
TEİAŞ, Temmuz–Aralık 2025 dönemine ilişkin Talep Tarafı Katılımı tedarik sürecini, başvuru dosyalarındaki eksiklikler ve teknik altyapı yetersizlikleri nedeniyle iptal etti. Konuyla alakalı Enerji Ticareti Derneği (ETD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Tuğrul Kaya, Energy Pool Genel Müdür Yardımcısı Doğan Sönmez, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

Türkiye elektrik sisteminin esnekliğini artırmak ve arz-talep dengesini piyasa mekanizmalarıyla daha etkin bir şekilde yönetmek amacıyla geliştirilen Talep Tarafı Katılımı (TTK) uygulaması, son bir yıl içinde önemli bir dönüşüm sürecinden geçti. Ancak sistemin tam anlamıyla işlerlik kazanması beklenirken, 2025’in ikinci yarısına yönelik planlanan tedarik süreci, teknik ve idari eksiklikler nedeniyle iptal edildi. Bu durum, Türkiye’nin esnek şebeke hedefinde karşılaştığı yapısal zorlukları da açıkça ortaya koydu.
2024 yılının sonunda yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle, Talep Tarafı Katılımı (TTK) hizmetinin yasal çerçevesi önemli ölçüde güçlendirildi. İlk olarak, TEİAŞ’ın tedarik şartnamesinde belirlediği “kritik ay”, “kritik gün” ve “kritik saat” tanımları resmî olarak mevzuata girdi. Buna göre, kritik ay; TTK hizmetine katılan portföylerin talep düşürme çağrısı alabileceği ayları, kritik gün; bu aylarda TEİAŞ tarafından bir gün öncesinden ilan edilen günleri, kritik saat ise o günlerde çağrı yapılabilecek saat dilimlerini ifade ediyor.
Mevzuata eklenen bir diğer önemli tanım ise “Temel Tüketim Değeridir.” Buna göre, her portföyün gün öncesi TEİAŞ’a bildirdiği tüketim öngörüsü, katılımın referans noktası olarak alınacak. Aktivasyon döneminde bu temel tüketim değerine göre gerçek tüketim ölçülecek ve sapma durumunda performans değerlendirilmesi yapılacak.
HEDEF, TOPLAYICILARIN GERÇEK ZAMANLI PERFORMANSLA SİSTEMDE YER ALMASI
Yönetmelikte ayrıca, talep tarafı katılımı hizmetine katılmak isteyen toplayıcıların bu hizmeti sağlayabilecek teknik yetkinliğe sahip olduklarını belgelemek üzere TEİAŞ tarafından düzenlenecek test raporları ile sertifikalandırılması şartı getirildi. Bu çıktı, toplayıcıların yalnızca teorik katılım değil, gerçek zamanlı performansla da sistemde yer almasını hedefliyor.
Ayrıca, test raporlarının yenilenmesi ve geçerliliğinin sağlanmaması durumlarında ilgili portföy veya tesisin sistem dışında bırakılacağı netleştirildi. Yani, periyodik uygunluk kontrolleri yapılacak ve belgesi olmayan ya da hizmeti sunamayan toplayıcılar sistem dışında bırakılabilecek.
Yine değişiklikle birlikte, kritik gün ilanı süreci düzenlendi: TEİAŞ, kritik olarak belirlenen günlerden en geç bir önceki gün saat 18:00’a kadar portföy yöneticilerine çağrı bilgisi göndermeli. Aynı şekilde, teklif süresi, itiraz hakkı, seçilen tekliflere bildirim ve “emre amadelik” durumu da bir bütün olarak düzenlemeye alındı.
Son olarak, değişiklik sadece talep tarafı katılımına değil; toplayıcılık lisansı, reaktif güç kontrolü, senkron kompanzasyon gibi diğer yan hizmetleri de kapsayarak elektrik piyasasında bütüncül bir yan hizmet yapısına geçişin önünü açtı.
ASGARİ KAPASİTE EŞİĞİ 200 MW’A DÜŞÜRÜLDÜ
Ayrıca, Talep Tarafı Katılım hizmeti sunacak olan toplayıcıların teknik yeterliliklerini ispatlamak üzere sistem testi, ölçüm uyumu ve sertifikasyon süreçlerini tamamlaması zorunlu hale getirildi. Bu değişiklikler, Talep Tarafı Katılımının sadece bir arz güvenliği aracı değil, aynı zamanda ölçülebilir ve denetlenebilir bir yan hizmet olarak değerlendirileceğini netleştirdi.
2025 yılı başlarında ise sektör nezdinde kapsamlı bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Şubat ayında EPDK, Enerji Ticareti Derneği ve Elektrik Üreticileri Derneği’nin ortaklığıyla düzenlenen Talep Tarafı Katılımı Bilgilendirme Toplantısı’nda sistemin işleyişi, katılım şartları ve ödeme mekanizmaları paydaşlara sunuldu. Mart ayında TEİAŞ tarafından yapılan açıklamayla, 1 Temmuz – 31 Aralık 2025 dönemini kapsayan TTK hizmeti için tedarik sürecinin başlatıldığı ilan edildi. Bu kapsamda başvuruların 20 Haziran’a kadar alınacağı, tekliflerin ise 25 Haziran 2025 tarihinde toplanacağı belirtildi. Sistemin tasarımına göre, toplamda 200 ile 4.500 MW arasında talep tarafı esneklik kapasitesi tedarik edilmesi hedefleniyordu. Her bir toplayıcının oluşturabileceği maksimum portföy büyüklüğü 400 MW olarak sınırlandırıldı.
Ancak mayıs ayında yapılan önemli bir güncellemeyle, sistemin kapsayıcılığını artırmak amacıyla tedarik sürecinin asgari kapasite eşiği 450 MW’tan 200 MW’a düşürüldü. Bu adımın gerekçesi, daha küçük ölçekli toplayıcıların da sisteme dahil olabilmesini sağlamak ve piyasa rekabetini artırmaktı. Ardından, haziran ayının başında, Talep Tarafı Katılımı Modülü (TTK Modülü) TEİAŞ’ın canlı sistemine entegre edildi. Bu modül üzerinden başvurular, API entegrasyonları, ölçüm verileri ve diğer iletişim adımları dijital ortamda yürütülebilecekti. Sistemin kullanımıyla ilgili teknik dokümanlar da kamuoyuyla paylaşıldı.
SÜREÇ İPTAL EDİLDİ
Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen, süreç planlandığı gibi ilerlemedi. 24 Haziran 2025 tarihinde TEİAŞ, teklif alım tarihinden yalnızca bir gün önce yaptığı duyuruyla, Temmuz–Aralık 2025 dönemine ait TTK hizmeti tedarik sürecinin iptal edildiğini açıkladı. Açıklamada, toplayıcıların başvuru dosyalarında gerekli belge ve bilgileri zamanında sağlayamadığı, ölçüm ve test sistemlerinin tamamlanamadığı ve bu nedenle hiçbir başvurunun katılım kriterlerini karşılamadığı belirtildi. TEİAŞ, iptalin “Kapasite Tedarik Sürecine İlişkin İptal Şartları” çerçevesinde yapıldığını vurguladı.
Bu iptal kararı, Türkiye’de esnek şebeke uygulamaları kapsamında büyük önem taşıyan Talep Tarafı Katılımı mekanizmasının henüz olgunluk aşamasına ulaşamadığını ortaya koydu. Sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasında; veri altyapısının yetersizliği, OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) uyum sorunları, performans doğrulama mekanizmalarının belirsizliği ve piyasa oyuncuları arasında yeterli koordinasyonun kurulamamış olması etkili oldu.
Sonuç olarak, 2024 ortasında hukuki altyapısı oluşturulan ve 2025 yılı ortasında tedarik süreci başlatılan TTK sistemi, teknik ve idari uyumsuzluklar nedeniyle beklenen katılımla hayata geçirilemedi. TEİAŞ’ın önümüzdeki aylarda süreci revize ederek yeniden teklif alımına çıkması bekleniyor. Bu bağlamda, sistemin sağlıklı şekilde işlemesi için veri doğrulama altyapısının güçlendirilmesi, toplayıcı firmaların eğitilmesi ve katılım şartlarının daha uygulanabilir hale getirilmesi kritik önem taşıyor.
Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye dayalı ve esnek bir elektrik sistemi kurma hedefi açısından Talep Tarafı Katılımı, yalnızca kriz anlarında değil, sistemin sürdürülebilir işleyişinde de stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ancak mevcut süreç, bu dönüşüm için sadece mevzuat düzenlemesinin değil, etkin uygulama, koordinasyon ve denetimin de şart olduğunu gösterdi.
Konuyla ilgili Enerji Ticareti Derneği (ETD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Tuğrul Kaya, Energy Pool Genel Müdür Yardımcısı Doğan Sönmez, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

Enerji Ticareti Derneği (ETD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilal Tuğrul Kaya
TEİAŞ’ın 2025 yılının ikinci yarısına yönelik TTK hizmeti alım sürecini iptal etme kararı, kısa vadede bazı piyasa aktörleri açısından öngörülebilirlik konusunda soru işaretleri doğurabilir. Ancak bu kararın, sistem ihtiyaçlarının yeniden değerlendirilmesi ve kaynak tahsisinde daha etkin bir yapı kurulması açısından fırsatlar yaratabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Süreklilik beklentisinin korunmasıyla birlikte, karar alma süreçlerinde şeffaflık ve zamanlı bilgilendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi, piyasa güveni açısından yapıcı bir etki sağlayabilir.
Mevcut fiyat seviyesi ve piyasa işleyişine bakıldığında, tüketiciler nezdinde talep tarafı katılımı hizmeti yeterince karlı görülmemektedir. Dolayısıyla sorun doğrudan piyasa tasarımının yapısal eksikliklerinden ziyade, uygulamadaki ekonomik teşviklerin yetersizliğiyle ilgili olabilir. Tüm bunlara ilave olarak EPDK’nın 22.05.2025 tarihli ve 13529 sayılı kararıyla yayımlanan “Temel Tüketim Değerinden Sapma Tutarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar” da bazı açılardan talep tarafı katılımı üzerinde caydırıcı etki yaratmış olabilir. Bu düzenleme, taahhüt edilen anlaşma sağlanamadığında cezai risk getirdiği için katılımcılar üzerinde baskı oluşturuyor.
“İLGİNİN ARTMASI İÇİN KATILIMCILAR AÇISINDAN ANLAMLI BİR YAPI OLUŞTURULMALI”
İlginin artması için öncelikle katılımcılar açısından ekonomik olarak anlamlı bir yapı oluşturulmalı. Mevcut modelde fiyatlama mekanizmasının daha cazip hale getirilmesine ihtiyaç olduğu görülüyor. Katılım kriterleri daha esnek ve gerçekçi hale getirilirse, toplayıcı firmaların portföy oluşturması kolaylaşabilir.
Bu çekincelerin temelinde ekonomik modele dair soru işaretleri, operasyonel belirsizlikler ve mevcut regülasyonların net olmaması yatıyor. Ayrıca bazı şirketler için bu alana girişin getireceği ek iş yükü ve portföy yönetimi açısından yaratabileceği riskler de caydırıcı olabiliyor.

Energy Pool Genel Müdür Yardımcısı Doğan Sönmez
Şebekede arz-talep dengesini sağlamak ve korumak adına ülkemizde mevzuatsal ve teknik çalışmalar son 15 yılda hız kazanmıştır. Enerjide arz-talep dengesini koruyarak şebeke güvenilirliğini sağlamak üzere “Talep Tarafı Katılımı” hizmeti ise 2013 yılından bu yana önemli gündem maddelerinden biri olmuştur.
Burada öncelik olarak Talep Tarafı Katılımı tanımını netleştirmek isterim. Şebekede ihtiyaç olması durumunda, elektrik tüketen tesisler tarafından belirlenecek esnek yük miktarınca, önceden belirtilen kritik dönemlerde ve saatlerde TEİAŞ’ın talimatları ve yapacağı ödeme doğrultusunda tesislerin şebekeden çektiği elektriği azaltarak şebekeye fayda sağlamaları “Talep Tarafı Katılımı” hizmeti olarak değerlendirilmektedir. Özetle; fabrikayı plansız ve ani şekilde durdurmak değil, önceden planlama yaparak ve tesis içerisinde önceden belirlenen ekipmanların elektrik tüketimlerini farklı bir saate kaydırmak şeklinde yorumlanmalıdır. İlave yatırım ihtiyacı olmadan tesislerin mevcut esnekliklerinden faydalanılmasıdır.
TEİAŞ tarafından; 2021 ve 2022 yıllarında gönüllü ve bireysel katılım üzerinden düzenlenen ihaleleri takip eden süreçte “Toplayıcılık Faaliyetleri”nin kanunda tanımlanması ile birlikte Türkiye enerji piyasalarında yeni bir dönem başlamıştır. Donanım ve yazılım teknik altyapısına sahip ve elektrik piyasasında operasyon yönetimi becerisi olan lisans sahibi Toplayıcı firmalar; bu tanımlama ile tüketim tesislerini portföylerine dahil ederek ilgili piyasa faaliyetlerini yürütme hakkını edinmiştir. Bu doğrultuda fabrikaların bireysel olarak teknik altyapı yatırımı yapmalarına gerek kalmadan, TEİAŞ’ın doğru yetkinliklerde ve tek bir muhatap üzerinden talep tarafı katılımı hizmeti almasına olanak sağlanmıştır.
“1.13 GW KAPASİTELİ ESNEK YÜK POTANSİYELİ BULUNDUĞUNU TESPİT ETTİK”
Mart, 2025 tarihinde TEİAŞ tarafından yayımlanan duyuru metnine istinaden 01.07.2025 – 31.12.2025 tarihlerini kapsayan ve yalnızca Toplayıcıların katılımı üzerinden düzenlenen Talep Tarafı Katılımı ihalesinin tekliflendirme süreci 25 Haziran 2025 tarihinde sonuçlanmış, hizmete ilişkin testlerin gerçekleştirilememiş olmaması ve yeterli rezerv kapasitesi bulunamaması sebebiyle ihale ileri bir tarihe ertelenmiştir.
İhale hazırlık süresince Energy Pool Türkiye olarak yaptığımız çalışmalar sonucunda; ülkemizin stratejik eylem planları ile uyumlu şekilde, 2025 yılı ihalesine katılım sağlayabilecek yaklaşık 1.13 GW kapasiteli esnek yük potansiyeli bulunduğunu tespit ettik. Sürecin devamında yapılan detaylı teknik analizlere istinaden; TEİAŞ tarafından belirlenen 2025 yılı ihale şartlarına uyum sağlayabilecek yaklaşık 760 MW esnek yük potansiyeli belirledik. Buna ek olarak, yapılan tüm çalışmalara istinaden mevcut durumda ülkemizde bulunan tüketim tesislerinin yaklaşık 4 GW esnek yüke sahip olduğunu ve kapasite ve aktivasyon bedeli ödeme tutarlarının doğru belirlenerek talep tarafı katılımı piyasaları ile şebeke dengelemeye önemli ölçüde katkı sağlayabileceğine inandığımızı da belirtmek isterim.
2025 yılı ihalesi özelinde; ilk defa deneyimlenecek olması sebebiyle esnek yük belirlenmesi aşamasında tüketicilerin güvenli alanda kalma talepleri, TEİAŞ ve EPDK tarafından belirlenen yüksek cezai uygulamalar, katılım sağlamak isteyen tüketicilere yönelik sınırlamalar ve süreç içerisinde oluşan belirsizlikler nedeniyle katılım beklentilerin altında kalmıştır.
Özellikle; teknik çalışmaların tamamlanıp karar görüşmelerinin yürütüldüğü süreç içerisinde, 27 Mayıs 2025 tarihinde yayımlanan kurul kararı ile yalnızca Talep Tarafı Katılımı hizmeti ihalesine katılım sağlayacak olan tüketiciler için getirilen ve tüketiciler tarafından yüksek bulunan “temel tüketim değerinden sapma tutarı” cezası katılımın önemli ölçüde azalmasına neden olmuştur.
Ayrıca, süreç içerisinde katılım sağlamak isteyen tüketicilere yönelik sınırlama konusunun belirsiz bir şekilde ilerlemesi ve son günlerde tüketici konumunda bulunan fakat üretim lisansı sahibi ve üretici olarak değerlendirilen, sayaç öncesi aktif veya pasif üretim ünitesi bulunan ve/veya dağıtım seviyesinden bağlı tesislerin katılım sağlamalarına olanak verilmemesi de teklif edilecek esnek yük miktarını olumsuz yönde etkilemiştir.
“İPTAL KARARINI ERTELEME KARARI OLARAK GÖRÜYORUM”
Öncelikle ben iptal yerine erteleme kararı olarak değerlendiriyorum. Erteleme kararından sonraki aksiyonların çok önemli olduğunu düşünüyorum. 2025 yılı ihale sürecinin TEİAŞ, toplayıcılar ve tüketiciler açısından öğretici ve verimli geçtiği düşüncesindeyim. Detaylara inildikçe güçlü ve eksik yanların, karşılıklı istişare ve iletişimin öneminin ve tarafların beklentilerinin net bir şekilde ortaya çıktığı bir dönem olarak yorumluyorum. Bu süreç içerisinde taraflar arasında bilgi-birikim ve farkındalık arttı. Sektörel olarak ve tesisler özelinde bilgi transferi gerçekleşti. Tüketiciler hem esnek yük hem piyasalar hakkında bilgi ve birikimlerini artırdı. Piyasa ihalenin gerçekleşmesi için teknik ve teknolojik altyapı olarak hazırdı ve paydaşlar motiveydi. Dolayısıyla oluşan güven ortamını ve motivasyonu kaybetmemek adına bundan sonra önümüzde çok önemli bir eşik olduğu kanaatindeyim. İstek ve motivasyonun yüksek olduğu bu dönemin ardından güvenin olumsuz etkilenmemesi adına hız kesmeden resmi makamlar tarafından yol haritası ve aksiyon planlarının duyurulmasını önemli buluyorum.
Toplayıcılar ve tüketiciler tarafından resmi makamlara yapılacak 2025 yılı ihale geri bildirimleri, bir sonraki ihale dönemi için hazırlık sürecinde yetkililere önemli katkılarda bulunacaktır. En yakın zamanda düzenlenecek bir sonraki ihale dönemi hazırlık sürecinde bu geri bildirimlerin dikkate alınması tüm paydaşlar için olumlu bir hava yaratacaktır. En kısa süre içerisinde yetkililerin; mevcut değerlendirmeler ve çıktılar, gelecek planlaması ve yol haritasına ilişkin önemli açıklamalarda bulunmasını bekliyorum. Bu vesileyle güven kaybının önüne geçileceğini ve aynı motivasyonla bir sonraki ihaleye hazırlık süreçlerinin devam edeceğine inanıyorum.Bir sonraki ihaleye katılımın beklentilerin üstünde gerçekleşmesi için de tüm paydaşların üstüne düşeni yapacağına eminim. Tatlı bir rekabet ortamı ile birlikte faydanın tüm taraflar için artacağına inanıyorum.
Türkiye’deki çelik tesislerinin sera gazı emisyonu azaltım potansiyeli büyük17 Haziran 202616:51 Bolu’da maden ocağında göçük meydana geldi17 Haziran 202616:19 MİA Teknoloji’den yeni nesil nükleer enerji teknolojilerine ilişkin küresel iş birliği17 Haziran 202615:42 Dünya Bankası, Türkiye’nin rüzgar ve depolama yatırımlarına yönelik 400 milyon avro ilave finansmanı onayladı17 Haziran 202615:40 Enerji sektörü genç kadınların kariyer tercihinde ilk sıralara yükseldi17 Haziran 202615:29