
Türkiye’de sanayideki üretim süreçlerinde oluşan verimsizlikler işletmeler için hem ekonomik hem de çevresel maliyet yaratıyor. Artan enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel rekabet baskısı sanayi kuruluşlarının üretim stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı, yüksek stok seviyeleri ve standart dışı uygulamalar işletmelerin fark etmeden kapasite kaybetmesine ve büyük verimsizliklere neden oluyor. Kontrol edemediğimiz ekonomik değişkenleri beklemek yerine, kontrol edebileceğimiz süreçleri iyileştirmenin uzun vadede çok daha güçlü sonuçlar doğuracağının altını çizen ERASYS Kurucusu ve Yönetici Ortağı Hakan Cengiz, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarında Yalın Üretim ve Kaizen tekniklerini kullanarak “uygulayıcı” olarak hayata geçirdiği Uygulamalı Verimlilik Çalışmaları ile üretici firmalara tasarruf garantisi sunarak globalde rekabet edebilmenin yolunu açıyor.
Verimlilik; yalnızca maliyetleri azaltan bir yaklaşım değil, işletmelerin büyümesini, rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir yönetim anlayışını ifade ediyor. Sanayide sürdürülebilirlik anlayışı da bu doğrultuda değişiyor. Yeni dönemde işletmeler için sürdürülebilir dönüşüm yalnızca yeni makine veya yenilenebilir enerji yatırımlarıyla değil; mevcut üretim süreçlerinde oluşan kayıpların azaltılması, enerji ve hammadde kullanımının optimize edilmesi ve mevcut kapasitenin ve kaynakların daha verimli kullanılmasıyla mümkün görülüyor.
2009 yılından bu yana üretim tesislerine süreç geliştirme, yalın üretim, fabrika ve üretim hattı tasarımı, otomasyon, depo ve lojistik optimizasyonu alanlarında mühendislik ve danışmanlık hizmeti sunan ERASYS, bugüne kadar 60’ın üzerinde üretim tesisinde verimlilik odaklı büyük dönüşüm projeleri gerçekleştirdi. Şirket, yürüttüğü çalışmalarda işletmelerde %20’den %115’e varan verimlilik artışı, %15’den %80’e varan kapasite kullanım artışı ve de bunlara bağlı olarak büyük karlılık artışı sağlanabildiğini belirtiyor.
ÜRETİMDE REKABETİN ANAHTARI YENİ YATIRIM DEĞİL, DOĞRU SÜREÇ YÖNETİMİ
Üretim tesislerinde yaşanan verim kayıplarının önemli bir bölümünün makine kapasitesinin yetersizliğinden değil, süreçlerdeki aksaklıklardan kaynaklandığını belirten ERASYS Kurucusu ve Yönetici Ortağı Hakan Cengiz: “Bugün birçok işletme rekabet gücünü artırmak için ilk çözüm olarak yeni yatırım yapmayı düşünüyor. Oysa üretim tesislerinde önemli bir verimlilik potansiyeli mevcut süreçlerin içinde bulunuyor. Plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı, yüksek stok seviyeleri ve standart dışı uygulamalar işletmelerin fark etmeden kapasite kaybetmesine neden oluyor. Doğru analiz edilen ve iyileştirilen süreçlerle, aynı makine parkı ve aynı insan kaynağıyla çok daha yüksek üretim seviyelerine ulaşmak mümkün” açıklamalarında bulundu.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCE SAHADA BAŞLIYOR
Dijital dönüşüm yatırımlarının ancak doğru süreçlerle birlikte başarıya ulaşabileceğini ifade eden Cengiz: “Sanayide dijitalleşme yatırımları hız kazanıyor ancak teknoloji tek başına verimlilik sağlamıyor. Üretim süreçleri standartlaştırılmadan ve yalın üretim prensipleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmadan yapılan dijital yatırımlar beklenen faydayı sağlayamayabiliyor. Önce süreçleri doğru yönetmek, ardından teknolojiyi bu yapının üzerine inşa etmek gerekiyor. Gerçek dönüşüm, süreç yönetimi ile teknolojinin birlikte ele alınmasıyla mümkün oluyor” dedi.
Yarım asırlık projede yeni anlaşma9 Temmuz 202617:50 Eksim Holding 40’ıncı yılında yeni dönem pazarlama ve iletişim vizyonunu paylaştı9 Temmuz 202617:38 Gazprom: Avrupa’nın doğal gaz depolarında kış riski artıyor9 Temmuz 202616:40 Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Kayseri çalıştayı sonuç konferansında konuştu9 Temmuz 202616:39 Bakan Bayraktar, Irak Petrol Bakanı Hüdeyir ile görüştü9 Temmuz 202614:52