
Türkiye LPG Derneği Başkanı ve İpragaz CEO’su Eyüp Aratay, elektrifikasyonun hız kazandığı enerji dönüşümünde LPG’nin elektrikli araçlara karşı bir tehdit algısı taşımadığını belirterek şehir içi kullanımda elektrikli araçların avantajlı, şehirlerarası kullanımda ise LPG’nin halen en ekonomik seçenek olduğunu ifade etti.
Türkiye LPG Derneği (TLPGD) Başkanı ve İpragaz CEO’su Eyüp Aratay, Antalya’da gazetecilerle bir araya gelerek LPG sektöründeki son gelişmeleri ve enerji dönüşümünün sektöre etkilerini değerlendirdi.
Türkiye’nin otogazda dünya liderleri arasında yer aldığını belirten Aratay, elektrikli araçların yükselişine rağmen LPG’nin önemini koruduğunu vurguladı.
TÜRKİYE OTO GAZDA ZİRVEDE
Türkiye’de oto gazın 1996 yılında kullanılmaya başlanmasıyla birlikte sektörün hızla büyüdüğünü ifade eden Aratay, bugün gelinen noktada Türkiye’nin 10 bin 600 istasyonluk yaygın ağıyla dünyada ilk sıralarda yer aldığını söyledi.
LPG pazarının olgun bir yapıya ulaştığını belirten Aratay, 2025 yılı itibarıyla sektörün oto gaz, tüplü gaz ve dökme gaz dahil toplamda 3,9-4 milyon tonluk büyüklüğe ulaştığını kaydetti.
Türkiye’de yaklaşık 5-5,5 milyon LPG’li araç bulunduğunu dile getiren Aratay, toplam araç parkında LPG, benzin ve dizelin neredeyse dengelendiğine dikkat çekti.
AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE MALİYET BASKISI ARTIYOR
Akaryakıt sektöründe son dönemde finansal baskıların da ciddi şekilde arttığına dikkat çeken Aratay, özellikle bayiler tarafında kârlılığın önemli ölçüde gerilediğini söyledi.
Yüksek enflasyonun Türk lirası bazlı maliyetleri artırdığını belirten Aratay, işçilik, enerji ve işletme giderlerindeki yükselişin sektör üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Kredi kartı komisyonlarının da yüksek faiz ortamında ciddi seviyelere ulaştığını dile getiren Aratay, “Komisyonların nihai ürüne yansıtılamaması bayiler açısından ciddi bir sorun yaratıyor. Bu durumda bayilerin kârlılık oluşturması neredeyse mümkün değil” dedi.
Bu kapsamda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) devreye girmesinin önemine işaret eden Aratay, geçmişte sektöre özel daha düşük komisyon oranlarının uygulandığını hatırlattı.
Aratay, “Bugün piyasa genelinde uygulanan komisyon oranlarının akaryakıt sektörü için daha düşük seviyelere çekilmesi yönünde bir beklenti var. Açıkçası bize sorulursa, bu komisyonların sıfıra kadar indirilmesini isteriz. Çünkü zaten çok düşük olan kâr marjının büyük kısmı kredi kartı komisyonuna gidiyor. Bu, ticaretin sürdürülebilirliği açısından sağlıklı değil” ifadelerini kullandı.
Sorunun çözümü için enerji ve finans sektörlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Aratay, “Bu konu tüm paydaşların bir araya geleceği çalıştaylarla ele alınmalı. Bankaların da içinde olduğu dengeli bir çözüm üretilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“ELEKTRİKLİ ARAÇLAR, LPG SEKTÖRÜ İÇİN TEHDİT DEĞİL”
Enerji dönüşümünde elektrifikasyonun hız kazandığını belirten Aratay, LPG sektörünün elektrikli araçları bir tehdit olarak görmediğini söyledi.
Elektrikli araçların kullanım maliyetinin kullanım şekline göre değiştiğini vurgulayan Aratay, şehir içinde ev veya iş yerinde şarj imkanı olan kullanıcılar için elektrikli araçların önemli bir ekonomik avantaj sunduğunu ifade etti.
Buna karşılık şehirlerarası yollarda hızlı şarj maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çeken Aratay, bu durumda LPG’li araçların halen en ekonomik seçeneklerden biri olduğunu dile getirdi.
“LPG GEÇİŞ DÖNEMİ YAKITI”
Dizel ve benzinli araçlara kıyasla LPG’nin hem çevresel hem de ekonomik avantajlar sunduğunu belirten Aratay, enerji dönüşüm sürecinde LPG’nin önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji üretiminde yenilenebilir ve nükleer kaynakların payının artırılması gerektiğini ifade eden Aratay, bu dönüşüm tamamlanana kadar LPG’nin ‘geçiş yakıtı’ olarak konumunu koruyacağını belirtti.
Aratay ayrıca, elektriğin üretim kaynağına bağlı olarak bazı durumlarda benzinli araçların bile elektrikli araçlardan daha düşük çevresel etkiye sahip olabileceğini ifade ederek enerji üretim yapısının önemine işaret etti.
DİZEL GERİLİYOR LPG DÖNÜŞÜMÜ SÜRÜYOR
Dizel araçların hem maliyet hem de çevre açısından cazibesini kaybettiğini belirten Aratay, üretimdeki düşüş nedeniyle araç parkı içindeki payının da azaldığını söyledi.
Buna karşılık benzinli araçların yaygınlığının sürdüğünü ifade eden Aratay, bu araçların LPG’ye dönüşümünün sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.
YÜKSEK KİLOMETRE YAPANLAR İÇİN LPG DAHA AVANTAJLI
Araç dönüşüm maliyetlerine ilişkin değerlendirmede de bulunan Aratay, yıllık kullanımın belirleyici olduğunu vurguladı.
Yıllık 20 bin kilometrenin üzerinde araç kullananlar için LPG dönüşümünün kısa sürede kendini amorti ettiğini belirten Aratay, 10-20 bin kilometre arası kullanımda geri dönüş süresinin değişken olduğunu, 10 bin kilometrenin altında ise sürenin uzadığını ifade etti.
HİBRİT ARAÇLARDA LPG DÖNÜŞÜMÜ MÜMKÜN
Hibrit araçlara LPG dönüşümünün mümkün olup olmadığına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Aratay, bu alanda da uygulamaların başladığını belirtti.
“Hibrit araçlarda da LPG dönüşümü yapılabiliyor” diyen Aratay, “Bu tür araçlara LPG kiti takıldığında benzin, elektrik ve LPG olmak üzere üçlü bir yakıt sistemi ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi yerleşkesinde petrol için 6 sondaj kuyusu açılacak4 Haziran 202613:02 Yeniköy Kemerköy Enerji, Water Europe üyesi oldu4 Haziran 202612:11 Rüzgar ve güneş yatırımları Türkiye’nin çevre hedeflerine katkı sağlıyor4 Haziran 202612:10 Togg iki modeliyle elektrikli otomobil satışlarında zirvede4 Haziran 202612:08 Girişim Elektrik Başkanı Harmanlı, enerji altyapısı yatırımlarının Türkiye için fırsat sunduğunu belirtti4 Haziran 202611:51