
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Enerji Petrol Gaz’ın sorularını yanıtladı. Madeni yağ sektöründeki dönüşümün artık yalnızca motor teknolojileriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Tatlısöz, elektrikli araçların hem yeni nesil ürünleri hem de döngüsel ekonomi odaklı iş modellerini şekillendirdiğini vurguladı.

Madeni yağ sektörü, otomotiv dünyasındaki hızlı dönüşümle birlikte yeni bir dönemin eşiğinde. Elektrikli araçların yükselişi, geleneksel motor yağlarının rolünü yeniden tanımlarken, çevresel sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi de sektörün öncelikli gündem maddeleri arasına girdi.
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya (TUCA) Genel Müdürü Nilay Tatlısöz ile bu kapsamda bir röportaj gerçekleştirdik. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Tatlısöz sektöre dair önemli öngörülerini okuyucularımıza detaylıca anlattı. Bu değişimin yalnızca bir adaptasyon süreci değil, aynı zamanda büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Tatlısöz, Castrol’ün elektrikli araçlara özel geliştirdiği Castrol ON e-sıvı serisi, üreticilerle yürüttüğü güçlü iş birlikleri ve ‘Castrol Daha Döngüsel’ programıyla dönüşümün merkezinde konumlandığını belirtti.
“SON İKİ BUÇUK YILDIR REKOR KIRAN BİR PAZARIMIZ VAR”
Türkiye’de madeni yağ sektörünün büyüklüğü nedir ve Castrol olarak sizin payınız ne seviyede?
Türkiye, otomotiv üretim kapasitesi, araç parkı ve ihracat gücüyle bölgedeki en önemli pazarlardan biri. Son 2.5 yıldır rekor kıran bir pazarımız var. Bu dinamizm, doğal olarak kademeli şekilde madeni yağ sektörüne de yansıyor. PETDER’in resmi verilerine göre 2024 yılında Türkiye madeni yağ pazarı önceki yıla paralel seviyelerde gerçekleşti. 2025’in ilk yarısında ise pazar %7 oranında daraldı. Buna rağmen Castrol, bu küçülmenin üzerinde bir performans sergileyerek liderliğini pekiştirdi.
Özellikle binek otomobil yağlarında %5, motosiklet yağlarında %16 büyüme kaydederek, daralan pazarda büyüme gösteren nadir markalardan biri olduk. Ağır vasıta segmentinde de liderliğimizi koruduk. Castrol ağır vasıta dahil olmak üzere odaklandığı üç alanda da liderliğini sürdürüyor. Castrol’ün yılın geri kalanında da güçlenerek yoluna devam edeceği öngörülüyor. Bu güçlü konumun arkasında yakın OEM iş birliklerimiz, direkt ve indirekt satış kanallarımız ile bağımsız satış noktalarıyla kurduğumuz sağlam yapı bulunuyor.
“MARKAMIZI E-MOBİLİTE VE ELEKTRİKLİ ARAÇ DÜNYASINA TAŞIYORUZ”
Elektrikli araçların yükselişi, madeni yağ sektörünün stratejilerini nasıl etkiliyor?
Castrol, 125 yılı aşkın süredir hareketin olduğu her yerde varlığını sürdüren köklü bir marka. Bu uzun yolculukta içten yanmalı motor yağlarıyla sektörün standartlarını belirledik ve milyonlarca sürücü için güvenin adı olduk. Bugün ise aynı köklü mirasla markamızı e-mobilite ve elektrikli araç dünyasına taşıyoruz.
Elektrikli araçların hızla yaygınlaşması, otomotiv endüstrisinde büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. İlk bakışta bu dönüşümün sektörümüz için bir tehdit oluşturabileceği düşünülebilir. Oysa biz Castrol olarak bunu sınırları zorlamamıza imkan tanıyan önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlara kıyasla bambaşka soğutma ve verimlilik ihtiyaçlarına sahip. Biz de bu değişimin yalnızca bir parçası değil, şekillendirici gücü olmayı hedefliyoruz.
Stratejimizin temelinde elektrifikasyona uyumlu yeni nesil ürünler geliştirmek, OEM iş birliklerimizi daha da güçlendirmek ve sürdürülebilir çözümler sunmak yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz Castrol ON e-sıvı serisi, elektrikli araçların batarya termal yönetimi, güç aktarım sistemleri ve soğutma çözümleri için özel olarak tasarlandı. Bu sıvılar, bataryaların daha uzun ömürlü olmasına, şarj sürelerinin azalmasına ve menzilin artmasına katkı sağlıyor.
Bugün dünyada üretilen her üç elektrikli araçtan ikisinin üretim aşamasında Castrol ON e-sıvılarıyla ilk dolum yapılması, bu alandaki liderliğimizi gösteriyor. Türkiye’de de elektrikli araçlara olan ilgi hızla artıyor. 2024’te %10 olan pazar payı 2025’te %15’in üzerine çıktı. Biz de Castrol ON ürünlerimizle bu büyüyen pazarda güçlü bir şekilde yerimizi alıyoruz.
‘KULLANILMIŞ YAĞLARIN DEĞER ZİNCİRİNE YENİDEN KAZANDIRILMASINI SAĞLAMAK İÇİN ‘CASTROL DAHA DÖNGÜSEL’ PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK’
Madeni yağlarda Döngüsel Ekonomi’den söz ettiniz. Burada nasıl bir potansiyel var ve Castrol nasıl bir rol alıyor?
Türkiye’de her yıl önemli bir miktarda kullanılmış yağ ortaya çıkmasına karşın bunun %70’lik bir kısmı sisteme geri kazandırılamıyor. Dolayısıyla aslında burada çok büyük, ama kullanılmayan bir potansiyel söz konusu. Biz Castrol olarak bu potansiyeli harekete geçirmek, kullanılmış yağların değer zincirine yeniden kazandırılmasını sağlamak için az önce bahsettiğim Castrol Daha Döngüsel programını hayata geçirdik.
Bu program, Türkiye madeni yağ sektöründe döngüsel ekonomiye yönelik ilk örneklerden biri. İşleyişi oldukça net: İşletmelerden toplanan kullanılmış yağlar, ileri teknolojiyle yeniden baz yağa dönüştürülüyor ve bu baz yağlar tekrar üretim süreçlerine kazandırılıyor. Böylece atık bir yük olmaktan çıkan yağ, yeniden değerli bir hammaddeye dönüşüyor.
Teknik altyapıyı bu alanda uzman olan TAYRAŞ iş birliğiyle yürütüyoruz. Programa katılan işletmeler, gönderdikleri atık yağ miktarıyla orantılı olarak bedelsiz Castrol ürünleri alabiliyor. Dolayısıyla tüm paydaşlara ekonomik ve çevresel fayda sağlayan bir programdan söz ediyoruz.
Castrol Daha Döngüsel ile yalnızca ürünlerimizde değil, iş modellerimizde de liderliğimizi ortaya koyuyoruz. Bu vizyonla tüm sektör paydaşlarımızla birlikte hareket ederek döngüsel yağ ekonomisinin Türkiye’de gelişmesine öncülük ediyoruz. Bu programa katılan iş ortaklarımızla birlikte Castrol Daha Döngüsel iş modelimiz giderek büyüyecek.
“KAYNAKLARIN DAHA VERİMLİ KULLANILMASI, ATIKLARIN YENİDEN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK”
Sektörün dönüşümünde önümüzdeki 5 yıl için en kritik başlıklar neler olacak?
Şu anda başta otomotiv ve madeni yağ sektörleri olmak üzere büyük bir dönüşümün içerisindeyiz. Özellikle elektrifikasyon burada başı çekiyor. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel motor yağlarının rolü değişiyor. Bunun yerine batarya termal yönetimi, güç aktarım sistemleri ve soğutma için geliştirilen yüksek teknoloji e-sıvılar öne çıkıyor. Biz de Castrol ON serisiyle bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz.
Burada otomobil üreticileri iş birliklerinin ve teknoloji ortaklıklarının çok önemli olduğunu eklemeliyiz. Bugün otomotiv sektöründe her yeni model, daha karmaşık ve farklı sıvı ihtiyaçlarıyla geliyor. Hibrit, plug-in hibrit ve elektrikli araçların geliştirilmesinde doğru sıvılar, performans ve dayanıklılığın en kritik unsurlarından biri. Dolayısıyla üreticilerle yakın çalışmak, motor ve batarya teknolojilerine özel çözümler geliştirmek önümüzdeki dönem için daha da önemli. Castrol olarak onlarca yıldır sürdürdüğümüz güçlü OEM iş birlikleri sayesinde, araç üreticilerinin AR-GE süreçlerinde yer alıyor ve ilk dolumdan itibaren tercih edilen marka olmayı sürdürüyoruz.
Bir diğer kritik konu ise kesinlikle döngüsel ekonomi. Kaynakların daha verimli kullanılması, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu kapsamda Türkiye’de hayata geçirdiğimiz Castrol Daha Döngüsel iş modeli, kullanılmış yağların ileri teknolojiyle yeniden baz yağa dönüştürülmesini ve yeniden değer zincirine kazandırılmasını sağlıyor.
Türkiye’deki çelik tesislerinin sera gazı emisyonu azaltım potansiyeli büyük17 Haziran 202616:51 Bolu’da maden ocağında göçük meydana geldi17 Haziran 202616:19 MİA Teknoloji’den yeni nesil nükleer enerji teknolojilerine ilişkin küresel iş birliği17 Haziran 202615:42 Dünya Bankası, Türkiye’nin rüzgar ve depolama yatırımlarına yönelik 400 milyon avro ilave finansmanı onayladı17 Haziran 202615:40 Enerji sektörü genç kadınların kariyer tercihinde ilk sıralara yükseldi17 Haziran 202615:29