1991 yılından bu yana Koç Holding bünyesinde görev yapan Yağız Eyüboğlu, Aygaz Genel Müdürlüğü'ne getirildi. İlk röportajını Enerji Petrol Gaz'a veren Eyüboğlu, Türkiye'de bayilik kültürünün gelişmesinde ve çağdaş standartlara kavuşmasında Aygaz'ın payının büyük olduğunu belirterek, "Türkiye'nin dört bir yanına aynı kalitede ürün ve hizmet taşıyabilen Aygaz'ın bayileriyle ilişkisinin temelinde güven vardır" diye konuştu.
Koç Holding'de yaklaşık 18 yıllık bir tecrübeye sahipsiniz. Kendinizden ve kariyerinizden kısaca bahseder misiniz? Yönetim prensipleriniz ve kariyeriniz süresince benimsediğiniz iş tarzınız hakkında bilgi verir misiniz?
İş hayatıma 1991 yılında Arçelik A.Ş.'de Yetiştirme Elemanı olarak başladım. Ardından 1993 yılında Koç Holding'e geçerek Mali Grup Başkanlığında çeşitli pozisyonlarda çalıştıktan sonra son olarak Mali Koordinatörlük görevini üstlendim. 2004 yılında Arçelik A.Ş.'ye Finansman ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı olarak geçişimin ardından, 2005 yılında Beko Elektronik A.Ş'ye Genel Müdür olarak atandım. Beko Elektronik'deki misyonumu tamamlamam sonrasında 2006 yılında Koç Holding'e geri döndüm ve kısa bir süre Dış Ticaret ve Turizmden Sorumlu Başkana Yardımcılık görevini yürüttüm. 2007 yılında Koç Holding İnsan Kaynakları Direktörü olarak atanarak Koç Topluluğu'nun İnsan Kaynakları stratejisinin uygulanmasında aktif görev aldım.
Birbirinden farklı fonksiyonlarda yöneticilik yapmış olmamın olayları ve öncelikleri değerlendirmek açısından çalışma stilime önemli katkılarda bulunduğu inancındayım. İş yapış tarzı olarak Grubumuzdaki tüm yöneticiler gibi Kurucumuz Merhum Vehbi Koç'un ilkelerini kendime örnek alırım. Hangi işi yaparsanız yapın, iç ve dış paydaşlara değer yaratmanın, bir ekip olarak çalışmanın başarının anahtarı olduğuna inanırım. Bu çerçevede Aygaz Ailesi çalışanları, bayilerimiz, tedarikçilerimiz ile ekip ruhu içinde çalışmanın hissedarlarımıza ve sosyal paydaşlarımıza olduğu kadar bu ekibe de değer katacağına inanırım.
Koç Enerji Grubu şirketlerinde ilk kez görev alıyorsunuz. Aygaz'ın sektörde şu anda bulunduğu konumu nasıl değerlendiriyorsunuz? İlk etapta ne tür bir çalışma programınız ve öncelik planınız bulunuyor?
Daha önce belirttiğim görevlerim dolayısıyla Enerji Grubu Şirketleri ile zaten iç içeydim. Aygaz Türkiye'de en tanınmış beş markadan biri… LPG sektörünün bütün segmentlerinde, tüpgaz, dökmegaz ve otogaz olmak üzere hizmet veriyor. Her segmentte ürün ve hizmet kalitesinden ötürü müşterilerin açık ara ilk tercih ettiği ve en güvendiği marka konumunda. Bu durum bağımsız araştırma kuruluşları tarafından da tescil edilmiş durumda. Pazar payı büyüklüğüne baktığınızda da bu durum açıkça görülüyor. Ancak, en az bu göstergeler kadar önemli olan başka bir konu da Aygaz'ın ürün ve hizmet kalitesini geliştirme gücüdür. Yaklaşık yarım asırlık deneyim ve bilgi birikimini; nitelikli insan gücüyle birleştirebilen Aygaz sektörüne birçok yeniliği getirebilmiştir.
Hedefimiz, Aygaz müşterileri için daha güvenli, kaliteli ve hesaplı ürün ve hizmetler; bayilerimiz için kazanç, çalışanlar için iş sağlığı, güvenliği, mutluluğu ve kazanç; toplum için kurumsal vatandaşlık ilkelerine uyum, çevreye saygı ve vergi yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiren; hissedarlarımız için karlılık ve değer yaratan bir kurum olmaktır.
Promosyonlar, sponsorluklar, sosyal sorumluluk projeleri, reklam ve tanıtım faaliyetleri gibi konulara bakış açınız ve yaklaşımınız hakkında bilgi verir misiniz?
Aygaz, iletişimde her zaman mütevazı tavrını korumuş bir markadır. Reklam ve tanıtım faaliyetlerini her zaman tüketicinin bilgilendirilmesi esasına dayandırmıştır. Kurumun bütün faaliyetlerinde şeffaflık esastır. Kurumsallaşmış bir şirketten beklenen ve olması gereken de budur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu tavrı titizlikle koruyacağız. Koç Grubu'nun tüm şirketleri için, faaliyetlerine paralel yürüttükleri sosyal sorumluluk projeleri büyük önem taşır. Aygaz'ın bu alandaki geçmişi hem eskidir, hem de projelerinin sürdürülebilir özelliğiyle bir adım öne çıkar. Aygaz olarak kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizi üç başlık altında ele alıyoruz: Kültür-sanat, eğitim ve sağlık… Kültür-sanat projelerimizle geçmişe sahip çıkmayı; eğitim ve sağlık alanındaki projelerimizle geleceğe yatırım yapma amacını taşıyoruz. Gerek Grup şirketleri gerekse münferit olarak çevre üzerine çalışmalar yapıyoruz. Gelecek yıllarda bu projelerin kapsamını genişletmeyi amaçlıyoruz.
Tüketici memnuniyeti kadar bayi memnuniyeti ve sadakati de oldukça önemli bir konu. Aygaz'ın bayilerine yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz? Şirket-bayi ilişkisinin oturduğu temelin en önemli ayakları neler?
Ülkemizde bayilik kültürünün gelişmesinde ve çağdaş standartlara kavuşmasında Aygaz'ın payı büyüktür. Türkiye'nin dört bir yanında bir Aygaz bayisi, bir Aygaz servis görevlisi mutlaka karşınıza çıkar. Böylesine büyük bir bayi ağını yönetmek ve tüm bayilerin şirketle bağını güçlü tutmak bazı şirketler için zor olabilir. Ancak Aygaz, temelleri Kurucumuz Merhum Vehbi Koç tarafından sağlam atılan bayilik ağını bir avantaj olarak değerlendirmektedir ve bu ağı yaptığı yatırımlarla her geçen gün geliştirmektedir, sağlamlaştırmaktadır.
Türkiye'nin dört bir yanına aynı kalitede ürün ve hizmet taşıyabilen Aygaz'ın bayileriyle ilişkisinin temelinde güven vardır. Tabii bunun yanında dürüstlük, profesyonellik ve uzun yıllara dayanan bir dostluk da bulunmaktadır. Bu durum da Aygaz bayilerinin önemli bir kısmının, kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamıştır.
Yeni dönemdeki en önemli önceliklerimden biri Aygaz'ın Türkiye'nin dört bir yanındaki kalesi konumunda olan değerli bayilerimizle olan iletişimini geliştirip daha da iyileştirmek olacaktır.
Aygaz katkılı otogazı piyasaya süren ilk şirket oldu. Ürüne yönelik tepkiler nasıl? Tüketici memnuniyeti araştırmalarınızın sonuçları hakkında bilgi verir misiniz? Kısa ve orta vadede tüketiciye sunmayı planladığınız yenilikler var mı?
Aygaz, otogaz segmentine birçok yeniliği getirmiştir. İlk otogaz markası, LPG1, Aygaz'ındır. Otogaza özel ayrı lojistik ve depolama, kış koşullarına özel otogaz yeniliklerden sadece bazılarıdır. Türkiye'de henüz otogaz standardı yokken Aygaz, Avrupa'nın EN 589 standardını yasal bir zorunluluk değilken otogaz ürününe uygulamıştır. Bugün Aygaz, bu standardın da ötesinde bir performans sunan Aygaz Euro LPG+'ı tüketiciye sundu. Böylesine önemli bir projeyi hayata geçiren, Türkiye'nin otogaz sektörünü bir adım daha öteye taşıyan bir ekiple çalışmaya başladığım için çok büyük heyecan duyuyorum. Ürün geliştirme ve hizmet kalitemize yatırım yaparak müşterilerimizin memnuniyetini arttırma hedefimiz, rekabet anlayışımızın itici gücünü oluşturuyor.
Türkiye LPG piyasasının içinde bulunduğu değişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? LPG piyasasının akaryakıt sektörü ile arasındaki etkileşim, başta şirket sayısı olmak üzere sektörü sizce nasıl etkileyecek? Değişen bu tablo karşısında Aygaz olarak nasıl bir strateji izleyeceksiniz?
LPG sektöründe 60 kadar firma faaliyet gösteriyor. Uzun zamandır sektörde bir konsolidasyon bekleniyor. Ancak, otogaz segmentindeki büyüme bu konsolidasyonu erteliyor. Sektörün düzenlenmesi ve denetlenmesinin zamanla daha sistematik hale geleceğini umuyoruz. Özellikle geçtiğimiz beş yılda doğalgazın yaygınlaşmasıyla tüpgaz ve dökmegaz segmentlerinde belirli bir daralma yaşandı. Otogaz segmentindeki gelişim söz konusu daralmanın etkilerini dengeledi ve toplam LPG pazarı bu beş yılda büyüklüğünü aynı seviyede korudu. Durum böyle olunca, otogaz faaliyeti, sektörümüzü akaryakıt sektörü ile yakınlaştırdı. Dünyanın birçok ülkesinde de durum aslında bundan farklı değil. Opet'le 1998 yılında başlayan ticari ilişkimiz bu açıdan büyük önem taşıyor. Aygaz Grubu olarak 2008 yılında toplam bir milyon tonun üzerinde satış yaptık ve pazar payımız yaklaşık yüzde 30 oldu. Tüketici ihtiyaçlarının her geçen gün değiştiğini gözlemleyen bir marka olarak amacımız, her zaman olduğu gibi ürün ve hizmet kalitesiyle rekabet etmek; pazardan aldığımız payı arttırmaktır.
‘Aygaz enerji piyasasının önemli şirketlerinden biridir’
LPG sektöründeki rekabeti ve piyasa dinamiklerindeki değişiklikleri dikkate aldığımızda, gerek konumu gerekse de pazar payı olarak Aygaz adına değer yaratmak için nasıl bir iş planı uygulayacaksınız? Çalışma süreniz boyunca üzerinde hassasiyetle duracağınız başlıca konular neler olacak? Günümüzde enerjinin ve buna bağlı olarak da enerji şirketlerinin önemi gün geçtikçe artıyor. Aygaz'ın gelecekte nasıl bir konumda olması planlanıyor?
Değişen dünyaya rekabet gücünü koruyarak ve arttırarak uyum Grubumuzun da temel anlayışıdır. Grubumuzdaki dört ana sektöre odaklanma stratejisi kapsamında Aygaz da yeniden yapılanmıştır. Bu çerçevede Aygaz, ana faaliyet alanının yanı sıra Koç Enerji Grubu şirketlerinde hissedarlık oranını artırarak zengin iştirak portföyüne sahip bir enerji holdingi görünümüne kavuşmuştur. Bugün Aygaz, LPG'den elektriğe, akaryakıttan rafinaj ve doğal gaza kadar geniş bir yelpazedeki iştirakleriyle enerji piyasasının önemli şirketlerinden biridir. Faaliyet alanlarımızda dünya standartlarında, en iyi ürün ve hizmeti sunarak rekabet ediyoruz. Bunu yaparken, piyasanın nabzını en yakından takip eden bayilerimizin sesine kulak vermek işin çok önemli bir parçası.
Makro boyutta bakıldığında, ülkemizin enerji havuzunu zenginleştirme sorumluluğu açısından da üzerimize düşeni yerine getirdiğimize inanıyoruz.
Tabii tüm bunları yapabilmek yetişmiş, kaliteli insan gücünü ve bu gücün kuruma bağlılığını gerektirir. Aygaz olarak uzun yıllardır nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırım ve projelerimiz sayesinde bu kaynağa fazlasıyla sahip olduğumuzu memnuniyetle ifade edebilirim.
LPG’nin geleceği parlak
Sektör LPG Piyasası Kanunu ile genel anlamda bir düzenlemeye tabi tutulurken, diğer yandan da çeşitli alt mevzuat çalışmaları devam ediyor. Sizce LPG piyasasının kamu kurum ve kuruluşları nezdinde öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunları nelerdir?
Türkiye LPG sektörünün gündeminin ön sıralarında tüpgazın doğalgaz karşısındaki ÖTV adaletsizliği bulunuyor. Temiz bir enerji kaynağı olan LPG'nin kırsal bölgelerde evsel ve ısınma amaçlı kullanımının yaygınlaşması önem taşıyor. Hatırda bulundurulması gereken diğer bir konu da, tüplü gaz tüketiminin genelde daha dar gelirli kesimler içerisinde yaygın olduğudur. Son yıllarda doğalgazın yaygınlaşması tüplü gazı evsel ve ısınma amaçlı kullanımda geri plana itiyor. Ancak, doğalgazın gitmediği kentler olduğu gibi, Türkiye'nin doğal yapısı itibarıyla her yöreye doğalgaz hattı döşenmesinin de anlamı bulunmuyor. Bu ürünler, Batı ülkelerinde de fiyat olarak birbiriyle rekabet etmektedir. Doğalgazın olmadığı bölgelerde tüpgaz ile ısınmak isteyenler, büyük şehirlerde doğalgazla ısınanlara oranla 30 kat fazla oranda ÖTV ödüyor. Bu haksız rekabetin süreç içerisinde giderilmesi gerekir.
Diğer bir konu sektörde disiplindir. LPG kanunuyla önemli bir adım atıldı ve sektörün sağlıklı büyüyebilmesi için kurallar belirlendi. Ancak, konulan kuralların henüz sahada tam ve tavizsiz olarak uygulandığını söylemek mümkün değil. Örneğin, lisanssız istasyonların çalışmaya devam etmesi ve senelerdir önemli bir sorun olan kaçak tüp dolumunun önüne geçilememesi saha denetimlerinin henüz istenen seviyeye gelmediğini gösteriyor. Dolayısıyla en temel sorunumuzu bu alandaki denetimin yeterli seviyede olmayışı olarak görüyorum.
Ulusal bir enerji politikası her ülke gibi Türkiye'nin de olmazsa olmazlarından… Gelecekteki pazar koşulları için gerekli yasal ve stratejik altyapının bugünden ve hızla oluşturulması gerekiyor. LPG'nin ülkemizin enerji havuzunda değerli ve gerekli bir alternatif olduğuna inanıyoruz. LPG'nin pek bilinmeyen bir özelliği doğalgaz kaynaklı bir ürün olmasıdır. Yani artan doğalgaz üretimi nedeniyle gelecekte daha çok LPG pazara sunulabilecek ve daha ucuz, kolay kullanılabilir ve belki de en önemlisi temiz bir yakıt olarak LPG yine gündemde olacak. Son zamanlarda global araç üreticilerinin LPG'ye ağırlık vermesinin arkasındaki nedenlerden biri de budur. Özetle, LPG'nin gerek Türkiye gerekse dünyada parlak bir geleceği olduğunu belirtmek istiyorum.
Enerji Petrol Gaz’ın geçtiğimiz sayıda “Kaos Uyarısı” manşetiyle yaptığı uyarıyı dikkate alan EPDK Petrol Piyasası Dairesi, 18 Eylül sürecinde lisans tadillerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı önlem aldığını açıkladı.
Enerji Petrol Gaz’ın elde ettiği bilgiler doğrultusunda Türkiye’de trafiğe kayıtlı 14 milyon 605 bin 269 aracın yaklaşık yüzde 40’ı benzin, yüzde 40’ı dizel