TÜREK, COP31 öncesi rüzgar enerjisinin küresel buluşmasına ev sahipliği yapacak

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), 12-13 Mayıs 2026’da Ankara’da düzenlenecek. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği organizasyonundaki kongre, COP31 öncesinde sektörün gündemini şekillendirmeyi hedeflerken Türkiye’nin 2035 için belirlenen 120 GW kurulu güç hedefinin yukarı yönlü revizyonu ve yıllık 7 GW’lık rüzgar yatırımı planı öne çıkıyor.

TÜREK, COP31 öncesi rüzgar enerjisinin küresel buluşmasına ev sahipliği yapacak
Petroturk | Enerji Haberleri
  • Yayınlanma30 Nisan 2026 10:00
Sibel Cennetoğlu – Ankara

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), 15. yılında 12-13 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara Sheraton Hotel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemin hemen öncesine denk gelen kongre, sektörün ulusal ve uluslararası gündemini belirleyecek bir platform olma hedefiyle şekilleniyor.

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, kongre öncesi TÜREB’in gazetecilerle gerçekleştirdiği toplantıda, değerlendirmelerde bulunarak kongrenin yabancı paydaşlar ve uluslararası misafirlerin katılımıyla COP31 öncesi yenilenebilir enerji ve iklim değişikliği gündeminde erken ve stratejik bir buluşma niteliği taşıyacağını belirtti.

Toplantıda TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, Türbin Üreticilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Arif Günyar, Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan ve, Sayman, Finansal Kurum Paydaşlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Çağrı Güven ve COP31 Hazırlık Komitesi Sorumlusu Osman Çotuker hazır bulundu.

“YILLIK 7 GW RÜZGAR YATIRIMINA TALİBİZ”

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, gazetecilere yaptığı değerlendirmede rüzgar enerjisinin geldiği noktaya dikkat çekerek, “Rüzgar artık bir alternatif değil, enerji güvenliğinin temel unsurlarından biri” dedi.

Erden, Türkiye’nin 2035 yılına yönelik 120 GW’lık kurulu güç hedefinin yukarı yönlü revize edilmesinin gündemde olduğunu belirterek, sektör olarak yıllık yaklaşık 7 GW seviyesinde rüzgar yatırımı gerçekleştirmeye hazır olduklarını ifade etti.

OFFSHORE RÜZGARDA HAZIRLIK SÜRECİ HIZLANDI

İbrahim Erden, Türkiye’nin deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi alanında son yıllarda önemli bir hazırlık süreci yürüttüğünü belirterek, çalışmaların teknik olduğu kadar finansal boyutuyla da ele alındığını söyledi. Bakanlık ve sektör paydaşlarının katkısıyla kapsamlı bir yol haritası oluşturulduğunu ifade eden Erden, ihale mekanizmaları, finansman modelleri ve saha seçimlerine yönelik çok yönlü çalışmalar yapıldığını dile getirdi.

Türkiye genelinde Hatay’dan Karadeniz üzerinden Trakya’ya uzanan hat boyunca toplam 19 bölgenin analiz edildiğini aktaran Erden, saha seçiminde çevresel ve stratejik kriterlerin belirleyici olduğunu vurguladı. Korunan alanlar, balık göç yolları, uluslararası deniz ulaşım koridorları ve askeri bölgelerin değerlendirme sürecinde dikkate alındığını kaydetti.

MARMARA VE EGE ÖNE ÇIKIYOR

Deniz derinliğinin proje geliştirme açısından kritik olduğunu belirten Erden, sabit temelli türbinler için 50-60 metreyi aşmayan sahaların öncelikli olduğunu ifade etti. Türkiye’de denizlerin hızlı derinleşmesi nedeniyle Marmara Denizi ve Ege Denizi kıyılarının daha avantajlı konumda olduğunu söyledi.

Kuzey Ege’den İzmir’e kadar uzanan hat ile Marmara kıyılarının öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirten Erden, bu bölgelerde yaklaşık 5 bin MW’lık potansiyel için ön saha belirleme çalışmalarının tamamlandığını ve kurum görüşlerinin alınmaya başlandığını ifade etti.

İLK İHALE 2027’YE DOĞRU

Offshore projelerin uzun vadeli yatırımlar olduğuna dikkat çeken Erden, ihale sonrası ilk türbinlerin sahaya ulaşmasının 4-5 yılı bulduğunu söyledi. Bu kapsamda 2030-2035 döneminde yıllık 1 GW kurulum hedeflendiğini belirten Erden, ilk ihalenin 2027 yılı başına doğru yapılmasının öngörüldüğünü açıkladı.

5 BİN MW HEDEF İÇİN 15 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Deniz üstü rüzgar yatırımlarının maliyetinin karasal projelere göre 2,5-3 kat daha yüksek olduğunu ifade eden Erden, buna karşın üretim verimliliğinin yüzde 30 ila 50 daha fazla olduğunu belirtti. Türkiye’nin 5 bin MW’lık offshore hedefi için toplamda yaklaşık 15 milyar dolarlık yatırım gerektiğini kaydeden Erden, yıllık 1 GW kurulum için her yıl 2,5-3 milyar dolarlık finansman ihtiyacı bulunduğunu söyledi.

Yerli katkının önemine de değinen Erden, tersane, lojistik, montaj ve mühendislik alanlarında önemli bir hareketlilik yaşanacağını ifade ederek, başlangıç aşamasında yatırımların yüzde 30-35’inin Türkiye’de kalmasının beklendiğini dile getirdi.

“FİNANSMANDA SAHA ÇALIŞMALARI BELİRLEYİCİ UNSUR”

Projelerin finansmanında en kritik unsurun saha hazırlıkları olduğuna dikkat çeken Erden, ÇED süreçleri, zemin etütleri, rüzgar ölçümleri ve sosyal etki analizlerinin yatırımcı güveni açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Özellikle deniz tabanına ilişkin risklerin doğru analiz edilmesinin finansman erişimini kolaylaştıracağını ifade etti.

Enerji yatırımlarının jeopolitik boyutuna da dikkat çeken Erden, Türkiye’nin bu alanda geri kalmaması gerektiğini belirterek, enerji sektörünün aynı zamanda stratejik bir güç alanı olduğunun altını çizdi.

MEVZUAT VE “SÜPER İZİN” SÜRECİ YATIRIMLARI HIZLANDIRACAK

TÜREB Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, 2026 itibarıyla ikincil düzenlemelerin tamamlanmasıyla birlikte yatırımların hız kazanacağını belirtti.

Arıcı, özellikle depolama projelerinde önemli bir potansiyel bulunduğunu ancak sahaya yansımanın henüz sınırlı olduğunu ifade ederek, “Süper izin” süreciyle birlikte sektörün ivme kazanacağını vurguladı. Artan elektrikleşme, veri merkezleri ve yapay zeka gibi yeni tüketim alanlarının enerji talebini yukarı çektiği de kaydedildi.

YERLİ ÜRETİM VE SANAYİ ALTYAPISI KRİTİK ROL OYNUYOR

TÜREB Başkan Yardımcısı Arif Günyar, Türkiye’nin artık yalnızca rüzgardan elektrik üreten değil, aynı zamanda güçlü bir üretim ve tedarik merkezi haline geldiğini belirtti. Yerli ekipman üretiminin enerji bağımsızlığı açısından kritik olduğu ifade edildi.

Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan ise rüzgar enerjisinde büyümenin şebeke altyapısı ve izin süreçleriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Güldoğan, iletim altyapısının enerji dönüşümünde “omurga” işlevi gördüğünü vurguladı.

120 GW HEDEFİ İÇİN YILLIK 6 MİLYAR DOLAR FİNANSMAN GEREKİYOR

TÜREB Saymanı ve Finansal Kurum Paydaşlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Çağrı Güven, Türkiye’nin 120 GW kurulu güç hedefi doğrultusunda yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğunu açıkladı.

Güven, önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık 60 milyar dolarlık finansman gereksinimi oluşacağını belirterek, bunun yıllık ortalama 6 milyar dolara karşılık geldiğini ifade etti. Bu büyüklükteki ihtiyacın karşılanabilmesi için uluslararası finans kuruluşlarının daha aktif rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.

TÜREK 2026’nın, yatırımcılar, sanayiciler ve uluslararası paydaşlar arasında iş birliğini güçlendirecek önemli bir platform olması bekleniyor.


TÜREK’TE YATIRIM, SANAYİ VE KÜRESEL İŞ BİRLİKLERİ ELE ALINACAK

Kongrede enerji güvenliği, depolama, hibrit sistemler, finansman ve dijitalleşme gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alınacak. Offshore (deniz üstü) rüzgar enerjisi de bu yılın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alacak.

Uluslararası katılımın yüksek olması beklenen etkinlikte, küresel kuruluşların temsilcileri, kamu ve özel sektör paydaşlarıyla birlikte Türkiye’nin rüzgar enerjisi potansiyelini ve iş birliği imkanlarını değerlendirecek. Ayrıca ilk kez düzenlenecek “büyükelçiler oturumu” ile uluslararası perspektifin güçlendirilmesi hedefleniyor.