TABGİS, bayileri bilgilendirme toplantılarını Giresun ve Malatya illeriyle sonlandırdı. İki toplantıya da çok sayıda bayi katılırken, TABGİS Genel Başkanı Atıf Ketenci; “Akaryakıt sektörü olarak ne imtiyaz, ne de lütuf istiyoruz. Adalet istiyoruz” dedi.
2010 yılında Türkiye'nin dört bir yanında bayileri bilgilendirme amaçlı toplantılar düzenlemeye başlayan TABGİS, bu sezon uğrayacağı son duraklar olan Giresun ve Malatya illerinde bayilerle buluştu. Akaryakıt sektöründe yaşanan süreçlerle ilgili olarak Bursa, Adana, Gebze, İstanbul, Uşak, Denizli ve Çanakkale'nin ardından Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne geçen TABGİS, geniş katılımlı iki toplantı düzenledi. Giresun ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odaları'nda düzenlenen bayi toplantılarına TABGİS Başkanı Atıf Ketenci, Başkan Vekilleri Hasan Sevilir ve Murat Bilgin, Yönetim Kurulu Üyesi Rafet Özsoy, Genel Sekreter Tuluğ İlem Yeşilbağ, TABGİS Hukuk Danışmanı Aykut Aydoğan ve TABGİS Giresun İl Temsilcisi Gökhan Kara ile Malatya İl Temsilcisi Sadi Ergül'ün yanı sıra TSE, Çevre ve Orman Müdürlüğü ve Ticaret Odası üyelerinin de dahil olduğu 100'ün üzerinde davetli katıldı.
"Tavan fiyat uygulaması ağır bir cezadır"
Giresun'da düzenlenen toplantı, TABGİS'in tarihiyle ilgili kısa film gösteriminin ardından TABGİS Genel Başkanı Atıf Ketenci'nin konuşması ile başladı. Bayilerin, yüzde 100'ünün kayıt altında olduğunu ve 2009 yılı hesaplarıyla sektörün tek başına devlete 35 milyar TL ÖTV+KDV olarak ödediğine dikkat çeken Ketenci, "Devlet vergilerinin yüzde 25'ini sektör olarak temin eden ve 250 bin civarında istihdam sağlayan yolların kervansaraylarıyız" diye konuştu. Akaryakıt sektörünün problemlerinin hızlı bir biçimde çözülmesinin gerektiğinin altını çizen Ketenci şöyle devam etti: "2009 Temmuz'unda bazı basın organlarının akaryakıt bayilerinin milyon dolarlar kazandığını iddia etmesi üzerine birden bire kapımıza tavan fiyat uygulaması geldi. Ankara'da miting düzenledik ve hatadan dönülmesini istedik. Fakat bu ağır cezanın sonuçlarına katlandık. Basiretli tüccarlar olarak daima devletimizin emrinde, yasaların ve kanunların çizdiği çizgiden hiç sapmadık. Ticaretin mabedi olan Rekabet Kurumu'muz, ilgili tüm mercilere bir mektup yazdı. Rekabet Kurumu'nun, devletine vergisini dürüstçe ödeyen insanın tutunacağı bir dal olduğunu bilmekte fayda var."
“Rafineri çıkış fiyatının altında mazot satılıyor”
"Rekabet Savunuculuğu'nun temel hedeflerinden biri, sürdürülebilir bir rekabet ortamının hayata geçirilmesi suretiyle teşebbüslerinizin rekabet gücünün arttırılmasıdır. Elbette rekabet gücünüzün arttırılmasını istersiniz ama rekabet edemiyorsunuz. Çünkü piyasalarda rafineri çıkış fiyatının altında mazot satılıyor. Bayilerimizin en büyük şikayetlerinden biri bu. Şimdi kilometre tahdidi kalkarsa ve etrafınızdaki bayi sayısı gereksiz bir biçimde artarsa, rekabeti düşürücü, rafineri fiyatının altında mazot satan bayiler, diğerlerinin kazancını düşürecektir. Tavan değil, taban fiyatın bir an önce uygulamaya konulması gerekmektedir. Geçen yıl bizden alınan yüzde 10 civarındaki dağıtım payını devletimiz, ÖTV'nin üstüne koydu. Eğer yüksek vergi devletimizin yararına oluyorsa, biz buna razıyız. Bizim tüm menfaatlerimiz devletimizin menfaatleriyle aynı yoldadır. Ama bu kadar yüksek vergi devletin aleyhine çalışıyorsa, biz buna karşı çıkarız. Devlet vergisini alsın ki ben de haksız rekabete uğramayayım. 10 numara yağ satışı Türkiye'nin dört bir yanını ele geçiriyor. Bu iştahı doymak bilmeyen hilekarlar her yere yayılıyor. Nereden geldiği belli olmayan akaryakıtı rafineri çıkış fiyatının altında satarken, ben devletimden ve ana dağıtım şirketimden aldığım ve belki de markerinde eksik çıkarsa ellerim kelepçeli savcının huzuruna çıkma riski taşıyarak uğraştığım bu mesleğimde bunları sorgulamalıyım."
“Kaderinize razı olmayın”
"Bulunduğunuz yerlerde sadece akaryakıt istasyonunuzun başına oturarak ve sorunları takip etmeyerek çalışırsanız, mesleğinizin geleceği tehlikeye düşer. Mutlaka bir şemsiyenin altına girmeniz lazım. Yalnızca TABGİS değil, diğer sendikalar ve Ticaret Odalarımızda da örgütlenmeliyiz. Sektörümüzü korumak için mücadele etmeliyiz. Bu sektörde yasalarımızın rekabetçi ilke ve esaslara göre tasarlanması, eleştirilmesi ve geliştirilmesi ekonomik ve sosyal açıdan çok önemlidir. Modern hukuk altyapısının olmazsa olmasıdır. Rekabetçi düzenin gerekliliğinin kanıtıdır. Parti sözcüleri tarafından bu durumun kamuoyuna yansıtılması ve siyasal partilerimizin gündeminde yer bulması rekabetçi yaklaşımların siyasal ve toplumsal ölçekte daha iyi anlaşılmasına ve Rekabet Hukuku'nun etkin bir biçimde sağlanmasına katkı sağlayacaktır."
“Rekabet Kurumu bir kereye mahsus olan imkan tanıdı”
TABGİS Genel Başkanı Atıf Ketenci'nin konuşmasının ardından sözü, TABGİS Hukuk Danışmanı Aykut Aydoğan aldı. Bayileri, Rekabet Hukuku'nda bugün gelinen noktada ana dağıtım şirketleriyle aralarındaki özel hukuk ilişkileri, daha önce üzerlerine yapılmış olan yatırımlar ve intifaların hangi esaslar çerçevesinde gerçekleştiği konuları hakkında bilgilendiren Aydoğan, şunları söyledi: "Rekabet Kurulu bir kereye mahsus olmak üzere bir imkan tanıdı. Yeni dönemde yine aynı ana dağıtım şirketiyle anlaşmayı istiyorsanız ve intifanız da normal şartlarda 2020 yılında bitiyorsa, bu süreyi 2015 yılına kadar kısaltabiliyorsunuz. Taraflara böyle bir imkan tanındı. Aksi takdirde 19 Eylül 2010 tarihine geldiğimizde Rekabet Hukuku'na aykırı bir durum oluşmuş olacak. Bunun sonucunda başlayacak olan incelemelerde ceza uygulamasına gidilecek. Bu da bir önceki yılın vergilendirilmiş toplam cironun yüzde 10'una varan bir oranda olacak."
Enerji Petrol Gaz’ın geçtiğimiz sayıda “Kaos Uyarısı” manşetiyle yaptığı uyarıyı dikkate alan EPDK Petrol Piyasası Dairesi, 18 Eylül sürecinde lisans tadillerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı önlem aldığını açıkladı.