Detaylı Arama
Okur Hattı Haber Bülteni Üyeliği Künye Reklam ve Abonelik İletişim Giriş Sayfam Yap
IMKB 60999 / 0,22   $ 1,5018 / % -0,53   1,9317 / % -0,26   Altın 60,028 / % 0
 
PetroHaber
Dağıtım Şirketleri
Madeni Yağ
LPG Gündemi
LPG Şirketleri
Doğal Gaz Gündemi
Doğal Gaz Şirketleri
Elektrik Gündemi
Elektrik Şirketleri
Sektörel Örgütler
Ekipman
Foto Galeri
 
Enerji Petrol Gaz 421. sayıGas&Power 83. sayıBayinin Sesi 59. sayıMadeni Yağ 13. Sayı
 
 
EN ÇOK OKUNANLAR
Aylık Haftalık
 
Anasayfa > Doğal Gaz Şirketleri
 
Dünya devinden Türkiye’ye özel ilgi

Gazprom ve Bosphorus Gaz yetkilileri, Gazprom'un Türkiye'de yapmayı planladığı yatırımlarla ilgili bilgi vermek üzere basın mensuplarıyla biraraya geldi. Gazprom Güney Avrupa Strateji Direktörü Dr. Dietmar Schulz- Oral, Türkiye'deki yatırımlarını arttıracaklarını söyledi.

Gazprom Güney Avrupa Strateji Direktörü Dr. Dietmar Schulz- Oral ve Kurumsal İletişim Direktörü Burhard Woelki ile Bosphorus Gaz CEO'su Metin Şen, Yönetim Kurulu Üyesi Hakan W. Bergemann, Genel Koordinatör Tuğrul Erkin ve ZMB Proje Müdürü Burcu Bilkay’ın katıldığı toplantıda Türkiye doğal gaz piyasasına ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.

Stratejimizin dört ana basamağı var

Gazprom'un Türkiye'deki faaliyetleri ve stratejileri hakkında bilgi verir misiniz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral:   Bunlar doğal gaz ithalatı, depolama, elektrik ve dağıtım. Türkiye'nin Rusya için büyük bir ekonomik ortak olduğunu tartışmamıza gerek yok. Türkiye bizim en büyük önceliğimizdir ve bu da Türkiye'yi odak noktamız yapıyor. 2009 yılında Bosphorus Gaz'ı, Türkiye pazarında çok kritik ve kolay olmayan pazar koşullarında gördük. Buna rağmen bu zorlu dönemi başarılı bir şekilde atlattılar. 2010 yılı, herkes için doğal gaz piyasasında daha kritik bir yıl olabilir ama bizim kilometre taşlarımızın ilki tamamlanmış durumda.

Gazprom, Bosphorus Gaz'daki hisselerini yüzde 71'e yükseltti. Diğer hisse sahipleri ile de bir aile gibi çalışıyoruz. Bosphorus Gaz'ın doğal gaz ithalatı konusundaki faaliyetlerini arttırmayı hedefliyoruz. 2011 yılında bitecek olan 6 milyar metreküplük doğal gaz ithalatının bir kısmını Bosphorus Gaz'la yapmak istiyoruz. Bosphorus'ta yaptığımız şeylerden biri de yönetim kurulunu genişletmemiz ve değiştirmemiz. Altı yönetim kurulu üye sayısını sekize çıkarmış durumdayız. Buraya getirilen yeni yönetim kurulu üyeleri Gazprom'un ana yönetiminden geliyor. Başarılı kararlar verebilen kişileri bünyemizde barındırmaktan çok memnunuz. Bu aktivitelere göre Bosphorus Gaz'ı ilerisi için bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Türkiye de aynı zamanda rekabet ortamında yükselme durumunda. Bu da Bosphorus Gaz'ın performansının yükselmesine neden olacak.

Depo yatırımı için çalışmalarımız devam ediyor

İkinci ayakta ise depolama geliyor. İthalat şirketlerinin ithal ettikleri miktarın yüzde 10'u kadar depolama yapmaları gerekiyor. Ancak Türkiye'nin mevcut durumunda yer altı doğalgaz depolama açısından yeterli kapasitesi bulunmuyor. Çok fazla nokta yok, 4-5 yer var depolama yapılabilecek. Çalık Grubu ile Tuz Gölü için çalışmalarımız oldu. Başka olasılıkları da kontrol ediyoruz. Türkiye'nin güneyinde de bir depolama yapılabilecek alan var. Yılın ikinci yarısında bu kararı vermeyi planlıyoruz. Şu anda teknik fizibilite aşamasındayız. Ancak lisansla ilgili sorunlar da var. Herkes destek oluyor, ama yasal altyapıda eksiklikler var. Hangi yasaya dahil olarak yürüneceği belli değil. Kapasite 1 milyar metreküp hedefliyoruz. Yaklaşık 350 milyon Euro civarında olacak.

Üçüncü kilometre taşı ise elektrik sektörü. Burada bütün faaliyetler dev projelere bağlı ve tabii ki bunlar bizim de içerisinde bulunduğumuz projeler. Bu konuda da büyük bir fizibilite çalışmamız var. Projelerin çok çekici olduğunu söyleyebilirim. Böylece üçüncü kilometre taşı da ikincisini tetiklemiş oluyor. Güzel teklifler güzel çalışmalar bekliyoruz. Fiyat problem olmadı bizim için.

Gaz ithalatını garantiye alabilmemiz için santralla ilgileniyoruz. Satın alma dışında joint venture (ortak girişim) da olabilir. Ayrıca Çalık, Aksa, Enerjisa gibi elektrik sektörünün önemli oyuncularıyla görüşüyoruz. Teklifler için çalışma grupları oluşturduk. Gaz karşılığı elektrik üretimi gibi modeller geliştiriyoruz. Bu olasılık başarısız olursa uzun dönemde kendi gaz çevrim santralımızı kurabiliriz.  Bu işe çok fazla para yatırdık ve hala imkânları takip ediyoruz. Türkiye'de bir santral yapmayı planlıyoruz. İlk başta 900 MW'lık olacak. Kapasitelerimizi de iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Prensip olarak 2 bin MW'lık üretim kapasitesi bekliyoruz. Dağıtım konusunda ise çok aktif gözükmüyoruz. Türkiye'de dağıtım ve ikmal konusunda pazar çalışmaları ve görüşmeler devam ediyor ama bu hedefte çok fazla ilerlemiyoruz diyebilirim. Türkiye'de farklı pazar bölgeleri de var. Birçok şirketle ortaklaşa çalışıyoruz ve sonunda buraya yönelme kararı aldık.

Elektrik santrali kurma planınız var mı?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Elektrik santrali kurma planlarımız var. Fakat burada yapılacak anlaşmalar üç yıl gibi kısa süreli değil uzun süreli olmalıdır. Şu anda pazarda çok fazla enerji olduğunu söyleyebiliriz. Üç yıl sonra elektriğe tekrar bakacağız. Doğal gazdan yüksek fiyatı olduğu için şu an pek dengede olduğunu söyleyemeyiz. Enerji konusundaki en büyük müşteri olan ABD bu duruma bakıldığında enerji almak için teknoloji geliştiriyor biz de enerji üretimi ve ithalatı konusunda kendimizi geliştiriyoruz.

Gazprom özel sektörü destekledi

Türkiye'nin 2001 Doğal Gaz Piyasası Kanunu'na göre serbestleşme seviyesi hakkında neler söylemek istersiniz? BOTAŞ'ın pazar payının, serbestleşme bazında yarattığı etkileri değerlendirir misiniz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Öncelikle Türkiye serbestleştirme dönemine girmiş durumdadır. Etkili olacak bir gelecek yaratmamız ve görmemiz lazım. Şu anda benim düşüncem Türkiye hükümetinin 7-8 yıl içerisindeki çalışmalarına baktığımda serbestleşmeyi görebilmemiz. Doğal gaz pazarı tamamen serbestleştirilecek. Özel sektörle yapılan ithalat anlaşmalarında bu şirketleri sadece Gazprom destekledi. Diğer tedarikçilerin bizden farklı düşündüğünü söylemem gerekiyor.

Pazarda BOTAŞ'ın payının nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz? 2015'te nasıl olmalı sizce?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Buna herkes doğru bir cevap veremeyebilir ama serbestleştirilmiş pazara baktığımız zaman özellikle doğal gaz konusunda özel sektörün de içinde olduğu pazar aktivitelerine açık olmalıyız. Bunu Avrupa ülkelerinde görebilirsiniz. Türkiye'de de bu eğilimi görebiliyoruz. Burada bir devrim gerçekleştirmek gerekiyor. Pazar oyuncularının aktif olması gerekiyor. Eğer Türkiye'nin böyle bir amacı varsa BOTAŞ'ın pazar payları hükümet tarafından düzeltilemez. Bunu çözecek şirketler özel şirketlerdir. BOTAŞ'ın uzun süreli kontratlar yaparak stratejik olarak kendini geliştirmesi gerekiyor. Türkiye'de büyük bir pazar var ve bu pazar rekabete inanılmaz açık. Ekonomik kriz biraz da her yeri etkilediği için hükümet BOTAŞ'ı koruyor. Hükümet bu şekilde BOTAŞ'ı pazara hazırlıyor.

Türkiye çok çekici bir pazar

Elektrik ile ilgili stratejiniz hakkında bilgi verir misiniz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Elektriğe yönelik stratejik bakışımız şu: Türkiye elektrik pazarı çok çekici bir pazar. Buna göre kapasiteleri değerlendiriyoruz. İthalatlarımızı ve satışlarımızı Bosphorus'ta kendi gücümüze göre değerlendiriyoruz. Daha önce de gördüğümüz gibi bazı gaz müşterileri kontratlı gazı alamıyorlar bu yüzden bunu kendi elektrik santralimize yönlendirmek isteyebiliriz. Bu bizim elektrik sektörüne olan bakış açımız. Türkiye'nin iyi bir stratejik bakış açısı var. İlk başta güvenlik ikinci olarak Türkiye enerji sektöründe nasıl bir performans beklediğimize bakıyoruz. Özelleştirme paketlerine ilgimiz var. Ama etkinlik biraz az. Belki kendi santrallerimizi kurarız. Kendi santrallerimiz tabi ki bizim için daha olumlu olur.

Gazprom'un akaryakıt dağıtımı düşünceleri nelerdir? Türkiye'de akaryakıt dağıtımı yapmayı düşünüyor musunuz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Gazprom 10 yıl önceki Gazprom değil. Gazprom'da petrol ve elektrikle ilgili projeler var. Portföyümüz yükselmiş durumda ve aynı zamanda bu konuda da yönelmelerimiz var. Organizasyonel yapımızı bu yönde uzun sürebilecek bir çalışma ile değiştirmeye çalışıyoruz. Başka Rus şirketleri için pek bir problem olmayabilir ama anlaşılması gereken aktiviteler var. Zaten o şirketler Türkiye'ye petrol tedariki yapıyor ve onlar pazar payları konusunda da olumlu bir yapıdalar. Ama biz kendimizi geliştirmeliyiz. Gerekli düzenlemeleri yapıp onun ardından yapımıza bağlı olarak Türkiye'ye gelecekte bu yönde bakmayı düşünüyoruz.

İGDAŞ konum ve hacim açısından önemli

Başkentgaz ve İGDAŞ ihaleleri konusunda kararı verecek merciler Moskova'dır dediniz. Bu ekonomik bir karar mı olacak yoksa politik bir karar mı olacak?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: İhalelere girmek hem ekonomik hem de siyasi karar. Bu bir karışım. Siyasi karar şu anda masada. Görüşmeler sürüyor. Başkent ile İstanbul arasında tercihimiz İGDAŞ (İstanbul Gaz Dağıtım AŞ) olur. Çünkü Türkiye'ye gelen iki gaz hattı da Bulgaristan üzerinden İstanbul'dan geçiyor. Bu bizim için avantaj.

Tuğrul Erkin: Biz genel olarak bu konuda stratejik bakınca yatırım yapmak istiyoruz ama bunların mümkün olup olmadığına da bakacağız. Başkent'e baktığımız zaman her türlü analizi yaptık ve Başkent için bir fiyat biçtik. Ardından ihalede bizim hesapladığımızdan 4 kat daha yüksek bir fiyat olduğu ortaya çıktı. Hayır diyebilecek kadar net bir konu değil. Teklifler geliyor. Ama resmi görüşmeler olmadı. İGDAŞ hacim açısından bizim için çok önemli.

Gazprom'un bakış açısına göre Türkiye ile diğer ülkeleri Gazprom'un aktif olduğu alanlarda değerlendirebilir misiniz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Bence Türkiye bu konuda çok verimli ve değerli bir ülkedir. Diğer ülkelere benzer bir ülke.

Bosphorus’un performansı çok iyi

Konuşmanızın başında Bosphorus Gaz'ın zor pazar koşullarında iyi bir performans gösterdiğini söylediniz. Bu pazar koşullarını diğer ülke koşullarına göre nasıl değerlendirirsiniz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: 20'den fazla ülkeye ithalat yapıyoruz ve Türkiye'de Bosphorus Gaz'a baktığımızda çok daha başarılı bir çizgi izliyoruz. Türkiye'deki işler de diğer ülkelere göre çok başarılı gidiyor. Pazar gelişimlerine göre 1 Ocak'tan 20 gün sonra Bosphorus'a daha fazla gaz geldi. Müşterilerimiz olan kişiler inanılmaz şekilde şaşırdılar. Bu pazarda bunu başaran tek oyuncuyuz. Aynı zamanda bu durum boru hatları konusunda da geçerli. Bazı problemlerimiz vardı. Pazarda istediğimiz her işi yapamıyorduk ama bunlar Türkiye pazarına has problemler değil genel olarak küresel sorunlar. Bosphorus'un performansı çok iyi. Kar marjlarına baktığımız zaman harika bir performans görüyoruz. Çok profesyonel ve etkili bir yönetim sergilediler.

Almanya'da otomatik fiyat mekanizmamız yok. Bu durumda müşteriler fiyatı belirler. Taşıma fiyatları da Türkiye'ye benziyor. Ama tarihe baktığımızda 2005-2006'da gördüğümüz olaylar pazar fiyatlarının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bazen inanılmaz karlar yapılıyor bazen de inanılmaz kayıplar veriliyor. Otomatik fiyat mekanizması yerli veya yabancı yatırımcılar için pazarda bir güven unsuru. Böylece fiyat riskine girmiyoruz. Otomatik fiyat mekanizması hükümetsel durumdan kullanılabilir. Bu biraz soru işareti ama otomatik fiyat mekanizmasında sürpriz yaşamak mümkün müdür? Bu konuda anlamadığımız şeyler var bu kurallara göre Türkiye'de fiyatlar şu anda gördüğümüzden farklı yerlere kayabilir ama bu politik olacaktır.

Şeffaflık ve eşit fiyat mekanizması konusunda Türkiye pazarının Avrupa'ya göre durumu nasıl? Örneğin Almanya'ya göre?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Otomatik fiyat mekanizması çok mantıklı bir araç. Almanya'da üç serbest pazar anlaşması var. Fiyatları iki taraf oturur konuşur ve belirler. Türkiye'de böyle değil. Ama orada pazar anlaşması bu şekilde serbest olarak yapılır. Bu korunmalıdır. Yararlanılması gereken bir konudur.

Altyapı kurulumu konusunda problem lisans mı yoksa fiyat yapısı mı?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: Türkiye'de birçok iyi jeolojik yer bulunuyor. Çok iyi bir altyapı kurulumu var. Teknik açıdan genel olarak Türkiye deprem bölgesidir ve bu biraz problem olabilir. Problemler genelde yasalar açısından olur. Nasıl lisans başvurusu yapabileceğiniz önemli. Bu yüzden bu konuda çok çalışmamız lazım. Biz burada Gazprom şirketi olarak yüzde 100 her şeye hazırız ve amaçlarımıza ulaşıyoruz. Yavaş yavaş 2010 sonunda veya 2011 başlangıcında amaçlarımızı gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

İmaj konusunda nasıl hareket edeceksiniz?

Burhard Woelki: Bu çok ilginç bir konu. Burada kötü bir imajımız yok çünkü pazar konusunda Türkiye de dahil çok yere yardımcı oluyoruz. İmajımız iyi. Burada anlaşmalarımız ve Türkiye ile Rusya arasındaki iyi ilişkiler önemli. Almanya ile de çok yakınız. Ama her kontrat farklıdır. Türkiye pazarı, İtalya pazarı ve İngiltere pazarını bu konuda karşılaştıramazsınız. Bunu daha önce spot pazar olayı yüzünden de tartışmıştık. Gazprom'un uzun süreli kontrat istemesi ile ilgili: biz uzun süreli kontrat istiyoruz ki gaz tedarikimiz güvenli olsun ve bildiğiniz gibi uzun kontratlarla daha fazla yatırım yapabilirsiniz. Gazprom'un istediği de budur. Bize önceden hesaplanılabilen rakamlar gerekiyor, bu da sadece uzun kontratlar sayesinde başarılabilir.

Gazprom’un Türkiye’deki imajı çok iyi

Tuğrul Erkin: Şunu eklemek istiyorum. Gazprom'un amaçları ile ilgili Avrupa'da bir araştırma yapılması için özel bir şirketle anlaşma yapıldı. Gazprom'un imajının hangi ülkede en iyi olduğunu düşünüyorsunuz sorusunun cevabı Türkiye. Sokaktaki insanlara Gazprom'dan gaz almak ister misiniz, düşünceleriniz nelerdir diye sorarsanız cevap olumlu olur. Avrupa ülkeleri arasında Türkiye, en pozitif bakış açısına ve en iyi Gazprom imajına sahip. Analizimizi paylaşalım, çeşitli sorular var bizim açımızdan da biraz sürpriz sorular. En kötü imajımız İngiltere ve Almanya'da. Almanya'daki kötü imajımız eski Doğu Almanya'da düşünülen konular. Ruslar gelecek bizi fethedecek korkusundan kaynaklanıyor.

Nabucco Projesi'ni nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Dietmar Shulz-Oral: "Nabucco ile değil Güney Akım ile ilgileniyoruz. Nabucco tamamlanırsa bu Avrupa için çok iyi olacaktır. Tabii bizim için de. Ama Nabucco ilgi alanımız değil."

Botaş'ın payı için pazar gerçeklerini dikkate almak lazım

Bosphorus Gaz CEO'su Metin Şen ise Gazprom'la ortaklıklarını artırmak istediklerini belirterek, 6-7 yıldır birlikte çalıştıklarını ve şirketin hedeflerinin gerçekleştiğini söyledi. Şen, gaz piyasasındaki liberalleşmeyle ilgili görüşlerini aktardı. Şen, Botaş'ın 2015 yılına kadar pazar payının yüzde 49'a kadar inmesi gerektiğini savundu. "Botaş'ın payı küçülmeli, hemen yüzde 30 olsun" demenin çok gerçekçi olmadığının altını çizen Şen, "Pazarın gerçekliklerini dikkate almak lazım" diye konuştu.


22.Mart.2010, Pazartesi
 
Bu haber 644 kez okunmuştur.
Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.
 
SERİ İLANLAR (1-15 AĞUSTOS 2010)
Sesinizi sektöre duyurmanın en ekonomik ve kolay yolu Petrol ve LPG sektörleri SERİ İLANLAR
 
Biz hazırız
Enerji Petrol Gaz’ın geçtiğimiz sayıda “Kaos Uyarısı” manşetiyle yaptığı uyarıyı dikkate alan EPDK Petrol Piyasası Dairesi, 18 Eylül sürecinde lisans tadillerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı önlem aldığını açıkladı.
 
 
TLPGD EPDK'yı ziyaret etti
Türkiye LPG Derneği EPDK Başkanı Hasan Köktaş'ı ziyaret etti. TLPGD Yönetim Kurulu Başkanı Yağız Eyüboğlu,
Devam
 
   Enerji Petrol Gaz
Sertaç Komsuoğlu
Alex, Arda, Bobo… Emre, Revivo, Aurelio…
   Enerji Petrol Gaz
Emre Ertürk
12 bin 801 farklı senaryo
   Enerji Petrol Gaz
Filiz Karaosmanoğlu
YEK yasa değişikliği hazana kalırken En-Ar
   Bayinin Sesi
Emin Kaya
Hazır mısınız?
   Bayinin Sesi
Sinan Orhon
Kilometre tahdidi piyasa disiplininin önemli unsurlarından birisi
   Gas&Power
Emre Ertürk
EPDK’ya tarihi görev
   Gas&Power
Altan Kolbay
Türk Petrol Kanunu nasıl yenilenmeli? – II
   Gas&Power
Emin Kaya-Green Power
Rağmenlere rağmen
   Gas&Power
Green Power'dan - Sertaç Komsuoğlu
Yasa ‘kim vurdu’ya gitmesin
 
 
© 2003-2009 Tüm hakları saklıdır. ENERJİ YAYIN GRUBU gri{creative}agency