IMKB : 79.417 / -0,10 $ : 2,23 / -0,22 : 2,83 / -0,04 Altın : 88,47 / -0,02





'Kaçak akaryakıt tanımlaması telafisi imkansız sonuçlar doğurabilmektedir'
01 Haziran 2010 09:34
Petrol Piyasası Kanunu’ndaki değişiklikler konusunda Enerji Petrol Gaz’a değerlendirmelerde bulunan PETDER Başkanı Muammer Ekim, ulusal marker seviyesinin kaçak akaryakıtın tek kriteri olmasının hukuken telafisi imkansız sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

PAYLAŞ : Share/Bookmark

Petrol Piyasası Kanunu’ndaki değişiklikler konusunda Enerji Petrol Gaz’a değerlendirmelerde bulunan PETDER Başkanı Muammer Ekim, ulusal marker seviyesinin kaçak akaryakıtın tek kriteri olmasının hukuken telafisi imkansız sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

PETDER Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ekim, Petrol Piyasası Kanunu’nun, yayınlandığı Aralık 2003 tarihinden bugüne kadar önemli aşamalardan geçtiğini ve uygulamadan kaynaklanan sorunların tespit edildiğini belirterek, “Sektörde ve kamu kurumlarında Kanun'da değiştirilmesi  zaruri olan konular hakkındaki düşünce ve yorumlar artık netleşmiştir” dedi. Muammer Ekim, Petrol Sanayi Derneği olarak Kanunda değişiklik yapılması zaruri olduğunu düşündükleri konuları şöyle özetledi: 

1-Kaçak Petrol tanımında tüm diğer tanımlamalar muhafaza edilirken tek başına Ulusal Marker Seviye tespitine dayalı Kaçak Petrol Tanımı ile ilgili madde değiştirilerek değiştirilerek, Ulusal Marker seviye sorunlarında ilave delillere başvurulmasının sağlanması;

2a) Lisanslandırma döneminde kesilen Cezaların tekrarı halinde ödenmek üzere ertelenmesi

b)Şimdiye kadar  Ulusal marker seviye sorunu nedeni ile yaşanan kaçak petrol suçlamalarında diğer tüm maddeler yönüyle kaçak olmadığı belgelenen ancak Kanun maddesi nedeni ile Kaçak Petrol işlemine tabi olan uygulamaların ertelenmesi;

3-Kanunun ceza maddesinde değişiklik yapılarak, uyarı ve cezaların ihlalin büyüklüğü ile ilişkilendirilmesi ve EPDK'ya bir Yönetmelik ile uyarı ve cezalarda kademelendirme yapma yetkisi verilmesinin sağlanması;

4-10 Numara yağ, hileli akaryakıt, sahte biodizel gibi akaryakıt piyasasına girişlerin önlenmesi ve kayıt dışı ya da kalitesiz baz yağ üretiminin kontrol altına alınması için Kanunda ek Lisanslandırma yapılmasını gerektirecek değişiklik;

5-Ulusal Stok Yükümlülüğü'ne ilişkin Danıştay Kararı sonrası oluşan belirsizliğin giderilerek 20 günlük Ulusal Stok konusunda EPDK'Ya denetim yetkisi verilmesi (Petrol Piyasası kanunu uyarınca rafineri ve dağıtıcılar 20 günlük ulusal petrol stoğu tutmakla yükümlüdürler.

Bu konuda 20 günlük ulusal stok yükümlülüklerine ilişkin EPDK tarafından kesilen cezaların Danıştay tarafından iptal edilmesi ve gerekçe olarak da EPDK nın bu alanda denetim yetkisinin olmadığını belirmesi üzerine ortaya bir belirsizlik çıkmıştır. Kanundaki bu önemli yükümlülüğün düzenli bir şekilde yerine getirilmesini teminen EPDK 'ya Ulusal Stok konusunda denetim yetkisi verilmesi önerilmektedir.)

6-Acenteler üzerinden yapılan havacılık ve denizcilik satışları ile elektronik taşıt ve tüketici tanıma sistemleri ile istasyon pompalarından yapılan satışların Kanunda düzenlenmesi ihtiyacı. (Petrol Piyasası Kanununda havacılık ve denizcilik alanlarında, acenteler üzerinden yapılmak zorunda olan ve Türkiye'nin yurt dışı satışları açısından önem taşıyan bu sorunun çözümlenememiş olması ülkemiz için uluslar arası alanda  ciddi bir Pazar kaybı yaratmaktadır.

Benzer şekilde Kurul Kararı ile bu aşamada düzenlenmiş olan elektronik taşıt tanıma sistemleri ile yapılan  satışlarında Kanunda yapılacak bir tanım açılımı ile düzenlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır.)

7-60.000 Ton yükümlülüğünün netleştirilmesi: (60.000 ton yükümlülüğünün Kanunda bir projeksiyon yükümlülüğü olarak belirtilmiş olması bu hedefi uzun yıllar yerine getirmeden dağıtım şirketlerinin faaliyette bulunmaları gibi olumsuz bir sonuç doğurmaktadır. Burada lisans alındığı tarihi takiben iki yıl içinde 60.000 ton hedefinin yerine getirilememesi halinde lisans iptali önerilmektedir.)

Ana başlıkları altında toplanabilir. Esasen ulusal marker ve cezalara ilişkin olarak ilk üç maddede ifade edilen konular, sektörün tüm taraflarının bir araya gelerek mutabık kaldığı konulardır. Bu maddelere ilişkin detaylı açıklamalar ve alternatif metin önerileri aşağıda verilmektedir. Geri kalan maddelere ilişkin öneri ve açıklama kısaca yukarıda madde tanımlaması içinde yapılmış olup, burada detay bir açıklamaya gerek duyulmamıştır.

1- Tek başına Ulusal Marker Seviye tespitine dayalı Kaçak Petrol Tanımının değiştirilerek, Ulusal marker seviye sorunlarında ilave delillere başvurulmasının sağlanması;
Kanun'da yer alan "Kaçak Petrol" tanımı ("Kaçak petrol;  a) Kurumca belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıtı",) uyarınca yasalara uygun bir şekilde ikmal edilmiş bir akaryakıt, ölçüm hataları veya cihazlar arası uyumsuzluk gibi çeşitli teknik nedenlerle kaçak akaryakıt tanımlaması altına girebilmektedir. Bu durum, işletmeler hakkında ciddi ve önemli sonuçları olabilecek yasal yaptırımlara yol açmakta ve hukuken telafisi imkansız sonuçlar doğurabilmektedir. Nitekim bu konu ile ilgili ceza davaları ortaya çıkmış ve gelişmektedir. Tamamen teknik nedenlerle, tek kademeli bir değerlendirme sonucu ortaya çıkabilen haksız suçlamaların önlenebilmesi için tanımın; böyle bir sonucun ilave deliller ile güçlendirilmesini gerektirecek şekilde değiştirilmesi önerilmektedir.

Bu konuda PETDER olarak mevcut Tanım yerine  önerdiğimizi yeni / alternatif  tanım şöyledir:

"Ulusal marker içermeyen veya içerdiği ulusal marker miktarının Kurumca belirlenen seviyenin altında veya üzerinde olduğunun tespit edilmesi üzerine Kurumca yapılan soruşturma sonucunda ürünün menşei, miktarı ve teminine ilişkin yasal belge ve bilgiyi Kuruma sunamayan veya yasal olmayan yollardan ulusal marker temin edildiği yada tağşiş edildiği veya taklit ulusal marker eklendiği tespit edilen akaryakıtı"

2-a) Lisanslandırma döneminde kesilen Cezaların tekrarı halinde ödenmek üzere ertelenmesi;
Petrol piyasası Kanunu sonrasında Lisans Yönetmeliğinin uygulamaya alınması sürecinde yaşanan ve çoğunlukla bürokratik süreçlerin zaman almasından kaynaklanan gecikmeler nedeni ile EPDK tarafından dağıtım şirketlerine ve bayilere çok büyük ölçekte cezalar kesilmiştir. Bu cezalara ilişkin Danıştay Kararları büyük ölçüde oluşmuş durumdadır. Bu cezaların gerek bayilerimiz ve gerekse dağıtıcılar açısından tamamen geçiş dönemi düzenlemelerinde ortaya çıkan ve çok sayıda akaryakıt bayiinin karşı karşıya kaldığı cezalara ilişkin düzeltici bir madde konularak benzer bir fiilin tekrarı halinde cezai işlem yapılması önerilmektedir. Çünkü ortada açık bir şekilde Kanun ihlali ve kasıt olmaksızın tamamen bürokratik nedenlerden ötürü oluşmuş ciddi büyüklükte cezalar olup bu cezalar devam eden yargı süreçlerinde  işletmeleri zor durumlara taşımaktadır. Söz konusu cezaların affı teknik olarak çok zor görüldüğünden, kaçak ve kayıt dışı faaliyetler ile hiçbir alakası olmayan ve tamamen bürokrasi veya uygulama hataları nedeni ile oluşan cezaların tekrarı halinde ödenmek üzere ertelenmesi ciddi bir sorunu çözecektir.

b)Sadece Ulusal marker seviye sorunu nedeni ile kaçak akaryakıt takibine uğrayan  ancak her yönü ile yasal olduğu belgelenen durumlarda öngörülen cezanın ertelenmesi
Benzer şekilde Ulusal marker konusunda, herhangi bir şekilde kaçak veya kayıt dışı olmayan, tamamen yasalara uygun olarak ikmal edilmiş ancak marker uygulamasındaki teknik sorunlar nedeni ile seviye eksikliği tespiti yapılmış ve bu Kanun uyarınca kaçak petrol tanımı nedeni ile yargı sürecinde kaçak petrol tanımlaması altında süre gelen sorunlar bulunmaktadır. Bu konuda Kanun maddesi son derece emredici olduğundan yargı sürecinde hürriyeti kısıtlayıcı karar ve lisans iptali sonuçlarını doğuracak sorunlar oluşmaktadır. Tamamen teknik nedenler ile karşılaşılan bu sorunların giderilmesi için, kaçak ve kayıt dışı faaliyetler dışında kalmak kaydı ile tamamen seviye sorunu nedeni ile başlamış olan davalarda, marker seviye eksikliğinin yasal belgeler ile açıklandığı ve yakıtın yasal olduğunun ispat edilmiş olması kaydı ile süre gelen davaların sonlandırılması sağlanmalıdır. Aksi takdirde çok ciddi haksızlıklar ile karşılaşılması kaçınılmaz görünmektedir.

3-Kanunun ceza maddesinde değişiklik yapılarak, uyarı ve cezaların ihlalin büyüklüğü ile ilişkilendirilmesi

Petrol Piyasası Kanunu'nun ceza maddesi Kuruma ihlalin büyüklüğü, tekrarı gibi konularda uyarıda bulunma, ihlalin büyüklüğü -küçüklüğü veya yoğunluğu üzerinden bir kademelendirme yetkisi vermemektedir. Bunun sonucu olarak örneğin Ulusal Stok hiç tutmayan bir işletme ile sadece bir ay stok seviyesi çok az bir miktarda  azalan bir işletme aynı cezaya tabi olmaktadır. Benzer şekilde teknik krıterler açısından bütün parametreleri bozuk olan bir akaryakıt ile tek bir parametresinde operasyonel koşullardan kaynaklanabilecek küçük bir sapma olan akaryakıt aynı cezai işleme tabi olmaktadır.

Bu nedenler ile Petrol Piyasası Kanunu’nun ceza maddesinde genel bir revizyon yapılarak, ve bu konuyu bir Yönetmelik ile düzenlemek sureti ile, Kuruma belirli sınırlar içerisinde önce uyarı yetkisi ve cezaları suçun ihlali ve yoğunluğuna bağlı olarak kademelendirme yetkisi verilmesi önerilmektedir.

4-10 Numara yağ ve kayıt dışı  yada kalitesiz baz yağ üretiminin kontrol altına alınması için Kanunda ek Lisanslandırma gerektirecek değişiklikler;
2007- 2010 yılları arasında 10 numara yağ, sahte bio dizel vb gibi bir çok isim altında akaryakıt piyasasına hileli yakıtların girdiği ve  Mevzuatımızın da bu türden hileli yöntemlere karşı yeterince güçlü olmadığı görülmüştür. Bu yöntemler ile son yıllarda ortaya çıkan faaliyetler sonucunda oluşan vergi kaybı birkaç Milyar TL'nin üzerindedir.   Bu nedenle Kanunda değişiklik yapılarak, aşağıda önerildiği üzere, bu gibi hileli yakıtların piyasaya girişini önleyecek bazı ilave tedbirler alınması önerilmektedir.

4-1. Kanunda değişiklik yapılarak baz yağ üretiminin  EPDK lisansı ve teknik düzenlemelerine tabi kılınacak şekilde değişiklik yapılması bu alandaki sorunları büyük ölçüde çözümleyecektir. Atık yağlardan veya diğer maddelerden baz yağ üretimi veya akaryakıt üretimi konuları böylece düzenlenmiş olacak ve akaryakıt piyasasına madeni yağ, baz yağ, solvent, atık  piyasaları üzerinden yapılan bütün girişler bir kalite ve izleme süreci altına alınabilecektir.

4-2. Vergi farklılıkları nedeni ile akaryakıt yerine akaryakıt harici ürünlerin kullanılmasında Tüketicileri de yükümlülük altına alan ve bu gibi sorunlarda EPDK'nın lisanslı alanlar dışında denetim ve kontrol yetkisinin arttırılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması önerilmektedir.



Bu haber 1012 kez okunmuştur


Toplam 2 yorum
Sayın Başkanım,bizde ulusal marker ile ilgili 2 yıl önce yapılan denetlemede 97 oktan kur.ben. oranı %72 olduğu söylendi ve tankımız mühürlendi.Tankın kapasitesi 14.000 lt.içindeki mal 1000 lt. günlük satışımız 20-30 lt.civarında.Üstelik tübitaktan gelen raporda teknik kriterlere 'UYGUN' olduğu raporda belirtilmiştir.Buna rağmen hakkımızda dava açıldı.2 yıldır devam ediyor.Günde 10.000 lt. motorin satışımız var,bunun yanında 20-30 lt. 97 oktan kur.ben. satışımız var.Mahkemede bizim bu olayda bir kastımızın olmadığına kanaat getirdi fakat kanundaki tanımdan dolayı çok zor durumdayız.Kanundaki tanımın değiştirilmesi için verdiğiniz mücadeleden dolayı teşekkür ederim.Bu olaydan dolayı psikolojim bozuldu 42 yaşındayım hayatımda ilk defa mahkemeyi bu olayla öğrendim.Lütfen bu işin arkasını bırakmayın.
murat cengiz / 01 Haziran 2010 15:01:17
sayın başkanım , bizde lisanslandırma dönemi mağduruyuz.
geçiş döneminide kesilen kesilen 216,900.-TL cezanın ağırlığı altında eziliyoruz. aldığımız faturalı , sattığımız faturalı ama kesilen ceza otogazın degerinden bile büyük.
suçumuz ise lisansı birkaç gün sonra almak.
lütfen bu konudaki çalışmalırınızı hızlandırınız ve bu kanun değişikliginde kesilen korkunç cezaların ertelenmesi için tüm gücünüzle derdimizi anlatınız.
sizlere teşekkür ediyoruz. İnşaallah bu çalaşmalarınız meyvesini verecek , mağduriyetimiz giderilecektir.
kolay gelsin.
sabri önder / 01 Haziran 2010 11:01:28







Köşe Yazarları