
Pekin yönetimi, standardizasyon ve yerli tedarik zinciri stratejisiyle nükleer kapasitesini hızla artırırken, dünyada inşaat halindeki reaktörlerin neredeyse yarısını tek başına üstleniyor.

ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) verilerine göre Çin, nükleer enerji kurulu gücünü 2016 yılından bu yana yaklaşık iki katına çıkardı. 2016-2024 yılları arasında nükleer kapasitesini yüzde 76 (24 GW) artıran ülke, UAEA Güç Reaktörü Bilgi Sistemi (PRIS) verilerine göre 2025 yılında 1,1 GW, 2026 yılının ilk beş ayında ise 2,2 GW yeni kapasiteyi şebekeye bağladı.
Mayıs 2026 itibarıyla 18 farklı sahada 60 operasyonel reaktörle toplam 58,7 GW kurulu güce ulaşan Pekin, küresel nükleer rönesansın öncüsü konumunu pekiştiriyor. Nükleer filosunun tamamına yakınını nüfusun yoğun olduğu kuzeydeki Liaoning eyaletinden güneydeki Hainan eyaletine kadar uzanan Pasifik okyanusu kıyı şeridinde toplayan Çin, mevcut tesislerinde ağırlıklı olarak basınçlı su reaktörleri (PWR) teknolojisini kullanıyor.
YERLİ NÜKLEER TEDARİK ZİNCİRİ
Pekin’in nükleer alandaki bu hızlı genişlemesinin arkasında, tasarım, lisanslama ve inşaat süreçlerinde uyguladığı standardize proje yönetimi yaklaşımları yer alıyor. Ölçek ekonomisinden faydalanmak adına reaktörleri 6 ila 10’lu gruplar (batçlar) halinde inşa eden Çin, yabancı tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmak için ana santral bileşenlerinin yerli üretimine odaklanan güçlü bir nükleer tedarik zinciri kurdu.
KÜRESEL ORTALAMANIN ALTINDA YAPIM SÜRELERİ
Bu strateji, inşaat sürelerini de dünya ortalamasının oldukça altına düşürdü. Küresel nükleer santral yapım süresi ortalama 9 yıl iken, Çin nükleer firmaları yurt içi ve yurt dışındaki projelerini 5 ila 7 yıl gibi kısa bir sürede tamamlamayı başarıyor. Ülke genelinde halihazırda 19 farklı sahada yürütülen ve toplamda 38,9 GW ek kapasite sağlayacak olan 36 reaktörün inşaatı devam ediyor; bu sayı, dünya genelindeki toplam nükleer santral inşaatlarının yüzde 49’undan fazlasını oluşturuyor.
![]() |
![]() |
SMR TEKNOLOJİSİNDE TİCARİ DÖNEM
Çin, 2025 yılında 6 yeni reaktörün inşasına başlarken, 2026’nın ilk beş ayında da Xuwei-1 ve Taipingling-4 olmak üzere 2 yeni reaktörün temelini attı. Aynı dönemde Sanao-1 ve Taipingling-1 birimlerini ticari olarak devreye alan ülke, yenilikçi nükleer teknolojilerde de ilk adımı atıyor.

Çin, kendi tasarımı olan ilk küçük modüler reaktörü (SMR) Linglong-1’in (ACP100) inşaat süreçlerinde sona yaklaştı. Modüler tasarımı sayesinde belirli bileşenleri fabrikada üretilip sahada monte edilebilen 100 MWe gücündeki bu basınçlı su reaktörünün, 2026 yılının ilk yarısında ticari faaliyete geçmesi bekleniyor. Projenin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte nükleer enerji, elektrik üretiminin yanı sıra deniz suyu arıtma ve bölgesel merkezi ısıtma gibi alternatif alanlarda da ticari olarak vitrine çıkacak.
Hürmüz Boğazı’nda günlük ticari gemi geçişi savaş sonrası en yüksek seviyeyi gördü26 Haziran 202611:12 GÜRİŞ ve Huawei yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşması imzaladı26 Haziran 202611:11 Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri26 Haziran 202611:10 Brent petrolün varili 74,38 dolardan işlem görüyor26 Haziran 202611:09 “Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy” projesi, Türkiye’nin 7 bölgesine ulaştı26 Haziran 202611:00