlarının, madeni yağ üreticilerinin, ambalaj firmalarının, baz yağ üreticilerinin ve lojistik şirketlerin böyle bir arenada bir araya gelerek sektörün karşılaştığı zorlukları ve nasıl ilerleyebileceğini tartışması mükemmel bir fikir.

Günümüzde herkes sürdürülebilirlikten bahsediyor ve bizim sektör olarak çevreyi korumak, gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için adımlar atmamız gerekiyor. Madeni yağlar tüm araçlarda kullanılır, bu nedenle pazar, bir ülkedeki araç pazarına bağlıdır. Türkiye’ye ilk kez geliyorum ama BMW, Mercedes ve Audi gibi birçok modern araç görüyorum.

Türkiye’deki madeni yağ pazarı, Orta Doğu’daki pazara oldukça benziyor. Araç pazarında Avrupa, Japon ve Kore markaları hâkim. Şu anda Dubai’de yaşıyorum ve burayla oldukça benzer olduğunu düşünüyorum.

Son dönemde çevreyle ilgili yeni emisyon düzenlemeleriyle birlikte madeni yağ sektörü bu değişimlere uyum sağlıyor ve çevre için daha iyi bir yöne doğru ilerliyor.