
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’nin 80. Genel Kurulu görüşmelerinde enerji güvenliği, bölgesel iş birliği ve iklim hedefleriyle ilgili önemli mesajlar verirken NATO müttefikliğimiz Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişkilerin ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda güçlendirildiğine vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’nin 80. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in 80. Genel Kurulu görüşmelerinde yaptığı konuşmada enerji güvenliği, bölgesel iş birliği ve iklim hedefleriyle ilgili önemli mesajlar verdi.
Türkiye’nin, Karadeniz’de güvenliğin teminatı olan Montrö Sözleşmesi’ni tam 89 yıldır tarafsızlık içinde harfiyen uyguladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ege Denizi’ni ve Doğu Akdeniz’i ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine riayet edilen, bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Enerji ve çevre başta olmak üzere her konuda yapıcı iş birliğine hazırız. Komşularımızdan da aynısını bekliyoruz. Bu vesileyle Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlayan projelerin başarılı olamayacağını burada özellikle vurgulamak istiyorum. Kıbrıs Adasının, batısında Türkiye’nin hak ve yetkileri Adanın etrafındaki alanlarda ise Kıbrıs Türklerinin meşru hakları vardır. Daha evvel de teklif ettiğimiz Doğu Akdeniz Konferansı, müşterek bir zeminin bulunmasına katkı yapacaktır. Kıbrıs Meselesinin çözümü daha önce defalarca denenmiş ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle tüketilmiş federasyon modeli üzerine bina edilemez. Kıbrıs Adası’nda iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır. Kıbrıs Türkleri, Ada’nın eşit sahibidir ve azınlık olmayı kabul etmeyecektir. Uluslararası toplum Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır maruz bırakıldıkları haksız izolasyona artık son vermelidir. Son üç Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığım çağrıyı bugün bir kere daha tekrarlıyor, uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ediyorum” diye konuştu.
Türkiye’nin, net güvenlik sağlayıcısı bir ülke olarak Birleşmiş Milletler, NATO, AGİT ve Avrupa Birliğinin harekât ve misyonlarına katkılarını sürdüreceğini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2026 yılındaki NATO Zirvesi’ni Ankara’da toplayacağız. NATO müttefikliğimiz Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişkilerimizi ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda güçlendiriyoruz” dedi.
“2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİNE DOĞRU KARARLILIKLA İLERLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası ticarette artan korumacılık eğilimlerinin ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların dünya ekonomisinde esaslı değişimlere yol açtığını belirterek, şöyle konuştu:
“Mevcut sınamalarla başarılı mücadele için Dünya Ticaret Örgütü’nün yer aldığı kurallara dayalı uluslararası ticaretin reforme edilmesini destekliyoruz. Ucuz, güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi, özellikle gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi için vazgeçilmez buluyorum. Çin’den Avrupa’ya uzanan ve stratejik önemi haiz Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru Projesini ilerletiyoruz. Modern ulaştırma altyapımız ve Bakü-Tiflis-Kars Hattı ile dünya ticaretinin gelişimine katkı sunuyoruz.”
Tabiata saygılı bir gelecek inşa etme hedefiyle çıktıkları yolda 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine doğru kararlılıkla ilerlediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürüyen Sıfır Atık Hareketi’nin tüm dünyada her yıl dalga dalga büyüyen, daha fazla insana ve kalbe ulaşan bir farkındalık halkasına dönüştüğünü görmek, bizim için ayrı bir bahtiyarlıktır. Bu süreçte, gelişmiş ülkelerin sorumluluklarını yerine getirmesi artık bir tercihten öte yükümlülük hâline gelmiştir” dedi.
“İNSANLIK YAPAY ZEKÂ ALANINDA OLAĞANÜSTÜ BİR SIÇRAMAYA ŞAHİTLİK EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada en fazla kalkınma yardımı yapan ülkelerden biri olarak Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması için çaba harcadıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“2030 Hedeflerine erişmek ve dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca insanı onurlu yaşama kavuşturmak için, küresel finansman mimarisinin ‘kimseyi geride bırakmama’ anlayışıyla uyumlu hâle getirilmesini savunuyoruz. Burada şuna da özellikle dikkatinizi çekmek isterim, biz, jeopolitik sınamalarla uğraşırken, insanlık yapay zekâ alanında olağanüstü bir sıçramaya şahitlik ediyor. Çığır açan bu teknolojilerin dönüştürücü gücü ve sunduğu nimetlerden hiçbir toplumun mahrum bırakılmaması gerekir. Yapay zekâ teknolojileri yeni bir tahakküm aracı olarak değil, insanlığın lehine kullanılmalıdır.”
Bakan Bayraktar TANAP’ın 2018’den bu yana 99 milyar metreküpe yakın doğal gaz taşıdığını bildirdi12 Haziran 202616:51 Petrol Ofisi, Türkiye’nin marka değeri sıralamasında akaryakıt sektöründe yeniden ilk sırada12 Haziran 202615:24 Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü kimyada yeni dönem12 Haziran 202615:15 TÜREB, rüzgar enerjisinde sosyal kabulü güçlendirmek için yeni proje başlattı12 Haziran 202615:12 Rosatom, Saint Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda teknolojik çözümlerini tanıttı12 Haziran 202613:52