2026’da enerjimiz

Hepimizin evimizde, işimizde, okulumuzda yaşam akıp giderken, acı ve tatlı hep bizimleyken ulusal ve küresel olagelenleri takip edip, kaygı ile sevinçler bir aradayken sahip olduğumuz enerjimiz mühim. Fenni kanaatimce Biyokütle Enerji Santrali(BES) olan vücudumuz gezegenimizin ekotasarımlı en iyi yerinde enerji üretim ve tüketim tesisi.

2026’da enerjimiz
Filiz Karaosmanoğlu
  • Yayınlanma9 Şubat 2026 10:10

İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Üyesi ve Sürdürülebilir Üreti m ve Tüketi m Derneği(SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu

Değerli Okuyucularım,

Hepimizin evimizde, işimizde, okulumuzda yaşam akıp giderken, acı ve tatlı hep bizimleyken ulusal ve küresel olagelenleri takip edip, kaygı ile sevinçler bir aradayken sahip olduğumuz enerjimiz mühim. Fenni kanaatimce Biyokütle Enerji Santrali(BES) olan vücudumuz gezegenimizin ekotasarımlı en iyi yerinde enerji üretim ve tüketim tesisi. İster inançla, ister termodinamik, yakıt kimyası ve teknoloji bilgisi ile değerlendirme yapalım sonuç bizi en iyi enerji yönetimli sürdürülebilir yaşam gereğine ulaştırır. BES mutluluk yönetimini de başarmalıdır. BES’te kütle-enerji dengesinde beyin için mutluluk kimyasalları da görevde iken çevresel etkilere sebep olunurken çevresel etkilere maruz da kalınır. Beşikten mezara yaşam döngüsünde planlı duruşlar ve zorunlu duruşlar olabilirken gayet tabii ki akçe yönetimi olmazsa olmazdır. Hiç de kolay olmayan zamanları yaşadığımız bugünlerde, hidrokarbonlar için işgal ve savaşlar ile ekonomik sorunlarımız sürerken insan hep mutluluk yönetimi için gayret içinde olmalı, yarattığı değerlerle yaşamında dimdik, dirençli durmalıdır. Çünkü bugünler geriye gelmeyecek. Dünde de, yarında da yaşayamayız. Güzelim ülkemiz için üretmeden olmaz. Çıkış yok. Biliyoruz. Çok çalışmak gerek. Çok. Çalışırken, üretirken BES’te insana beşikten mezara yaşam döngüsü yönetiminde enerji ve mutluluk gerek.

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) çalışmasıyla Toksiklik; Ekotoksiklik; Solunum; Radyasyon; Ozon Tabakası İncelmesi; Alan Kullanımı; Asidifikasyon; Ötrofikasyon; Biyoçeşitlilik; Fosil Kaynaklar; Mineraller; Toprak-Su-Hava Kirliliği ve İklim Değişikliği için sebep olunanları, İnsan Sağlığı; Ekosistem Kalitesi; Kaynakların Tükenmesi için sebep olunan zararları, sözün özü insan ve doğa sağlığı için konumlanma hesaplanır, kıyaslanır ve teknik mümkün sürdürülebilir iyileştirme çözümleriyle etkileri azaltma yolunda ilerlenir. Bu süreçte tesis tasarımı ekotasarıma evrilirken, en iyi atık-enerji-su yönetimi, mevcut en iyi teknolojiyle kaynak verimli sürdürülebilir üretim başarılır.

Yaşamda her yerde olan, üretilip, tüketilirken, hizmet ve ürünlerde saklı enerji doğrudan ve dolaylı yarattığı etkilerle YDD çalışması sonuçlarında ve akçeli maliyette hep baş öznedir. Enerjinin iklim değişikliğine etkisi-iklim değişikliğinden etkilenmesi ikilisinin öncelikli yönetimi gereği tartışılamaz karşımızdadır. Ateşi keşfeden insanın odunu yaktığı dünden, Yeni Nesil Yakıtlar için uğraş verdiği bugüne dek, her yerde, her zaman enerji Karbon Ayak İzi(KAİ) vardır. İklim değişikliğine etkide enerji sektörü, sektörde de güç üretimi, ardından ulaştırma en yüksek paya sahiptir. Üretirken, tüketirken, ürünlerde saklı iken enerjinin akçeli bedeli de gezegene bedeli de yüksektir.

Enerjisini en iyi yönetemeyen iş dünyası ile insan(BES) yaşamını iyi ve mutlu yönetemez, değer yaratamaz. Karbonunu, iklim değişikliğine etkisini hele hiç en iyi yönetemez.Vücudumuz BES’te ve gezegenimizde yaşam azot-karbon-su döngüsü ile ilerler. Bu döngülerle temiz enerji üretimi ve tüketimini başarmalı ve mutlu olmalıyız.

Enerji kaynağının yenilenebilir olması tertemiz enerji demek değildir. Hele de sakın “Yeşil Enerji” demeyelim. Burada Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sistemi(YEK-G) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası(IREC) ile enerjinin yarattığı çevresel etkilerin YDD ile saptanması, hele de KAİ hiç karıştırılmamalıdır. Adlarından da anlaşıldığı gibi hangi kaynağın kullanıldığı belgelendiriliyor. Diğer dikkat etmek gereken teknik bir husus da Kurumsal Sera Gazı Envanteri ile YDD’nin farklı olduğudur.

Elektrik, ısı, soğuk, katı-sıvı-gaz yakıtlar birer üründür. Herbirinin başta KAİ olmak üzere tüm çevresel etkileri YDD ile hesaplanmalı ve doğrulanmalıdır. Yeşil, temiz tanımlaması standartlara göre sayısal ve kıyaslanabilirdir. Enerji bir tesise girdiğinde kuruluş ürün/ürünlerinde saklı çıkar. İşte bu nedenle elektrik tedariğinde YEK-G, IREC belgeleri yapılacak YDD çalışmasında kaynak seçimi sertifikasyonunu gösterdiği için ayrı teknik kıymetlidir.

Yalın anlatımla “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”. Örneğin aynı coğrafyada aynı güneş ışığı ile elektrik üretimi farklı santrallerdeki farklı çevresel etkiler, YDD ile ortaya konur. Farklı güneş elektriği KAİ olur.Günümüzün pek meşhuru hidrojen için yeşil demek mangal gibi yürek ister.

Yeşil Yıkama olmamalı. Yeşil Yıkama pazarlama, reklam, görünürlük ve etiketlerde yanlış, eksik, yanıltıcı bilgilendirme ve iddialarda bulunma olan “Asıl işi çevreye gerçekten zarar verse bile, insanları çevre konusunda endişelendiğini düşündürmeyi amaçlayan kuruluş ya da organizasyon tarafından yapılan faaliyetler” olarak tanımlıdır.Yeşil bir kelimenin yanına kolayca gelemez. Hesaplama-Kıyaslama-Doğrulama şarttır. Yeşil Kriminoloji;Yeşil Suç; Yeşil Dava tanımlamalarını takip gerek.

Avrupa Birliği(AB) “Açık Çevresel İddiaların Kanıtlanması ve İletişimine İlişkin Direktif (Yeşil İddialar Direktifi) Önerisi” Mart 2023’te ortaya konuldu. Yeşil İddia: Çevresel İddia, Çevre Dostu İddia, Sürdürülebilirlik İddiası olarak da bilinmektedir. Ürün, hizmet, marka veya kuruluşun bir fayda sağladığını veya çevreye daha az zararlı olduğunu öne süren bu iddialarda kanıtlama sonrası kamuda sadece gerçek beyanlar Yeşil İddia olarak yer alabilir. Buna dikkat buyurunuz: AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması 2026’da karşımızda kocaman bir gerçek.

Halen AB’de şeffaflık düzeyleri oldukça farklı 230 Sürdürülebilirlik Etiketi ve 100 Yeşil Enerji Etiketi bulunurken,

• Yeşil İddia’ların %53’ü belirsiz, yanıltıcı veya temelsiz bilgiler içeriyor,
• Yeşil İddia’ların %40’ının destekleyici kanıtı yok ve
• Tüm Yeşil Etiket’lerin yarısı zayıf veya hiç olmayan doğrulamaya sahip.

Çevre Dostu İddia örnekleri için:

• Ambalaj %30 geri dönüştürülmüş plastikten yapılmıştır
• Şirketin Çevresel Ayak İzi 2015’ten bu yana %20 azaldı
• Bu ürünle bağlantılı CO2 emisyonları 2020’ye kıyasla yarıya indi beyanları verilebilir.

Meraklısı için: https://environment.ec.europa.eu/topics/circular-economy-topics/green-claims_en

Buraya kadar vurgulananlar yıllardır kuruluşlara “Üretimlerde X-Ray Çekme; Karbon Check Up Gereği; Karbon Cimrisi Olma; Enerji Diyeti Şart; Enerji Obezi Olmayalım; KAİ’niz Kaç Numara? Karbonu Alıp Satmak Kolay mı” gibi dikkat çekici tanımlamalarımla akademik, sivil toplum lideri ve köşe yazarı duruşumla olan söylemimdir. Bu yazımda da “YDD kişinin beşikten mezara kendi defteri, nam-ı diğer amel defteri gibidir. Herbirimizin Yaşam Döngüsünden Sorumlu Başkan(CLCO) ünvanı var” diyerek sürdürülebilirlik yönetiminde YDD çalışmasını konumlandırmaya davetim var. Günlük Türkçe ile “Kaçarı Yok”.

İkinci davetim de sürdürülebilirlik odaklı eğitim, araştırma, proje gücünü ortaya koyarak “2048 Karbon Nötr İTÜ” hedefiyle ilerleyen İTÜ’müzün tescilli yeşil yerleşkesinde 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ana desteğinde gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi için. Etkinliğimizin öncü ve özgün yönü için bilgi vermek istiyorum.

27 Eylül 2015’te Birleşmiş Milletler(BM) Genel Kurulu’nda ülkelerin Aşırı yoksulluğu sona erdirme;Eşitsizlik ve adaletsizlik ile mücadele;İklim değişikliğini düzeltme üç sözünü vererek BM Gündem 2030 için 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı(SKA) ve 169 hedefle ilerlemeye başlanmasından önce, Eylül 2013’te Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D) kurularak İTÜ’müz ilk İstanbul Karbon Zirvesi’ne Nisan 2014’te ev sahipliği yaparak ana desteğini sundu. Karbon Yönetimi, Teknolojileri ve Ticareti diyerek paydaşları bir araya getirmiştik. İlk zirvemizde SKA13: İklim Eylemi yoktu. Hele de karbon ticareti görece çok az bilinen başlık idi. Ne mutlu ki bizlere olmazsa olmaz sera gazı azaltımı gereği için ülkemizin karbon yönetimi kapasitesini artırarak iklim değişikliği mücadelesinde değer yaratma yolunda yeşil vatanımız, mavi vatanımız ile bayrağımızın kırmızısı için paydaşlarımızla zirvelerimizde değer yaratıyoruz. Zirvemiz bir çevre ya da sürdürülebilirlik genel bir etkinliği hiç değil. İş dünyası odaklı zirvemizde meselemiz sadece en iyi karbon yönetimi. Bu nedenlerle etkinliğimiz konusunun ilki ve teki.
2026 zirvemiz ayrı önemli. AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması(SKDM) sanayicimizin önünde şimdi daha gerçek duruyor. Türkiye iklim değişikliği ve karbon piyasası mevzuatı için büyük yol aldı. Ankara’ya selam olsun. Ülkemiz “2053 Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi” ilerlerken yenilenebilir kaynak potansiyelimiz en büyük ulusal gücümüz. Enerjinin ülkemiz sera gazı salımındaki yerini de unutmamak gerek. Türkiye İstatistik Kurumu 26 Mart 2025 tarihli verisine göre Karbondioksit Eşdeğeri Sera Gazı Emisyonlarındaki %73,8 pay ile enerji sektörü 2023 yılında en yüksek sera gazı emisyonuna sebep olurken Karbondioksit Emisyonu sektörel en büyük payı da %87,4 ile enerjiye ait. Burada bize sektörel ödev ve görev var.

Enerjisini en iyi yöneten karbonunu da en iyi yönetir.

Zirvemiz BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı(COP31) öncesinde son gelişmeler ve olacaklar için paydaş platformu olacak. COP31, 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da. Liderler Zirvesi ise İstanbul’da. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum COP31 Başkanı atandı. COP31 güzelim ülkemiz için büyük şans. Bu devasa etkinlikle iki ilimiz, ülkemiz tanıtılırken istihdam ve gelir de olacak. Binlerce kişi konaklayacak. Tüketecek, harcama yapacak. Yüksek akçe gelecek. COP31’in KAİ de yüksek olacak.
4 Ekim 2025 tarihli ve 33037 sayılı Resmi Gazete Cumhurbaşkanı Kararı ile “İklim Değişikliği Başkanlığı Tarafından Tertiplenecek Uluslararası Organizasyonlar ve Toplantılarda Cumhurbaşkanı Tarafından Belirlenenlerin Yürütülmesine Yönelik Olarak” Kamu İhale Kanunu uyarınca yapılacaklar bildirilmekte. Kolay değil. Büyük bir ev sahipliği bizi bekliyor. Mevla’m utandırmasın.

Çok çalışmamız gereken koca bir yıl bizi bekliyor.Siz Değerli Okuyucularım için BES yönetiminizi iyi bilme gereğini vurgulayıp, en iyi enerji yönetimi ile mutluluk yönetiminizi de başarmanızı dileyerek Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizeleriyle 2026 temennimi sunmak istiyorum.

Öyle bir yıl olsun ki,
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun.
Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun.
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Enerjinize, çevrenize ve ikliminize iyi bakınız değerli okuyucularım.