‘Bayilerimiz ve çalışanlarımızla başarılı bir 2009 yılı geçirdik’
M Oil Genel Müdürü M. Aslan Değirmenci, Enerji Petrol Gaz Gazetesi'nin sorularını yanıtlayarak göreve geldiği günden itibaren geçen 15 aylık süreci ve hedeflerini anlattı. 2009 yılı başında hem markaya hem bayilere hem de personele yatırım yapacak bir iş planı sayesinde beyaz ürünlerde yüzde 7'lik bir artışa ve tüketici nezdinde daha bilinir bir marka olma düzeyine ulaştıklarını belirtti.
"Beyaz ürünlerde yüzde 7'lik bir artış yaşadık"
M Oil, artılarıyla ve eksileriyle nasıl bir 2009 yılı yaşadı?
M Oil açısından verilere baktığımızda ticari açından çok başarılı bir 2009 yılı geçirdiğimizi görüyoruz. Bu ticari başarının da açılımı akaryakıtta beyaz ürünler bazında bir önceki yıla oranla yüzde 7'lik bir artış olarak göze çarpıyor. LPG satışlarımızı yüzde 27 oranında artırdık. Özellikle akaryakıt sektöründe son 11 ayda yüzde 4'lük bir daralma söz konusuyken ulusal ve uluslararası birçok şirketin satış oranlarında düşüş gözlenirken M Oil'in satışlarındaki yüzde 7'lik artış oranı, büyük bir başarı. Hem ekonominin kötü gidişatı hem akaryakıt sektörünün yaşadığı olumsuz şartlar ve göz önüne alındığında satışlara yansıyan artış oranı, M Oil'in doğru bir yolda olduğunun göstergesi.
M Oil Genel Müdürlüğü'ne geldiğinizde 2009 yılına yaklaşık 2,5 aylık bir dönem vardı. Aradan geçen 15 ay sonrasında geriye dönüp baktığınızda hedeflerinizin ne kadarında başarı elde ettiniz?
Hedeflerimizin birçoğunda başarı elde ettik. Öncelikle istasyonlar bazında beyaz ürün satış rakamlarına baktığımızda M Oil olarak büyük bir başarı elde ettik. Madeni yağ ve LPG'de gerçekleştirmek istediğimiz operasyonlar vardı. LPG segmentini M Oil'in en önemli iş kollarından biri olarak görerek bu açıdan büyük bir adım attık. Madeni yağda uzun bir süreç var. Bu segmentte yurt içi ve yurt dışı satış kanallarımızı genişletmemiz gerekiyor. Organizasyonel anlamda belli bir seviyeye geldik. Personelimizle bayilerimizin haklarını korumak adına atılması gereken adımları attık. En önemlisi, tüketici nezdinde M Oil markasının bilinirliliğini artırmaya yönelik çalışmalarla sene sonunda oldukça tanınan ve bilinen bir marka haline geldik.
2009 yılına baktığımızda sektörde Rekabet Kurumu'nun aldığı karar, EPDK'nın iki aylık tavan fiyat uygulaması ve iki kez fiyatlarda ÖTV artışı yaşandığını görüyoruz. Bu gelişmeler doğrultusunda 2010 yılından beklentileriniz neler?
Özellikle Rekabet Kurumu'nun intifa sözleşmelerine ilişkin kararı ile EPDK'nın iki aylık tavan fiyat uygulaması, 2009 yılında sektörü temelden sarsan kararlar oldu. Rekabet Kurumu'nun aldığı karar, sektörde belirsizlik ortamı yarattı. Bu ortam da şirketlerle bayiler arasındaki ilişkilerin bozulmasına, genel olarak bu belirsizliğe ve sektörün yatırımlarını durdurmasına yol açtı. Akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından karar ile ilgili olarak Danıştay'a yapılan müracaat henüz neticelendirilmedi. Eğer, Danıştay Rekabet Kurumu'nun kararını reddederse o zaman sektördeki belirsizlik ortamı ortadan kalkacak ve şirketlerle bayiler yeniden ticari kazanımlarla yatırımları konuşur hale gelecekler. Fakat, Danıştay Rekabet Kurumu'nun kararını desteklerse o zaman sektör 2010 yılında gerçekten bir kaosa girecek demektir. Bundan da sektörün içinde olan ve sektörle ilgili herkes zarar görecek. Tavan fiyat uygulamasına gelince, uygulamanın 2 ay sürmesi şirketlerin ve bayilerin ciddi oranda kazanç kaybına yol açtı. Birçok istasyon kapanmanın eşiğine gelirken birçoğu da kapandı. Özellikle Anadolu’da yer alan istasyonlar bu uygulamadan sonra gerçek bir mücadele içine girdiler. Türkiye'de kamuoyu, konuyu yanlış değerlendirerek 12 bin 600 istasyonun hepsinin büyük şehirlerdekiler kadar kazanç elde ettiğini düşünüyor. Şehir veya ilçe merkezlerinin dışındaki birçok istasyon artık yaşam savaşı verir duruma geldi. Bunun da yansımasını medyada yer alan satılık ya da devren kiralık istasyon ilanlarında görebiliyoruz. Son yapılan ÖTV zammı, karlılığı düşürmekle birlikte hem istasyonların hem de dağıtım şirketlerinin işletme sermayelerini artırmalarına yol açtı. Dolayısıyla bu durumda dağıtıcı firmalarla bayiler, finansal anlamda daha fazla zorlanmaya başladılar. Bu kararların tamamı, orta ve uzun vadede birçok istasyon veya şirketin zaman içinde büyük bir zarar görmesine yol açacaktır.
"M Oil olarak olaylara 'olumlu' bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz"
2009 yılında yüzde 7 oranında bir büyüme yaşadınız. Ancak 2010 yılında devreye girecek belli kararlar var. 2010 yılına ilişkin M Oil adına nasıl bir iş planı hazırladınız?
Birey olarak öncelikle olaylara her zaman için olumlu yaklaşan, umutlu bakan biriyim. Olaylara her zaman için daha iyi olacak şeklinde yaklaşırım. M Oil olarak da olaylara bu şekilde yaklaşıyoruz ancak tabii ki de bir B planımız var. Bütün stratejimizi, 2009 yılında gösterdiğimiz performansı 2010 yılında artırmak üzerine kuruyoruz. Ama, olumsuz bir karar çıkarsa ne yapacağımızı da biliyoruz. Ancak bunu düşünmek bile istemiyoruz.
"2010'da daha iyi bir performans sergilemeliyiz"
2009 yılında nasıl bir yatırım stratejisi izlediniz? 2010 yılında yatırımlara ilişkin nasıl bir strateji izleyeceksiniz?
2009 yılında hem markaya hem insana hem de bayilerimize yatırım yaptık. Dolayısıyla bu yatırımın etkisini, satışların artışı şeklinde geri aldık. Bu artış da yatırım bazında attığımız adımların ne kadar doğru ve tüketici nezdinde markamızın ne kadar güvenilir olduğunun göstergesi. 2010 yılında yine markaya, insana ve bayilerimize yatırım yapmaya devam edeceğiz. Her kesimin mutlu ve huzurlu bir ortam içinde çalışmasını sağlayacağız. Madeni yağ ve LPG'de uzun soluklu projelerimiz var ve bu projeleri de birer birer hayata geçireceğiz. Sonuç olarak 2010'da bir önceki yıla oranla daha iyi bir performans sergilemeyi hedefliyoruz.
"Birlik - beraberlik içinde çalışılan bir sektör isterdim"
Elinizde bir sihirli değnek olsa akaryakıt sektöründe değiştireceğiniz ilk üç şey ne olurdu?
Öncelikle kamuoyu nezdinde akaryakıt sektörünün imajının değişmesini çok isterdim. Bunu da bürokratlar veya sivil toplum örgütlerinin liderlerinin yapması gerekiyor. Haksız rekabet ortamının sona ermesini ve birlik - beraberlik içinde çalışılabilecek bir sektörün olmasını çok isterdim.
Son bir yıldır M Oil olarak markaya yatırım noktasında reklam kampanyaları düzenliyorsunuz. 2010 yılında da bu tür kampanyalarınız devam edecek mi? Promosyona yönelik kampanyalar düzenlemeyi düşünüyor musunuz?
M Oil olarak henüz hiç promosyonel kampanyalar düzenlemedik. Ancak M Oil bayileri lokal bölgelerinde kendi çaplarında bu tür kampanyalara imza atıyorlar. Reklam ve markaya yatırımın sürekli yapılmasını düşünen biriyim. 2009 yılında bu yönde yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. 2010'da da eğer şartlar uygun olursa bu tür bir çalışmayı devam ettireceğiz. Bunun yanında hem tüketicilerimizin hem de bayilerimizin hoşuna gidecek promosyon kampanyaları düzenlemek istiyoruz. Sektörle ilişkisi olan hem bayilerimize hem tüketicilerimize bir takım avantajlar sağlayabilecek stratejik ortaklıklar kurarak kendimizi geliştirmeyi hedefliyoruz.
EPDK'nın aldığı karar doğrultusunda akaryakıt dağıtım firmaları, otomasyon sistemiyle bayilerini tek merkezden izleyecek. M Oil'in bu tür bir alt yapı yatırımına ilişkin nasıl bir çalışma programı bulunuyor?
EPDK'nın otomasyon sistemine ilişkin kararının ardından otomasyon alanında Türkiye'de önde gelen üç firma ile üç istasyonumuzda pilot bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Üç istasyonda bu sistemler kuruldu ve test aşamasındayız. Değerlendirme sonucunda bir ya da birden fazla firma ile mümkün olan en kısa sürede anlaşma sağlayıp projeyi sonlandırmak istiyoruz. Ancak öncelikle sektörün kafasındaki bu uygulamanın gerçekten amacına ulaşıp ulaşmayacağına ilişkin soruya EPDK tarafından cevap verilmeli. Bizim, belirlenen tarihin belli geçiş süreleriyle tamamlanmasına yönelik bir talebimiz var. Nihai olarak karar bağlandıktan sonra uygulamaya geçilmeli. Çünkü uygulama ve yapılan yatırımlar yarın öbür gün başka bir kararla tamamen boşa çıkabilir. Bu anlamda bayi ile şirket yeniden karşı karşıya gelebilir. Her şirketin kullandığı sistemin aynı lisanı konuşuyor olması mümkün değil. Yapılmış olanın çöpe gitmesi, Türkiye ekonomisinin bu kadar sıkıntıda olduğu bir ortamda milli servetin boşa harcanması anlamına gelir. Bu karar, hem şirketler hem bayiler hem de Türkiye açısından çok büyük bir yatırım anlamına geliyor. Bu yatırımın da gerçekten amacına ulaşacak ve zayi olmayacak bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Gazetemiz aracılığıyla hem bayilerinize hem de personelinize nasıl bir 2010 yılı mesajı vereceksiniz?
Hem personelimiz hem de bayilerimiz sayesinde M Oil'e güvenen ve inanan tüketicilerimizle başarılı bir 2009 yılı yaşadık. Öncelikle tüketicilerimizin bu teveccühünün artarak devam etmesini, bayilerimizle personelimizin hem M Oil'e hem de Yönetim Kurulu Başkanımız Süleyman Bölünmez'e olan bağlılıklarının artarak devam etmesini diliyoruz. 2010 yılının tüm bayi ve çalışanlarımıza sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ediyoruz.
Enerji Petrol Gaz’ın geçtiğimiz sayıda “Kaos Uyarısı” manşetiyle yaptığı uyarıyı dikkate alan EPDK Petrol Piyasası Dairesi, 18 Eylül sürecinde lisans tadillerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı önlem aldığını açıkladı.
Enerji Petrol Gaz’ın elde ettiği bilgiler doğrultusunda Türkiye’de trafiğe kayıtlı 14 milyon 605 bin 269 aracın yaklaşık yüzde 40’ı benzin, yüzde 40’ı dizel