
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni YEKA kararları, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında sessiz bir eksen değişimine işaret ediyor. Son dönemde Erzurum başta olmak üzere doğu ve iç bölgelerde yoğunlaşan YEKA ilanları, Ankara’nın yalnızca güneş potansiyelini değil geleceğin enerji altyapısını da planladığını gösteriyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Erzurum’un Çat ilçesindeki bölgeyi güneş enerjisine dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ilan etti. Aynı kararla Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık, Elazığ’ın Karakoçan, Diyarbakır’ın Çınar ve Mardin’in Derik ilçelerinde bulunan toplam 8 alan da YEKA kapsamına alındı.
Haziran ayının ilk haftasında Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar ilk bakışta rutin bir alan tahsisi gibi görünse de son yıllardaki YEKA tercihleri incelendiğinde enerji politikalarında önemli bir yön değişikliği dikkat çekiyor.
Uzun süre güneş yatırımlarının odağında bulunan Konya-Karaman hattının yanında artık Erzurum, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Elazığ ve Diyarbakır gibi iller daha sık gündeme geliyor.
Sektör kaynaklarına göre bu değişimin arkasında yalnızca güneşlenme süresi veya arazi uygunluğu bulunmuyor. Yeni dönemde santral sahalarından çok şebeke kapasitesi, iletim altyapısı ve bağlantı imkanları belirleyici hale geliyor.
YENİ HEDEF ÜRETİMDEN ÇOK SİSTEM DENGESİ
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü hızla artarken üretim kadar bu elektriğin sisteme hangi noktalardan bağlanacağı da kritik önem kazandı. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da yoğunlaşan yatırımlar bazı bölgelerde iletim altyapısını zorlamaya başladı.
Bu nedenle yeni YEKA planlamalarında yüksek güneş radyasyonu kadar trafo merkezlerine yakınlık, iletim hatlarının kapasitesi ve bölgesel tüketim merkezlerine erişim de dikkate alınıyor.
Enerji uzmanları, yeni dönemde ‘en güneşli bölge’yaklaşımının yerini ‘şebekenin en hazır olduğu bölge’ anlayışına bıraktığını değerlendiriyor.
ERZURUM NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?
Erzurum Türkiye’nin en yüksek güneş radyasyonuna sahip ili değil. Buna rağmen son yıllarda YEKA planlamalarında öne çıkıyor.
Bunun en önemli nedenlerinden biri Doğu Anadolu’daki güçlü iletim koridorları. Bölge, hidroelektrik santrallerin oluşturduğu enerji altyapısına ve yüksek gerilim hatlarına yakın konumda bulunuyor. Ayrıca Kafkasya ve Nahçıvan bağlantıları açısından da stratejik önem taşıyor.
Uzmanlara göre enerji yönetimi artık yalnızca bugünkü üretimi değil gelecekte oluşacak enerji akışını da dikkate alıyor.
ELBİSTAN’DA KÖMÜRDEN GÜNEŞE DÖNÜŞÜM
Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık ilçelerinin seçilmesi de enerji dönüşümünün önemli işaretlerinden biri olarak görülüyor.
Yıllarca Türkiye’nin kömür üretim merkezlerinden biri olan Elbistan Havzası, mevcut trafo merkezleri ve güçlü iletim altyapısıyla yenilenebilir enerji yatırımları için avantajlı bir konum sunuyor.
Böylece geçmişte kömür için kurulan enerji omurgasının, yeni dönemde güneş enerjisi yatırımlarına hizmet etmesi hedefleniyor.
DİYARBAKIR VE MARDİN NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?
Güneydoğu Anadolu, yüksek güneş potansiyelinin yanı sıra hızla büyüyen bir elektrik tüketim merkezi haline geliyor.
Sanayi yatırımları, organize sanayi bölgeleri ve tarımsal sulama faaliyetleri bölgedeki elektrik talebini artırıyor. Elektriğin tüketim merkezlerine yakın üretilmesi ise hem iletim kayıplarını hem de sistem maliyetlerini azaltıyor.
Bu nedenle Diyarbakır ve Mardin yalnızca üretim bölgeleri değil aynı zamanda geleceğin enerji talep merkezleri olarak değerlendiriliyor.
ELAZIĞ’IN ŞEBEKE AVANTAJI
Elazığ ise Türkiye’nin doğu-batı enerji geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Bölge, hidroelektrik üretimi ve mevcut iletim altyapısı sayesinde yeni yenilenebilir enerji yatırımlarının sisteme daha düşük maliyetle entegre edilmesine imkan tanıyor.
Uzmanlara göre yeni YEKA yaklaşımında arazinin uygunluğu kadar elektriğin sisteme sorunsuz aktarılması da belirleyici kriter haline gelmiş durumda.
ANKARA ASLINDA ELEKTRİK OTOYOLLARINI PLANLIYOR
Kaynaklara göre son YEKA kararlarının ortak noktası güneş potansiyelinden çok şebeke planlaması. Geçmişte yatırım kararlarında güneş radyasyonu ön plandayken bugün TEİAŞ’ın kapasite haritaları, trafo merkezleri, depolama imkanları ve iletim koridorları daha fazla önem kazanıyor. Bu durum Türkiye’nin enerji planlamasında önemli bir değişime işaret ediyor.
YEKA HARİTASINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
Eski yaklaşım |
Yeni yaklaşım |
Güneşlenme süresi |
Şebeke kapasitesi |
En yüksek radyasyon |
En uygun bağlantı noktası |
Elektrik üretimi |
Üretim + depolama |
Bölgesel yatırım |
Enerji koridoru planlaması |
Santral odaklı model |
Sistem odaklı model |
TÜRKİYE YENİ ENERJİ HARİTASINI ÇİZİYOR
Enerji Bakanlığı’nın 2035 hedefleri doğrultusunda rüzgar ve güneş kurulu gücünü önemli ölçüde artırmaya hazırlanması, enerji sisteminde de yeni bir yapılanmayı beraberinde getiriyor.
Son dönemde ilan edilen YEKA alanları yalnızca yeni santral yatırımlarını değil geleceğin enerji koridorlarını da şekillendiriyor.
Bu nedenle son kararlar, birkaç yeni yatırım sahasının ötesinde Türkiye’nin enerji haritasının doğuya ve yeni iletim koridorlarına doğru genişlediğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
SATIR ARASI
Enerji sektöründe uzun yıllar boyunca sorulan soru ‘Güneş nerede daha güçlü?’ oldu.
Son YEKA tercihleri ise artık başka bir sorunun öne çıktığını gösteriyor: “Elektrik gelecekte nereden geçecek?” Ankara’nın son kararları da bu soruya verilen stratejik cevabın ilk adımları olarak görülüyor.
Günlük elektrik üretim ve tüketim verileri9 Haziran 202611:32 Orta Doğu’daki savaş AB’nin enerji faturasını 47 milyar avro yükseltti9 Haziran 202611:31 Kömür fiyatları son 2,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı9 Haziran 202611:30 Brent petrolün varili 93,24 dolardan işlem görüyor9 Haziran 202611:29 Yemen hükümetinden Aden ve Hadramevt’teki elektrik krizine Suudi Arabistan destekli çözüm planı9 Haziran 202611:29