OPET’ten 20. yıla özel anlamlı film

OPET, “Tarihe Saygı Projesi”nin 20. yılına özel hazırladığı filmle Çanakkale ruhunu ve tarih bilincini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. “Biz Olunca Fark Eder” mottosu üzerine kurulan film, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurarak milli değerlerin yaşatılmasına dikkat çekiyor.

OPET’ten 20. yıla özel anlamlı film
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma9 Nisan 2026 12:21

OPET, toplumsal sorumluluk alanındaki en köklü çalışmalarından biri olan Tarihe Saygı Projesi’nin 20. yılına özel bir film hazırladı. Film, Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarmayı ve bu topraklarda yazılan destanı bir kez daha hatırlatmayı amaçlıyor.

Tarihe Saygı Projesi’nin başlangıcından bu yana yürütülen restorasyon, çevre düzenleme ve bilinçlendirme çalışmalarının altını çizen filmde; Çanakkale’nin yalnızca bir savaş alanı değil, aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun simgesi olduğu vurgulanıyor. Duygusal anlatımı ve güçlü görsel diliyle dikkat çeken yapımda, geçmiş ile bugün arasında anlamlı bir bağ kuruluyor.

Filmde, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlar saygı ve minnetle anılırken; fedakârlık, birlik ve ortak hafıza temaları ön plana çıkıyor. OPET, 20 yıldır aralıksız sürdürülen Tarihe Saygı Projesi ile amaçlarının yalnızca tarihî alanları korumak değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratmak ve milli değerleri yaşatmak olduğunu belirtirken, hazırlanan bu özel film projenin geldiği noktayı ve taşıdığı anlamı geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor.

Çanakkale’de başlayan ve yıllar içinde bir kurumsal sorumluluk modeline dönüşen proje, 20. yılında da geçmişe saygıyı geleceğe aktarma misyonunu güçlü bir şekilde sürdürüyor.

TARİHE SAYGI, 20 YILDIR BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK EDİYOR

Projeyle ilgili yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi: “OPET’in Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası’nın doğal dokusunu ve tarihsel kimliğini korumak, bu bölgedeki ortak hafızayı geleceğe taşımak için 2006 yılında başlattığı Tarihe Saygı Projesi 20 yılda büyük bir dönüşüme öncülük etti. Proje; bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik çehresini dönüştürürken; tarihi mekânların onarılmasının ötesine geçerek, bu coğrafyada yaşayan insanların yaşam kalitesini yükselten bütüncül bir kalkınma modeli ortaya koydu. İki tarihi mücadeleyi, Çanakkale Savaşları ile Troya Savaşı’nı kültürel birikimler ışığında ele alan OPET, Tarihe Saygı Projesi, tarihi ve kültürel zenginliklerin paylaşarak çoğalacağı bilincini yerleştirmeyi hedefliyor. Proje, 2006 yılında kültür mirasımızın çok katmanlı izlerini barındıran Çanakkale’de Gelibolu Yarımadası’nda başladı. Topraklarımızın taşıdığı zenginliklerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması hedefiyle hem fiziksel bir yenilenmeyi hem de toplumsal dönüşümü bir arada ele alan, yenilikçi bir sosyal sorumluluk anlayışıyla hayata geçirildi. Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden çok katmanlı bir gelişim için bölge sakinlerini, resmi kurumları ve sivil organizasyonları karar alma süreçlerine dahil edip kültür mirası etrafında birleştirerek, iş birliği, paylaşım ve kalkınma odaklı özgün bir model uygulandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alanı’nda, 8 köy, 2 şehitlik, 2 camii yenilendi, 6 müze ve kültür merkezi, 3 anıt projesi hayata geçirildi, Eceabat Opet Tarihe Saygı Parkı ile bir ortaokul bölgeye kazandırıldı. Proje, 2018 yılında Çanakkale’nin Troas bölgesine taşındı. Bir dünya mirası olan Troya’nın kültürel zenginliklerini paylaşarak çoğaltmak amacıyla bölgede yaşayan ve binlerce yıllık kültürel geçmişe sahip “Son Troyalılar”ın köylerine yepyeni bir çehre kazandırıldı. Troya Milli Parkı içinde bulunan Tevfikiye Köyü arkeolojiyle iç içe geçen tarihinden, Çıplak Köyü ise Troya bölgesinin kültür mirasının zenginliklerinden ilham alarak kurgulanmış konseptlerle yenilendi, değişti ve dönüştü. Köylülerin aktif katılımıyla hayata geçirilen Tevfikiye Arkeo-Köy ve Çıplak Etno-Köy uygulamaları, Ören Yeri ile Müze’nin temsil ettiği değerleri bu toprakların insanlarının kırsal mirasıyla birleştirerek yaygınlaştırmayı, yaşatarak ve paylaşarak zenginleştirmeyi hedefledi. Köylerde hayata geçirilen fiziksel ve sosyal dönüşüm, bölge insanının yaşam kültürü üzerinden Troya’yı bugünle buluşturdu.”